WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

YARGITAY 10. CEZA DAİRESİ

A- A A+

10. Ceza Dairesi         2023/8012 E.  ,  2023/8047 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/833 E., 2022/102 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 23.07.2008 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. İzmir 8. Sulh Ceza Mahkemesinin, 13.05.2009 tarihli ve 2008/2569 Esas, 2009/1060 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundane tedavi ve denetimli serbestlik tedbine karar verilmiştir. Karar 15.06.2009 tarihinde kesinleşmiştir.
C. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması ile yapılan yargılamada İzmir 8. Sulh Ceza Mahkemesinin 21.02.2012 tarihli ve 2011/1482 Esas, 2012/178 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
D. Sanığın 16.09.2014 tarihli trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu nedeni ile Torbalı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.09.2015 tarihli ve 2014/918 Esas, 2015/964 Karar sayılı kararının ihbarı ile İzmir 29. Asliye Ceza Mahkemesi 17.06.2016 tarihli ve 2015/766 Esas, 2016/437 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis cezasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
E. Kararın sanık tarafından temyizi ile Dairemizin 05.10.2021 tarihli ve 2021/4071 Esas, 2021/9593 sayılı kararı ile dosya içerisinde sanık beyanı, kriminal rapor ve olay tutanağının bulunmadığı belirtilerek bozma kararı verilmiştir.
F. Bozma kararı sonrası İzmir 29. Asliye Ceza Mahkemesi 16.02.2022 tarihli ve 2021/833 Esas, 2022/102 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis cezasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri özetle; temyiz ettiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE
Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin infaz dosyasının incelenmesinde tutuklu olan sanığın 10.06.2010 tarihinde denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurduğu, infazına başlanıldığı, 11.10.2010 tarihli randevuya gelmediği belirtilerek 24.08.2011 tarihli uyarı yazısının 12.09.2011 tarihinde tebliği ile uyarıldığı ancak sanığın randevu tarihinde ceza infaz kurumunda olduğu belirtilerek uyarı yazısının geri alındığı ancak bu uyarı yazısı sonrası başvuruda bulunmadığından dosya kaydının kapatıldığı görülmekle, infaz dosyası ile ilgili tüm belgelerin denetime elverişli şekilde dosya içinde bulundurulması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüştür.

IV. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen İzmir 29. Asliye Ceza Mahkemesi 16.02.2022 tarihli ve 2021/833 Esas, 2022/102 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.09.2023 tarihinde karar verildi.