10. Ceza Dairesi 2023/5138 E. , 2024/16272 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/198 E., 2021/63 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.01.2015 tarihli ve 2014/284 Esas, 2015/15 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, suç tarihi itibari ile lehe olan 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önceki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesi kararının, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 04.06.2020 tarihli ve 2019/2243 Esas, 2020/2481 Karar sayılı kararı ile; "...yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak,
a) UYAP üzerinden yapılan incelemede, sanık hakkında 25/04/2014 tarihli "uyuşturucu madde nakletme" eylemi nedeniyle Bayburt Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 21/05/2014 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasında, Bayburt Ağır Ceza Mahkemesi'nin 09/07/2014 tarihli, 2014/34 esas ve 2014/49 karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda, TCK'nın 188/3, 39, 62, 52,53, 54. maddeleri uyarınca verilen 2 yıl 6 ay hapis ve 40 TL adli para cezasına ilişkin hükmün, Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 14/03/2017 tarihli, 2014/10418 esas ve 2014/1010 karar sayılı ilamıyla onanarak kesinleştiği; temyize konu dosyada ise sanığın 04/04/2014 tarihli "uyuşturucu madde nakletme" eyleminden ötürü, Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 06/06/2014 tarihli iddianamesi ile kamu davası açıldığı anlaşılmakla, her iki dava arasında hukuki kesinti bulunmadığı da gözetilerek, belirtilen davada hükmün kesinleşmiş olduğu anlaşıldığından, adı geçen dosyanın aslı veya onaylı örneği de dosya içine konularak incelenip, sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilip eylemlerinin tek suç, iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
b) Hükümden sonra 24/11/2015 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 15/04/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10. maddesi ile TCK’nın 53/3. fıkrasında yapılan değişiklik nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
c) Malatya Adli Tıp Grup Başkanlığı'nca suç konusu uyuşturucu maddeden alınan tanık numunelerin de müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,"
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, suç tarihi itibari ile lehe olan 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önceki 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca belirlenen 5 yıl 2 ay 15 gün hapis ve 100,00 TL adli para cezasından, sanığın, aralarında hukukî kesinti bulunmayan diğer eylemine konu Bayburt Ağır Ceza Mahkemesinin 09.07.2014 tarihli ve 2014/34 Esas, 2014/49 Karar sayılı ilamı ile verilen 2 yıl 6 ay hapis ve 40,00 TL adli para cezasının mahsubu ile sonuç olarak 2 yıl 8 ay hapis ve 60,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle, 1. Eylemin sabit olmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hükümde, suç tarihi itibari ile lehe olan 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önceki 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca belirlenen 5 yıl 2 ay 15 gün hapis ve 100,00 TL adli para cezasından, sanığın, aralarında hukukî kesinti bulunmayan diğer eylemine konu Bayburt Ağır Ceza Mahkemesinin 09.07.2014 tarihli ve 2014/34 Esas, 2014/49 Karar sayılı ilamı ile verilen 2 yıl 6 ay hapis ve 40,00 TL adli para cezasının mahsubu ile "2 yıl 8 ay 15 gün" hapis cezası yerine, hesap hatası sonucu "2 yıl 8 ay" hapis cezasına hükmedilmek suretiyle eksik ceza tayin edilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği, hükmedilen ceza miktarı itibari ile erteleme, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve hapis cezasının seçenek yaptırıma çevrilmesine ilişkin düzenlemelerin uygulanma koşullarının bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, eleştiri dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.03.2021 tarihli ve 2020/198 Esas, 2021/63 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle, hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!