10. Ceza Dairesi 2023/6443 E. , 2023/4527 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/356 E., 2022/716 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
SUÇ TARİHLERİ : 25.06.2014, 11.08.2014, 16.08.2014
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.05.2015 tarihli, 2015/50 Esas ve 2015/135 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188'inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 6 yıl hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesi kararının, sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 23.06.2022 tarihli ve 2020/10114 Esas, 2022/8344 Karar sayılı kararı ile; "UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede; sanık hakkında; Dairemizin 2020/22330 esas sırasında kayıtlı bulunan; Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 02/11/2015 tarih, 2015/492 esas ve 2015/360 karar sayılı dosyasında, suç tarihi 16/08/2014 ve iddianame tarihi 04/06/2015 olan uyuşturucu madde ticareti yapma suçu nedeniyle yargılamanın yapıldığı, ayrıca Aydın 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 01/12/2014 tarih, 2014/177 esas ve 2014/242 karar sayılı dosyasında, suç tarihi 11/08/2014 ve iddianame tarihi 03/09/2014 olan uyuşturucu madde ticareti yapma suçu nedeniyle, yargılaması yapılarak cezalandırılmasına karar verildiği ve bu kararın Yargıtay 20. Ceza Dairesi’nin 04/03/2020 tarih, 2018/3850 esas ve 2020/1561 karar sayısı ile onanarak kesinleştiği, temyize konu dosyada ise sanığın 25/06/2014 tarihli eylemi nedeniyle 08/01/2015 tarihli iddianamesi ile kamu davası açıldığı, suç tarihleri ve iddianame tarihlerine göre hukuki kesintinin bulunmadığı anlaşılmakla, yukarıda adı geçen derdest dava dosyası ile iş bu dava dosyasının aralarındaki bağlantı nedeniyle birleştirilmesi, yukarıda adı geçen hüküm verilmiş ve kesinleşmiş dava dosyasının ise aslı veya onaylı örneğinin bu dosya içine konularak incelenip, sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilip, eylemlerin tek suç, iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra, zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi durumunda; ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi gereğince artırılması ve böylece bulunacak sonuç cezanın, kesinleşen hükümdeki sonuç cezadan “fazla olması halinde” aradaki fark kadar “ek cezaya hükmolunması", aksi halde “ek ceza verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması," nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.08.2022 tarihli ve 2022/244 Esas, 2022/207 Karar sayılı kararı ile Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/356 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/356 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.
D. Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.12.2022 tarihli, 2022/356 Esas ve 2022/716 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’nun 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 10 yıl 5 ay hapis ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanığın sabıkasındaki Aydın 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/177 Esas sayılı dosyasında hükmolunan 8 yıl 4 ay hapis ve 80 TL adli para cezasının mahsubu ile neticeten 2 yıl 1 ay hapis ve 20 TL adli para cezası ile cezalandırılması ile hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
E. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanığın temyiz talebinden vazgeçmesi nedeniyle dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesi yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri özetle;
5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dairemizin bozma ilamına konu eyleminde; 25.06.2014 tarihinde sanığın kardeşi olan hakkında başkaca dosyadan uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyet hükmü verilen dosya dışı ...'dan poşet içindeki 50 adet kağıda sarılı net 9 gram sentetik kannabinoid içeren uyuşturucu maddeler, net 40,4 gram esrar ve 77 adet MDMA ihtiva eden tablet ele geçirilen olayda; kağıt parçalarından 1 adedi üzerindeki parmak izinin sanık ...'ya ait olması sebebiyle eylemin sabit olduğu,
Sanığın sabıkasında yer alan eylemde; 11.08.2014 bir metruk binada uyuşturucu madde satışı yapıldığında dair ihbara istinaden suç yerine gidildiği, kaçmaya çalışan sanığın üzerinde net 2 gram sentetik kannabinoid içeren uyuşturucu maddeler ile hemen yakınında boş kümeste, üzerinde alımda satımda kullanılamaz yazılı hassas terazi, tartımda kullanılan cam tabla ve güç kablosunun ele geçirildiği, yine sanığın üzerinde toplam 1185,00 TL tutarında çoğunluğu 5,00 TL ve 10,00 TL'den oluşan para ele geçirildiği olayda; sanığın alınan idrar örneğinde ekspertiz raporuna konu ADB-FUBINACA bulunmadığı gibi sentetik kannabinoid maddelerden herhangi birinin de idrarında pozitif çıkmaması, yakalandığı yerin hemen yakınında hassas terazi bulunmasıyla sabit olduğu, sanığın beyanlarının suçtan
kurtulmaya yönelik olduğu gerekçeleri ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanığın 30.12.2022 havale tarihli "... cezamın onaylanmasını istiyorum..." şeklindeki dilekçe içeriği temyizden feragat niteliğinde olmadığından, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır. Ayrıca sanığın hükmün kendisi ve müdafiine 28.12.2022 tarihinde tefhiminden sonra, 03.01.2023 tarihinde kararın tebliğine dair dilekçe vermesine karşın kararın yalnızca müdafiine tebliğ edildiği anlaşıldığından, sanığın 14.02.2023 tarihli dilekçesi süresinde kabul edilerek inceleme yapılmıştır.
Dairemizin bozma kararı sonrası birleşme kararı verilen dosyada, 16.08.2014 tarihinde hakkında beraat hükmü kesinleşen Aykut Elekci hakkında yapılan ihbara istinaden olay yerinde gidildiğinde, sokakta parke taşı altındaki siyah poşette 91 adet amfetamin ve MDMA ihtiva eden tabletler ile 38 adet kağıda sarılı halde net 2,3 gram sentetik kannabinoid içeren uyuşturucu maddeler ele geçirilen olayda; olay tutanağı içeriğinde bir kız çocuğunun sanık ...'nın kaçtığına dair şifai beyanı ve kağıt parçalarından 1 adedi üzerindeki parmak izinin sanık ...'ya ait olması sebebiyle eylemin sabit olduğu anlaşıldığından, mahkeme gerekçesinde birleştirme kararına rağmen iş bu eyleme değinmemişse de, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1/4 oranında arttırıma dair uygulamasının eylem sayısı itibariyle doğru olduğu ve bu haliyle gerekçede eyleme yer verilmemesinin sonuca etkili görülmediği kabul edilmiştir.
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemenin, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanmasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, eleştiri dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.12.2022 tarihli, 2022/356 Esas ve 2022/716 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle, hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!