WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Temmuz 2026

YARGITAY 10. CEZA DAİRESİ

A- A A+

10. Ceza Dairesi         2023/6312 E.  ,  2023/4186 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/714 E., 2022/434 K.
SUÇLAR : Her iki sanık için uyuşturucu madde ticareti yapma
Sanık ... için ihmali davranışla kasten öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık ... müdafiinin süresindeki talebi nedeniyle temyiz incelemesi bu sanık yönünden duruşmalı olarak yapılmıştır.
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin (haklarında katılma kararı verilen ..., ..., ..., ... vekilinin dışında) hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.02.2016 - 2015/245 Esas ve 2016/62 Karar sayılı kararı ile;
Sanık ...'in ihmali davranışla kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 83 üncü maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 inci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrası uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezası ile hak yoksunluklarına, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi, dördüncü fıkrasının (b) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrası 23 yıl 5 ay 7 gün hapis ve 120,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi, dördüncü fıkrasının (b) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrası 23 yıl 5 ay 7 gün hapis ve 120,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesi kararının, sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 25.10.2018 tarihli ve 2018/751 Esas, 2018/4660 Karar sayılı kararı ile;

"Sanık ... hakkında ihmali davranışla kasten öldürme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü yönünden;
1- Dosya kapsamındaki 112 acil servise ait maktule ilişkin oluşturulan tutanakta acil servise haber verilme saatinin belirtilmediğinin anlaşılması karşısında, 112 acil servis kayıtlarından, acil servis ihbar kayıtlarından ve hastaneyi aradığını beyan eden ...’nın HTS kayıtlarından bu hususun araştırılıp, maktulun durumu ile ilgili olarak acil servisin hangi saatte arandığı tam olarak belirlenmesi,
2- 1 numaralı bozma sebebindeki hususlar tespit edildikten sonra; otopsi raporundaki bulgular ve ölüm nedenine göre, maktulun olay esnasında ilk rahatsızlandığının anlaşıldığı esnada, en yakın sağlık kuruluşuna götürülerek tedavisinin yapılması veya sanık tarafından sağlık görevlilerine haber verilmesi durumunda da ölüm sonucunun gerçekleşip gerçekleşmeyeceğinin tespiti bakımından Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu'ndan ayrıntılı rapor alındıktan sonra, suç vasfının belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin, sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanığın suç tarihinde 18 yaşından küçük olan maktul ...’a uyuşturucu madde temin ettiği sabit ise de ; gerekçeli kararda sanıktan uyuşturucu madde aldıkları kabul olunan ve ...Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/507 sayılı soruşturma numarasından haklarında ayrıca kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yürütüldüğü anlaşılan tanıklar ...,... ..., ..., ..., ..., ... ve ...’da ele geçirilen uyuşturucu madde bulunup bulunmadığı var ise buna ilişkin ekspertiz raporları ile olay nedeniyle yakalandıklarında yapılmış kan ve idrar tahlilleri var ise getirtilerek ...Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/507 sayılı soruşturma dosyası ile birlikte bu dosya içine konması; tüm deliller birlikte değerlendirilip, sanığın eyleminin tek suç veya iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışıldıktan sonra sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması, Kabule göre de;

2- Sanığın, maktul ... ve haklarında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütüldüğü anlaşılan tanıklar ...,... ..., ..., ..., ..., ... ve ...’ya uyuşturucu maddeleri verdiği kabul olunan yerin, sanığın ikameti olduğu ve TCK’nın 188/4-b uyarınca “umumi veya umuma açık yer” olarak nitelendirilemeyeceği gibi TCK’nın 188/4-b maddesinin yürürlük tarihinin suç tarihinden sonra 04/04/2015 olduğu gözetilmeden, sanık hakkında TCK’nın 188/4-b maddesi uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin, sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1. Tüm dosya kapsamına göre, sanığın tek olan eyleminin diğer sanık ... ile birlikte ... ilinden ...ilçesine uyuşturucu nakletme olduğu, maktul ... ve diğer yaşı küçük tanıklara sanığın uyuşturucu ve uyarıcı madde verdiğine dair kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında TCK’nın 188/3. son cümle ve TCK’nın 43. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
Kabule göre de;
2. Diğer sanık ...’e ait ikametin, TCK’nın 188/4-b uyarınca “umumi veya umuma açık yer” olarak nitelendirilemeyeceği gibi TCK’nın 188/4-b maddesinin yürürlük tarihinin suç tarihinden sonra 04/04/2015 olduğu gözetilmeden, sanık hakkında TCK’nın 188/4-b maddesi uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,"
Nedenleriyle re'sen de temyize tabi olan hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
C. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.09.2022 tarihli 2018/714 Esas ve 2022/434 Karar sayılı kararı ile;
Sanık ...'in bilinçli taksirle ölüme neden olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 inci maddesi, 53 üncü maddesinin
birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrası uyarınca, 12 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrası uyarınca, 8 yıl 4 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri özetle;
1.Katılan lehine vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine,
2. Sanığın olası kast ile hareket ettiği gözetilmeden bilinçli taksirle ölüme neden olduğu kabul edilerek
eksik ceza tayin edildiğine,
3. Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan eksik ceza tayin edildiğine,
İlişkindir.
B. Sanık ... müdafilerinin temyiz sebepleri özetle;
1. Maktulün ölümüyle sanığın hareketleri arasında illiyet bağı bulunmadığından ölüm neticesinden sanığın sorumlu tutulamayacağına, sanığın kusurlu hareketi bulunmadığına, bilinçli taksirle ölüme neden olma suçundan beraat etmesi gerektiğine,
2. Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükümde suç vasfının hatalı belirlendiğine,
3. Sanığın delil yetersizliği nedeniyle atılı suçlardan beraat etmesi gerektiğine,
İlişkindir.

C. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
Sanığın suçu işlediğine dair kesin ve yeterli bulunmadığından beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanıklar hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükümler yönünden özetle; katılan, mağdur ve tanık anlatımları, ölen ...'ın otopsi raporu ile dosya kapsamından, sanık ...'in uyuşturucu madde temin edeceği kişilerden para topladığı ve bu maddeleri almak için sanık ...'la birlikte, Gökhan'ın kullanımında olan araç ile bulundukları Akkent Kasabasından ...'ye gittikleri, kullanmak amacı dışında temin ettikleri bu maddeleri satın aldıktan sonra Akkent'e dönmek üzere araçla birlikte naklettikten sonra sanık ...'in de temin edilen bu maddeleri ölene ve evde bulunan diğer katılanlara verdiği kabul edilmiş, ölenin olay tarihinde 18 yaşından küçük olması sebebiyle 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi uyarınca hüküm kurulmuştur.
Sanık ... hakkında bilinçli taksirle ölüme neden olma suçundan kurulan hükümde; sanığın ölene temin ettiği uyuşturucu maddeyi kullandıktan sonra terlemeye başlaması, ateşlenmesi, kasılmaya ve titremeye başlaması, sağa sola çarpması, bu şekilde sağlık bakımından kötüleşmesi ve bu kötüleşmenin zamanla daha da artması, cilt renginde değişiklikler meydana gelmesi nedeniyle evde bulunan katılanların maktulün hayatından endişe ettikleri, bu nedenle maktulün ölebileceğinin öngörüldüğü kabul edillmiş, sanık başta ambulansın aranmasına engel olmuşsa da maktül arasında öldürmeyi gerektirecek husumet bulunmadığı, maktülün bulunduğu durumun uyuşturucu madde etkisinden olduğunu düşündüğü ve evde bulunanlara da bu şekilde söylediği, sanığın maktülün yanında bulunarak odasını havalandırdığı, yanından ayrılmadığı, elini yüzünün yıkanmasını sağladığı, daha sonrasında da ambulansın aranmasına engel olmadığı yönündeki hareketlerinden de sanığın ölüm sonucunu istemediği sonucuna ulaşılarak, sanığın eyleminin bilinçli taksirli hareketleri ile maktülün ölümüne neden olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Haklarında katılma kararı verilen ..., ..., ... ve ... vekilinin temyiz taleplerinin incelenmesinde;

''Uyuşturucu madde ticareti yapma” suçunun 5237 sayılı Kanun'un ikinci kitabının "topluma karşı suçlar" başlıklı üçüncü kısmının "kamunun sağlığına karşı suçlar" başlığını taşıyan üçüncü bölümünde düzenlenmiş olması; suçun belirtilen özelliği gereğince, katılanların, 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesi uyarınca, suçtan zarar gören sıfatıyla bu suçlarla ilgili davalara katılmalarına olanak bulunmaması nedeniyle, ismi geçenler vekilinin katılma ve hükmü temyiz etme hakkının olmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
B. Sanıklar hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümleri yönünden;
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
C. Sanık ... hakkında bilinçli taksirle ölüme neden olma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde;
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı,vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiğinin anlaşıldığı, bu yönlerden sanık müdafilerinin temyiz taleplerinin reddine ancak;
Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kamu davasına katılma üzerine, mahkûmiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmiş olmakla, vekalet ücretinin belirtilmemesi isabetli bulunmamış, katılan ... vekilinin temyizi bu sebeple yerinde görülmüştür.

V. KARAR

A. Haklarında katılma kararı verilen ..., ..., ..., ... vekilinin temyiz talebi yönünden;
Gerekçe bölümünde A. bendinde açıklanan nedenlerle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.09.2022 tarihli 2018/714 Esas ve 2022/434 Karar sayılı hükmüne yönelik ..., ..., ... ve ... vekilinin temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca REDDİNE,
B. Sanıklar hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümleri yönünden;
Gerekçe bölümünde B. bendinde açıklanan nedenlerle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.09.2022 tarihli 2018/714 Esas ve 2022/434 Karar sayılı kararına hükümlerine karşı sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle, hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C. Sanık ... hakkında bilinçli taksirle ölüme neden olma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü yönünden;
Gerekçe bölümünde C. numaralı bentte açıklanan nedenle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.09.2022 tarihli 2018/714 Esas ve 2022/434 Karar sayılı kararına yönelik katılan ... vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin paragrafa; “Katılan kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 17.400,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan tahsili ile katılan ...'a verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.05.2023 tarihinde karar verildi.

TEFHİM TUTANAĞI

10.05.2023 tarihinde verilen bu karar Yargıtay Cumhuriyet savcısı ...un katılımıyla ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık ... müdafii Av. ...'nun yokluğunda, 11.05.2023 tarihinde, açık olarak okundu.