10. Ceza Dairesi 2023/5379 E. , 2024/730 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/247 E., 2022/29 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 02.02.2016 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.09.2018 tarihli ve 2016/62 Esas, 2018/376 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü, dördüncü, beşinci fıkraları, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 54 üncü maddesi, 63 üncü maddesi uyarınca 25 yıl hapis ve 14.040,00 TL adli para cezası ile hak yoksunluğuna hükmedilmiştir.
3. Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.09.2018 tarihli ve 2016/62 Esas, 2018/376 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 29.11.2018 tarihli ve 2018/52 Esas, 2018/215 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında verilen hüküm ortadan kaldırılarak sanığın 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları, 53 üncü maddesi, 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile hak yoksunluğuna hükmedilmiştir.
4. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 29.11.2018 tarihli ve 2018/52 Esas, 2018/215 Karar sayılı kararının sanık ve müdafii taraflarından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 28.11.2019 tarihli ve 2019/1459 Esas, 2019/7513 Karar sayılı kararı ile; "Sanıkta ele geçirilen kişisel kullanım sınırında olan uyuşturucu maddeyi, savunmasının aksine, satma veya başkasına verme gibi kullanma dışında bir amaç için bulundurduğuna ilişkin delil olmadığı; sabit olan fiilinin “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanık hakkında bu suç yerine “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.07.2020 tarihli ve 2019/573 Esas, 2020/157 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 63 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
6. Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.07.2020 tarihli ve 2019/573 Esas, 2020/157 Karar sayılı kararının sanık ve müdafii taraflarından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 18.05.2021 tarihli ve 2020/22567 Esas, 2021/5603 Karar sayılı kararı ile; "Suç tarihinden önce 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 68. maddesi ile değişik TCK'nın 191. maddesinin 8. fıkrasında, 188 veya 190. maddelerde tanımlanan suçlardan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun 191. madde kapsamına girdiğinin anlaşılması halinde, sanık hakkında "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" karar verilmesi hükme bağlanmış, 191. maddenin 9. fıkrasında ise "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümlerinin uygulanacağı..." belirtilmiştir.
Dolayısıyla sanık hakkında "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan dolayı açılan davada, yapılan kovuşturma sonucunda sanığın sabit olan eyleminin "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu oluşturduğunun anlaşılması durumunda, suç vasfındaki değişiklik nedeniyle Mahkemece 6545 sayılı Kanunun 68. maddesi ile değişik TCK'nın 191. maddesinin 8. fıkrası uyarınca, "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçundan hüküm kurulma aşamasına gelindiğinde; öncelikle, 6545 sayılı Kanunun 68. maddesi ile değişik TCK'nın 191. maddesinin 5. fıkrasının olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti gerektiğinden; sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı, bu suç tarihinden önce açılmış başka bir dava veya soruşturma olup olmadığı, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilmiş olan bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının denetim süresi içinde işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılması, gerektiğinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihinde 6545 sayılı Kanunla değişik TCK'nın 191. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilmiş ve infazda olan başka bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının bulunup bulunmadığı sorulup belirlendikten sonra;
1- Sanık hakkında daha önce, aynı nitelikteki başka bir suç nedeniyle 6545 sayılı Kanunla değişik TCK'nın 191. maddesinin 2. fıkrası uyarınca verilmiş bir "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı varsa ve yargılama konusu olan suç, bu erteleme kararının ihlali niteliğinde görülüyorsa, Cumhuriyet savcılığına ihbarda bulunulup erteleme kararı verilen suça ilişkin olarak dava açılması sağlanarak, her iki suça ilişkin davaların birleştirilmesi ve delillerin tartışılmasından sonra, aynı Kanunun 191. maddesinin 5. fıkrası da gözetilmek suretiyle, suç tarihi itibarıyla, 6545 sayılı Yasa ile değişik TCK'nın 191. maddesi çerçevesinde bir hüküm kurulması,
2- Sanık hakkında daha önce, aynı nitelikteki başka bir suç nedeniyle;
a- 6545 sayılı Kanunla değişik TCK'nın 191. maddesinin 2. fıkrası uyarınca verilmiş bir "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı yoksa,
b- Ya da 6545 sayılı Kanunla değişik TCK'nın 191. maddesinin 2. fıkrası uyarınca verilmiş bir "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı varsa ve kovuşturma sonuçlanmış ve önceki suçtan mahkûmiyet dışında bir hüküm verilmişse,
c- Ya da 6545 sayılı Kanunla değişik TCK'nın 191. maddesinin 2. fıkrası uyarınca verilmiş bir "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı varsa ve kovuşturması devam ediyorsa, verilecek hüküm inceleme konusu davada verilecek kararı da etkileyeceğinden, her iki suça ilişkin davaların birleştirilmesi ve delillerin tartışılmasından sonra, önceki suçtan mahkûmiyet dışında bir hüküm verilecek olursa,
Mahkûmiyetle sonuçlanmayan yukarıdaki (b) ve (c) bentlerine giren durumlarda da önceki suç nedeniyle TCK'nın 191. maddesinin 2. fıkrası uyarınca verilmiş olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı yok hükmünde sayılacağından, sanık hakkında, 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesindeki şartlar dikkate alınmaksızın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi zorunlu olup, Yasanın amir hükmü olduğu için sanığın önceki hükümlülükleri bu maddenin uygulanmasına engel teşkil etmeyeceğinden, 6545 sayılı Kanunun 68. maddesi ile değişik TCK'nın 191 maddesinin 8. fıkrası uyarınca, 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin 6. fıkrasında belirtilen şartlar aranmaksızın, suç tarihi itibarıyla, 6545 sayılı Yasa ile değişik TCK'nın 191. maddesi hükümleri çerçevesinde “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına”, karar verilmesi,
3- Sanık hakkında daha önce, aynı nitelikteki başka bir suç nedeniyle;
a- 6545 sayılı Kanunla değişik TCK'nın 191. maddesinin 2. fıkrası uyarınca verilmiş bir "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı varsa ve yargılama konusu olan suç, bu erteleme kararının ihlali niteliğinde değilse, ayrıca önceki suçtan mahkûmiyet kararı veya erteleme süresinin olumlu geçirilmesi nedeniyle 6545 sayılı Kanunla değişik TCK'nın 191. maddesinin 7. fıkrası uyarınca ''kovuşturmaya yer olmadığı'' kararı verilmişse;
b- Ya da 6545 sayılı Kanunla değişik TCK'nın 191. maddesinin 2. fıkrası uyarınca verilmiş bir "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı varsa ve kovuşturması devam ediyorsa, verilecek hüküm
inceleme konusu davada verilecek kararı da etkileyeceğinden, her iki suça ilişkin davaların birleştirilmesi ve delillerin tartışılmasından sonra, önceki suçtan mahkûmiyet kararı verilecek olursa,
Bu suç doğrudan soruşturulması ve kovuşturulması gereken bir suç olacağından yargılamaya devam edilerek, suç tarihi itibarıyla, 6545 sayılı Yasa ile değişik TCK'nın 191. maddesi çerçevesinde bir hüküm kurulması, gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması," nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
7. Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.01.2022 tarihli ve 2021/247 Esas, 2022/29 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 63 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
8. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; hükmün bozulması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği özetle; sanığın eyleminin denetim ihlali olarak değerlendirilmesi gerektiğine, alt sınırdan ceza verilmesi gerektiğine, lehine hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR (İLK DERECE MAHKEMESİNİN KABULÜNE GÖRE)
Sanık ... ve Güler'in evli oldukları, Serpil'in sanık ...'ın annesi olduğu, Güler, Serpil ve Barış'ın uyuşturucu madde satışı yaptıklarına dair bilgilerin elde edilmesi üzerine takibe alındıkları, kolluk kuvvetlerince Barış'ın ikametine gelindiği, üst aramasında net 5 gram sentetik kannabinoidler sınıfından uyuşturucu madde olduğu, kullanım sınırında kalan ve sanık ...'ın savunmasını bertaraf edecek nitelikte, sanığın uyuşturucu maddeyi satma veya başkasına verme gibi kullanma dışında bir amaç için bulundurduğuna ilişkin delil olmadığı, yargılamaya konu suç tarihinden önce Sapanca Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2014/1440 soruşturma sayılı dosyasında sanık hakkında 2014/8 numaralı "Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi Kararı" verildiği, erteleme kararının ihlal nedeniyle kaldırıldığı ve 13.04.2015 tarihinde iddianame yazılarak kamu davası açıldığı, Sapanca Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/1361 soruşturma sayılı dosyasında sanık hakkında 2015/4 numaralı "Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi Kararı" verildiği, erteleme kararının ihlal nedeniyle kaldırıldığı ve 07.05.2015 tarihinde iddianame yazılarak kamu davası açıldığı, UYAP sistemi üzerinden yapılan sorgulamada dosyaların birleştirilmesine kararı verildiği ve mahkûmiyet kararı verildiği, kararın 04.04.2016 tarihinde kesinleştiği, dava konusu suçun doğrudan kovuşturulması gereken bir suç olduğu, olayın oluş şekli ve ele geçirilen uyuşturucu miktarı değerlendirilerek alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle ceza tayin edildiği, cezanın caydırıcı etkisi göz önüne alınarak takdiri indirim uygulanmamasına karar verildiği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Dairemizin, 13.09.2023 tarihli ve 2021/303 Esas, 2023/7673 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, usulüne uygun olarak verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı var ise 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası doğrultusunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyeceğinden, Tebliğname'nin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Dairemizin, 13.09.2023 tarihli ve 2021/303 Esas, 2023/7673 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, Cumhuriyet Başsavcılığı ve/veya Mahkemelerden sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilen dosyaların getirtilip dosya arasına alınıp, sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilip, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarına göre verilip usulüne uygun kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunup bulunmadığı, sanığın eyleminin tek suç, iki ayrı suç, ihlal sayılan eylem ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması, nedenleriyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.01.2022 tarihli ve 2021/247 Esas, 2022/29 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.01.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!