WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

YARGITAY 10. CEZA DAİRESİ

A- A A+

10. Ceza Dairesi         2023/6153 E.  ,  2024/704 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/168 E., 2022/413 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.03.2016 tarihli ve 2015/339 Esas, 2016/60 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

B. İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesi kararının, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 04.04.2017 tarihli ve 2016/2281 Esas, 2017/2169 Karar sayılı kararı ile;

"Sanığın evinin aranması konusunda adli arama emri olup olmadığının araştırılması, varsa aslı veya onaylı bir örneğinin getirtilerek duruşmada okunup tartışılmasının sağlanması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

C. İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.07.2017 tarihli ve 2017/150 Esas, 2017/210 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

D. İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesi kararının, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 16.10.2018 tarihli ve 2018/331 Esas, 2018/4335 Karar sayılı kararı ile;

"Üzeyir'in soyut beyanı dışında, sanığın savunmalarının aksine, kuşku sınırlarını aşan mahkûmiyete yeterli ve kesin delil bulunmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi," nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

E. İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesi 04.12.2018 tarihli ve 2018/375 Esas, 2018/413 Karar sayılı kararı ile 18.07.2017 tarihli ve 2017/150 Esas, 2017/210 Karar sayılı kararında direnilerek sanığın uyuşturucu
madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

F. İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesi kararının, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 20. (Kapatılan) Ceza Dairesinin 12.11.2019 tarihli ve 2019/804 Esas, 2019/6087 Karar sayılı kararı ile;

"Direnme kararı yerinde görülmediğinden, dosyanın direnme kararı konusunda karar verilmek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine," karar verilmiştir.

G. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.01.2022 tarihli ve 2019/20-605 Esas, 2022/63 Karar sayılı kararı ile;

"1. İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.12.2018 tarihli ve 375-413 sayılı hükmündeki direnme gerekçelerinin İSABETLİ OLMADIĞINA,

2. Sanık ... hakkındaki direnme kararına konu mahkûmiyet hükmünün, eksik araştırma ile hüküm kurulması isabetsizliğinden diğer yönlerin incelenmeksizin BOZULMASINA" karar verilmiştir.

H. İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesi 20.10.2022 tarihli ve 2022/168 Esas, 2022/413 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince sanığın beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinde özetle; sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR (ilk derece mahkemesinin kabulüne göre)

Hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen tanık Üzeyir'in üzerinden sentetik kannabinoid ele geçirildiği olayda 5271 sayılı Kanun'un 148 inci maddesinin
dördüncü fıkrasında yer alan “Müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz” düzenlemesinin sadece ifade sırasında zorunlu müdafi bulunması gereken suçlar bakımından değil şüpheli sıfatıyla kollukta alınan ve hâkim veya mahkeme huzurunda doğrulanmayan tüm beyanlara ilişkin olması, dosya içeriği ve uyapta yapılan sorgulamada yapılan arama işlemine ilişkin herhangi bir evrakın dosyaya yansımadığı göz önünde bulundurulduğunda, arama işleminin usulsüz olduğu, bu çerçevede elde edilen delillerin hukuka aykırı delil olduğu, dolayısıyla söz konusu delil göz ardı edildiğinde, sair deliller bakımından, tanık Üzeyir'in beyanlarının sanığın mahkumiyetine yetecek derecede somut ve net olmadığı, Yargıtay içtihatlarında da vurgulandığı üzere, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü verilebilmesi için mevcut delillerin her türlü şüpheden uzak olması ve somut ve net olması gerekeceği, oysa tanığın beyanında somut ve net beyanlarda bulunmadığı, hatırlamadığını beyan ettiği, genel geçer ifadeler kullandığı, bu haliyle sanığın üzerine atılı suçu işlediğini gösterir mahkûmiyetine yeter nitelikte somut delil elde edilemediği, mevcut delil durumu ile mahkûmiyet hükmü kurulmasının hukuki olmayacağı, sanığın üzerine atılı uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçunu işlediğinden bahisle 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kuşku sınırlarını aşan, kesin, inandırıcı ve hukuka uygun delil elde edilemediğinden, müsnet suçu işlediği sabit olmadığı gerekçesiyle sanığın beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Bozmaya uyulduğu, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Mahkemenin sanığın atılı suçu iişlediğine dair yeterli delil bulunmadığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesi 20.10.2022 tarihli ve 2022/168 Esas, 2022/413 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.01.2024 tarihinde karar verildi.