WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 10. CEZA DAİRESİ

A- A A+

10. Ceza Dairesi         2023/5282 E.  ,  2024/18293 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/111 E., 2022/135 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Direnme (mahkûmiyet)
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.12.2019 tarihli ve 2019/217 Esas, 2019/555 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 06.02.2020 tarihli ve 2020/318 Esas, 2020/280 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının, sanık ve müdafii taraflarından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 10.01.2022 tarihli ve 2020/4931 Esas, 2022/50 Karar sayılı kararı ile;
"Sanığın savunmalarının aksine, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan ...'dan ele geçen uyuşturucu madde ile ilgisi olduğuna dair suça sürüklenen çocuk Bahadır’ın sonradan döndüğü, çelişkili beyanları dışında, mahkûmiyetine yeterli, kuşku sınırlarını aşan kesin delil bulunmadığı, sanığın evinde yapılan arama sırasında camdan atılan ve üzerinde parmak izi bulunan poşette ele geçirilen esrarı kullanma amacı ile bulundurduğuna ilişkin savunmasının aksine delil bulunmadığı, sabit olan fiilinin “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanık hakkında bu suç yerine “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması" nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
D. Mersin 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 07.04.2022 tarihli ve 2022/111 Esas, 2022/135 Karar sayılı kararı ile önceki hükümde direnilmesine, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi

uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun sübutuna ve vasfına,
2. Yeterli delil bulunmadığına,
3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
4. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
5. Soruşturma aşamasında sanık Bahadır'ın beyanının hukuka aykırı olarak alındığına,
6. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına,
7. İlk Derece Mahkemesinin direnmek suretiyle verdiği mahkûmiyet kararı hukuka aykırı olduğundan bozulması gerektiğine,İlişkindir.
III. GEREKÇE
Yukarıda "Hukuki Süreç" kısmında açıklandığı üzere Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün Dairemizce bozulmasından sonra, dosyanın gönderildiği İlk Derece Mahkemesinin 07.04.2022 tarihli oturumunda bozma ilamı okunarak sırasıyla Cumhuriyet savcısından, sanıktan ve sanık müdafiinden bozma kararına karşı diyeceklerinin sorulduğu, Cumhuriyet savcısından esas hakkındaki görüşü sorulmadan ve hazır bulunan sanığa esasa ilişkin savunma yapma imkânı tanınmadan duruşmanın bitirildiği ve direnme kararına konu hükmün kurulduğu anlaşılan dosyada;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 08.02.2023 tarihli ve 2020/211 Esas, 2023/62 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; kamusal iddia makamını temsil eden Cumhuriyet savcısı, esas hakkındaki görüşünü açık ve anlaşılır bir biçimde ve uygulanması talep edilen yasayı ve maddelerini de göstermek suretiyle açıklamak zorunda olduğundan 07.04.2022 tarihli oturumda Cumhuriyet savcısı tarafından beyan edilen ve 5271 sayılı Kanun'un 216 ncı maddesinin birinci fıkrası
uyarınca duruşmada ortaya konulan delillere yönelik olması gereken "bozma ilamına karşı önceki hükümde direnilmesini talep ederiz." şeklindeki sözlerin esas hakkında mütalaa olarak geçerli ve yeterli kabul edilmesi olanağı bulunmamaktadır. Dolayısıyla İlk Derece Mahkemesince Cumhuriyet savcısının esasa ilişkin görüşü alınmadan hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.

Bu itibarla, İlk Derece Mahkemesince, Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşü alınmadan ve hazır bulunan sanığa esasa ilişkin savunma yapma imkânı tanınmadan yargılamaya son verilip hüküm kurularak sanığın savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı olduğundan diğer yönleri incelenmeksizin hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Mersin 1.Ağır Ceza Mahkemesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, diğer yönleri incelenmeksizin, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2024 tarihinde karar verildi.