10. Ceza Dairesi 2023/7764 E. , 2023/7797 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/177 E., 2022/627 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.01.2013 tarihli ve 2013/1558 Esas, 2013/3489 Soruşturma sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. İzmir 10.Sulh Ceza Mahkemesinin 14.03.2013 tarihli ve 2013/122 Esas, 2013/239 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun'un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiş, karar 08.04.2013 tarihinde kesinleşmiştir.
C. Denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında sanığın yükümlülüklerine uygun davranmaması nedeniyle İzmir 10.Sulh Ceza Mahkemesinin 30.01.2014 tarihli ve 2014/76 Esas, 2014/63 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 7.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca adli para cezasının taksitlendirilmesine karar verilmiştir.
D. İzmir 10.Sulh Ceza Mahkemesinin kararının sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20.Ceza Dairesinin 21.06.2017 tarihli ve 2015/11779 Esas, 2017/4057 Karar sayılı kararı ile;
28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren ve 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinde değişiklikler öngören 6545 sayılı Kanun hükümleri gereğince araştırma yapılmasında zorunluluk bulunması nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
E. Bozmadan sonra, İzmir 31.Asliye Ceza Mahkemesinin 25.10.2017 tarihli ve 2017/709 Esas, 2017/687 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, karar 15.11.2017 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir.
F. Sanığın denetim süresi içerisinde 13.03.2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine; İzmir 31.Asliye Ceza Mahkemesinin 29.12.2020 tarihli ve 2020/407 Esas, 2020/539 Karar sayılı kararı ile; hükmün açıklanmasına ve sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
G. İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.12.2020 tarihli kararının sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 09.02.2022 tarihli ve 2021/19341 Esas, 2022/1172 Karar sayılı kararı ile, sanığın kazanılmış hakkının ve 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinde 7242 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi ile yapılan değişikliğin gözetilmemesi nedenleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
H. Bozmadan sonra İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesinin temyiz istemine konu 23.06.2022 tarihli ve 2022/177 Esas, 2022/627 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 7.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca adli para cezasının taksitlendirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; delillerin hukuka aykırı yöntemlerle elde edildiğine, hukuka aykırı toplanan delillere dayanılarak mahkûmiyet kararı verilemeyeceğine, etkin pişmanlık, erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasının kanuna aykırı olduğuna, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay günü, güvenlik güçleri tarafından durumundan şüphelenilen 54 KS 584 plakalı aracın durdurulduğu, üzerlerinde ve araçta suç unsuru olup olmadığının sorulması üzerine araç içinde yolcu olarak bulunan sanığın, üzerinde bulunan İzmir Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce düzenlenen 29.12.2012 tarihli ekspertiz raporuna göre net 1 gram 200 miligram esrar maddesini güvenlik güçlerine kendi rızası ile teslim ettiği anlaşılmıştır. Sanık atılı suçlamayı kabul etmiş olup, sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurup üzerine atılı "Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında basit yargılama usulünün uygulanmaması ile mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve
bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemenin, sanık hakkında etkin pişmanlık, erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıdaki husus dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirilmesine karar verildikten sonra kararda "ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceği" belirtilmeyerek 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı davranıldığı değerlendirilmiş; ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.06.2022 tarihli ve 2022177 Esas, 2022/627 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün;
Hüküm fıkrasının, adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin paragrafına "taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi hâlinde geri kalan miktarın tamamının tahsil edileceği" ibaresinden sonra gelmek üzere; "ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceği hususunun sanığa ihtarına" ibaresinin eklenmesi, suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.09.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!