10. Ceza Dairesi 2023/5321 E. , 2024/17784 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/3386 E., 2023/33 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması
Sanık ... yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi kararının sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan ön incelemede, sanık müdafiinin kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanığın ceza infaz kurumundan gönderdiği 05.10.2023 tarihli dilekçesiyle temyiz isteminden vazgeçtiği tespit edilmiştir.
Sanıklar ... ve ... yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu,
260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.10.2022 tarihli ve 2022/174 Esas, 2022/364 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, beşinci fıkrası, 61 inci maddesinin yedinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 30 yıl hapis ve 270.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık ... hakkında aynı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik sanıklar müdafileri ile sanık ...'in istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun sübutuna, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine ve buna yönelik İlk Derece Mahkemesince gerekçe gösterilmediğine, 4. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanması gerektiğine, 5. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 6. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun sübutuna, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine ve buna yönelik İlk Derece Mahkemesince gerekçe gösterilmediğine, 4. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanması gerektiğine, 5. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 6. Yakalanan uyuşturucu maddelerle sanık arasında illiyet bağı bulunmadığına, 7. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkındaki Hükme Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde;
Sanık müdafiinin, kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanığın ceza infaz kurumundan gönderdiği 05.10.2023 tarihli dilekçesiyle temyiz isteminden vazgeçtiği tespit edilmiştir.
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Yapılan İncelemede:
Suça konu uyuşturucu maddenin miktarı, önem ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesindeki ölçütler ve aynı Kanun'un 3 üncü maddesindeki orantılılık ilkesine göre temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği halde temel hapis cezasının en üst sınırdan belirlenmesi yerinde değil ise de; sanık hakkında anılan ölçüt ve ilke dikkate alınarak belirlenecek temel cezaya uygulanacak artırım maddeleri uyarınca tespit edilebilecek ceza miktarı gözetildiğinde 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin yedinci fıkrasının uygulanması gerektiği, bu madde uyarınca sonuç cezanın otuz yıl olarak hüküm altına alındığı ve sanık hakkında da otuz yıl hapis cezasına hükmedildiği anlaşıldığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun sübutuna, vasfına, delillerin değerlendirilmesine, sanıklar arasındaki iştirak iradesine, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına ve delillerin hukuka uygun ve tam olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, eleştiri dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Yapılan İncelemede:
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun sübutuna, vasfına, delillerin değerlendirilmesine, sanıklar arasındaki iştirak iradesine, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine ve delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
1. Suça konu uyuşturucu maddenin miktarı, önem ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesindeki ölçütler ve aynı Kanun'un 3 üncü maddesindeki orantılılık ilkesine göre temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi yerine en üst sınırdan belirlenmesi,
2. Sanığın, dosyada mevcut adli sicil kaydına göre suç tarihinde sabıkasız olduğu ve arşiv kaydının bulunmadığı, dosyaya yansıyan olumsuz bir davranışının olmadığı ve olumsuz bir kişilik özelliği de tespit edilemediği halde "suçun işleniş şekli ve geçmişteki halinden saptanan olumsuz kişiliği" gerekçesiyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmaması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
A. Sanık ... Hakkındaki Hükme Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde:
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklandığı üzere, sanığın temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Yapılan İncelemede:
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararında, sanık ... ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı
Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Yapılan İncelemede:
Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!