WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 10. CEZA DAİRESİ

A- A A+

10. Ceza Dairesi         2023/5643 E.  ,  2024/703 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/208 E., 2022/188 K.
SUÇ : Kenevir ekme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Korgan Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2004 tarihli ve 2004/135 Esas, 2004/382 Soruşturma sayılı iddianamesi ile sanığın 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanun'un (2313 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin son fıkrası ve 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (765 sayılı Kanun) 36 ncı maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. Korgan Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.12.2005 tarihli ve 2005/109 Esas, 2005/94 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin cezasının üst sınırının 10 yıldan fazla olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilerek dosya görevli Ünye Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir.
C.Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin 12.12.2006 tarihli ve 2006/216 Esas, 2006/321 Karar sayılı kararı ile sanığın kenevir ekme suçundan , 2313 sayılı Kanun’un 23 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi, 765 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un (647 sayılı Kanun) 4 üncü maddesi, 5 inci maddesi ve 6 ncı maddesi uyarınca ertelenmiş 3.850,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
D. Ünye Ağır Ceza Mahkemesi kararının, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 06.05.2010 tarihli ve 2008/13354 Esas, 2010/6398 Karar sayılı kararı ile;
"Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının yasal koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi zorunluluğu" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
E. Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin 23.07.2010 tarihli ve 2010/152 Esas, 2010/189 Karar sayılı kararı ile sanığın kenevir ekme suçundan lehine olan 2313 sayılı Kanun’un 23 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi, 765 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hükmedilen 11 ay 20 gün hapis cezasının, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası ve sekizinci fıkrası uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanığın beş yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiştir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, 30.07.2010 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir.
F. Sanığın denetim süresi içinde 08.07.2015 tarihinde işlediği "çocuğun soybağını değiştirme" suçundan Fatsa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2021 tarihli ve 2019/69 Esas, 2021/224 Karar sayılı mahkûmiyet kararının 29.06.2022 tarihinde kesinleştiğinin ihbar olunması üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin 15.09.2022 tarihli ve 2022/208 Esas, 2022/188 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası
uyarınca hüküm açıklanarak, sanık hakkında kenevir ekme suçundan lehine olan 2313 sayılı Kanun’un 23 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi, 765 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Sanığın ihbara konu suçu denetim süresi içerisinde işlemediğine,
2. Zamanaşımı süresinin dolduğuna,
3. Sanığın suç işleme kastının bulunmadığına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
Tebliğnamede sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince cezalandırılmasına karar verildiği belirtilmişse de; sanığın daha lehe olarak kabul edilen 2313 sayılı Kanun’un 23 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince cezalandırılmasına karar verildiği tespit edilmiştir.
Sanığın bahçesinde dikili halde 275 ve sökülmüş halde 310 kök hint keneviri ele geçirilmesine rağmen sanığın kenevir ekme ve uyuşturucu madde ticareti yapma suçları nedeni ile yargılamasının yapılması gerekmekte ise de, zamanaşımını son kesen işlem olan olay için düzenlenen 06.09.2004 tarihli iddianame tarihinden inceleme tarihine kadar yargılama dışı bırakılan uyuşturucu madde ticareti yapma suçu açısından zamanaşımı süresinin dolması nedeni ile bu husus eleştirilmekle yetinilmiştir.
Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan suç için, kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102 inci maddesinin dördüncü fıkrası ve 104 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve bentleri gereğince olağan dava zamanaşımı süresinin 5 yıl olacağı, zamanaşımını kesen son işlem olan sanığın mahkûmiyetine karar verilen 12.12.2006 gününden, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklandığı 15.09.2022 tarihine kadar geçen 15 yıl 9 ay 3 günlük süreden, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 30.07.2010 tarihi ile denetim süresi içerisinde işlenen suçun tarihi olan 08.07.2015 tarihleri arasında geçen 4 yıl 11 ay 8 günlük durma süresi çıkarıldığında 10 yıl 9 ay 25 günlük sürenin geçmiş olduğu, bu halde olağan zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu anlaşıldığından; sanık hakkındaki kamu davasının, zamanaşımının dolması nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyetine karar verilmesinin kanuna aykırı olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin 15.09.2022 tarihli ve 2022/208 Esas, 2022/188 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.01.2024 tarihinde karar verildi.