WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 02 Temmuz 2026

YARGITAY 10. CEZA DAİRESİ

A- A A+

10. Ceza Dairesi         2023/8247 E.  ,  2023/5962 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2009/351 E., 2010/287 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : 10 ay hapis cezasının infazının, tedavi ve denetimli serbestlik
tedbirinin infazına kadar ertelenmesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Fatih Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.12.2009 tarihli ve 2009/8646 esas sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

B. Fatih 3. Sulh Ceza Mahkemesinin, 01.03.2010 tarihli ve 2009/351 Esas, 2010/287 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezasına, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, 10 ay hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde infaz edilmiş sayılacağının aksi halde infaz edileceğinin ihtarına karar verilmiştir.

C. Sanığın denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Fatih 3. Sulh Ceza Mahkemesinin, 01.03.2010 tarihli ve 2009/351 Esas, 2010/287 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezasının aynen infazına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz isteği özetle; kararın temyizen incelenmesine ilişkindir

III. GEREKÇE

Anayasa’nın 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 231 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 232 nci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca, hüküm fıkrasında, başvurulacak kanun yolunun, mercinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; dosya kapsamına göre, sanığın yüzüne karşı verilen Fatih 3. Sulh Ceza Mahkemesinin, 01.03.2010 tarihli ve 2009/351 Esas, 2010/287 Karar sayılı kararında kanun yoluna başvuru süresinin “tefhimden itibaren" yerine, yanıltıcı biçimde “tefhim ve tebliğ tarihinden itibaren” başlayacağının belirtilmesi ve söz konusu kararın sanığa tebliğ edilmemesi nedeniyle; Mahkemenin daha sonra yapmış olduğu işlemlerin hukuki

geçerliliğinin bulunmadığı ve yok hükmünde olduğu anlaşılmakla, sanığın 12.05.2011 tarihli dilekçesinin 01.03.2010 tarihli karara yönelik temyiz dilekçesi niteliğinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;

Suç tarihinden itibaren, temyiz incelemesinin yapıldığı tarihe kadar 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası nazara alındığında öngörülen 12 yıllık uzatmalı dava zamanaşımının süresinin dolduğu anlaşılmıştır.

III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Fatih 3. Sulh Ceza Mahkemesinin, 01.03.2010 tarihli ve 2009/351 Esas, 2010/287 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz talebi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.06.2023 tarihinde karar verildi.