WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Temmuz 2026

YARGITAY 10. CEZA DAİRESİ

A- A A+

10. Ceza Dairesi         2023/7771 E.  ,  2023/6422 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/371 E., 2022/1046 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Dikili 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.01.2015 tarihli ve 2013/507 Esas, 2013/844 Karar sayılı Ek kararı ile sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Dikili 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.01.2015 tarihli ve 2013/507 Esas, 2013/844 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 23.12.2020 tarihli ve 2020/7663 Esas, 2020/9577 Karar sayılı kararı ile;

" Suç tarihinde sanığın tahlil sonucunda uyuşturucu madde tespit edildiği, iddianame ve gerekçeli kararda bu rapordan bahsedilerek kullanma suçundan ayrıca dava açıldığı görüldüğünden; tebliğnamedeki “Dikili Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/49 sayılı ayırma kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan başlatılan soruşturma dosyası kesinleşmiş ise bu evrak içerisine alınıp, dosya derdest ise bu evrak ile birleştirilmesi” hususundaki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

1- Suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan TCK'nın 191. maddesinde sanığa isnat edilen suç için temel ceza miktarının "bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası" olarak belirlendiği; hükümden sonra yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK'nın 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan "Basit Yargılama Usulü" başlıklı 251. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Asliye Ceza Mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir." şeklindeki düzenlemeye, 7188 sayılı Kanunun geçici 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan "01/01/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz." şeklindeki düzenleme ile sınırlama getirilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin 19/08/2020 tarihli 31218 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 25/06/2020 tarihli ve 2020/16 esas, 2020/33 sayılı iptal kararı ile, "...kovuşturma evresine geçilmiş..." ibaresinin, aynı bentte yer alan "... basit yargılama usulü..." yönünden Anayasaya aykırı

bulunarak iptaline karar verilmesi sebebiyle kovuşturma evresine geçilmiş olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan düzenlemenin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanununda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda CMK'nın 251. maddesinin 3. fıkrasına göre; "mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir." şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararının neticeleri itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğunun ve CMK'nın 251. maddesinin 3. fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, TCK'nın 7. maddesi ile CMK'nın 251. maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle sanık lehine olan uygulamanın belirlenerek yerine getirilmesi ve gereği için dosyanın, "Basit Yargılama Usulü" yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

2- TCK'nın 52/4. maddesi gereğince sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde, bu cezanın hapse çevrileceğinin belirtilmemesi,"

Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Bozma sonrası yapılan yargılama ile Dikili 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.09.2021 tarihli ve 2021/213 Esas, 2021/604 Karar sayılı kararı ile sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci ve 52 nci maddeleri ile 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesi uyarınca 4.500,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.

4. Sanığın, Dikili 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.09.2021 tarihli ve 2021/213 Esas, 2021/604 Karar sayılı kararına itirazı üzerine; yapılan yargılama ile Dikili 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.12.2022 tarihli ve 2022/371 Esas, 2022/1046 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık 08.12.2022 tarihli dilekçesi ile temyiz talebinde bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR (İLK DERECE MAHKEMESİNİN KABULÜNE GÖRE)

14.03.2013 tarihinde Dikili İlçe Emniyet Müdürlüğünde görevli polis memurlarınca önceki hükme ilişkin dosya sanığı ...'un sevk ve idaresindeki ...plakalı aracın Şehit ... Caddesinden 31. Sokak istikametine hızlı bir şekilde döndüğünün görülmesi üzerine şüphe üzerine aracın durdurulmak istendiği, ...plakalı aracın durmayarak kaçması üzerine aracın takibe alındığı, takip sırasında ...plakalı araç içerisinden dışarıya bir poşet atıldığının tespit edildiği, bir müddet sonra yapılan takip sonucunda ...plakalı aracın durdurulduğu, ...'un üzerinden esrar olabileceği değerlendirilen dört paket madde ele geçirildiği, ayrıca takip sırasında ...plakalı araçtan dışarıya atıldığı tespit edilen poşet içerisinde esrar olabileceği değerlendirilen madde ile at yarışı oyun kuponlarının bulunduğu, sanıklar ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan soruşturma başlatıldığı, sanıkların ifadelerinde uyuşturucu madde kullandıklarını beyan etmeleri üzerine 14.03.2013 tarihinde sanıkların kan ve idrar örneklerinin alındığı, İzmir Adli Tıp Kurumunca sanık ...'ten alınan örnekler üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen 27.03.2013 tarihli raporda sanığa ait örneklerde kanında ve idrarında esrar metaboliti, metilendioksimetamfetamin ve verapamil bulunduğunun tespit edildiği, bu suretle sanık ...'in kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak suçunu işlediği ve önceki hükümle hakkında verilen tedavi ve denetimli serbestlik kararına geçerli bir mazereti bulunmaksızın uymadığı gerekçesiyle mahkûmiyet kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilen dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirilmesine karar verildikten sonra kararda, adli para cezasının ödenmemesi halinde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına yer verilmemesi nedeniyle hükmün kanuna aykırı olduğu tespit edilmiş, ancak bu aykırılığın Yargıtay tarafından düzeltilmesinin mümkün olduğu değerlendirilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Dikili 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.12.2022 tarihli, 2022/371 Esas, 2022/1046 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, BOZULMASINA; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında ilgili bölüme; "5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarına” ibaresinin eklenmesi, geri kalan fıkra numaralarının da bu duruma göre teselsül ettirilmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.07.2023 tarihinde karar verildi.