WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 02 Temmuz 2026

YARGITAY 10. CEZA DAİRESİ

A- A A+

10. Ceza Dairesi         2023/5224 E.  ,  2024/748 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/241 E., 2022/379 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 07.02.2012 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 54 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. Mersin (Kapatılan) 3. Sulh Ceza Mahkemesinin, 20.06.2012 tarihli ve 2012/260 Esas, 2012/1128 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5560 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. Kararın 10.09.2012 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmiştir.
C. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda Mersin (Kapatılan) 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 31.10.2013 tarihli ve 2013/538 Esas, 2013/1173 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun'la değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesi, 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca 1 yıl hapis cezası ile hak yoksunluğuna hükmedilmiştir.
D. Mersin (Kapatılan) 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 31.10.2013 tarihli ve 2013/538 Esas, 2013/1173 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 20.10.2015 tarihli ve 2015/3375 Esas, 2015/4184 Karar sayılı kararı ile;
"Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan dolayı başka dava olup olmadığı, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediği belirlendikten sonra;
a) Sanık hakkında aynı suçtan açılmış başka dava yoksa veya sanık bu suçu daha önce işlediği suçtan dolayı verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş değilse, bu suç nedeniyle tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmamış olan sanık hakkında, hükümden sonra 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesi ve aynı Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası uyarınca, 191. madde hükümleri çerçevesinde "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına",

b) Sanık bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş ise, 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen ''Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz'' hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca ''davanın düşmesine'' karar verilmesinde zorunluluk bulunması,"
Nedeniyle diğer yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.
E. Mersin 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.02.2016 tarihli ve 2015/713 Esas, 2016/94 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan, 6545 sayılı Kanun'un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde, 5560 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesi, 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca 1 yıl hapis hapis cezasına dair hükmün, açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanığın beş yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiştir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, 01.03.2016 tarihinde itirazın edilmeksizin kesinleşmiştir.
F. Sanığın denetim süresi içinde 13.01.2019 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Antalya 25. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 08.02.2022 tarihli ve 2021/436 Esas, 2022/174 Karar sayılı mahkûmiyet kararının 16.02.2022 tarihinde kesinleştiğinin ihbar olunması üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Mersin 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.06.2022 tarihli ve 2022/241 Esas, 2022/379 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hüküm açıklanarak, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5560 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca 1 yıl hapis cezasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
G. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği özetle; beraat kararı verilmesi, aksi halde zamanaşımı süresinin dolduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
05.02.2012 günü, saat 01:00 sıralarında ... yönetiminde bulunan araç içerisinde daralı toplam 45 gram gelen iki ayrı poşet içerisinde eroin maddesinin ele geçirildiği, sanığın üzerine atılı suçun gerçekleştiği, sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmolunduğu, sanığın haklı bir neden olmaksızın tedbirine uymadığı, sanık hakkında geçici 7 nci maddenin ikinci bendinin uygulandığı, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlediği, dosyanın geldiği aşamada gözetilerek basit yargılama usulüne ilişkin özel indirim hükmünün takdiren uygulanmadığı gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanığın bulunduğu aracın bagajında yer alan ilk yardım çantası içerisinde, şeffaf poşette net ağırlığı 26 gram ve kağıt ambalajda net ağırlığı 7,5 gram eroin içeren toz maddelerin ele geçirilmesi karşısında, suç konusu uyuşturucu maddelerin sayısı, niteliği ve ele geçiriliş biçimine göre, sanığın eyleminin ticaret amacıyla uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin delilleri tartışma ve değerlendirme görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilip, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla hüküm kurulması, hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen Mersin 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.06.2022 tarihli ve 2022/241 Esas, 2022/379 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun'un 326 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca sonuç ceza yönünden sanığın KAZANILMIŞ HAKKININ SAKLI TUTULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.01.2024 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY

Sanığın içinde bulunduğu aracının bagajında ele geçen ilk yardım çantasında, şeffaf poşet ile bir kağıt içindeki maddelere ilişkin olarak Adana Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünden verilen 06.04.2012 tarihli ekspertiz raporunda 7,5 gram ve 26 gram ağırlıktaki toz maddelerin "eroin, kodein, griseofuluin, asetaminofen ve kafein" içerdiği belirtilmesi karşısında; söz konusu edilen maddelerden "eroin ve kodein" dışındaki maddelerin uyuşturucu/uyarıcı olmadığı gözetildiğinde suça konu olmayacağından, ele geçen eroin ve kodein miktarının kullanılabilir miktarlarda olup olmadığının dosya içerisindeki ekspertiz raporuna dayanılarak belirlenmesinden sonra; tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmeden, sanığın eyleminin kullanmak için bulundurma ya da ticari amaçla bulundurulma suçun oluşturacağı belirlenmeden dava dosyasının Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesi kararına katılmıyoruz. 23.01.2024