10. Ceza Dairesi 2023/5042 E. , 2023/7609 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/327 E., 2022/366 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.06.2016 tarihli ve 2015/388 Esas, 2016/243 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesi kararının, sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 15.03.2018 tarihli ve 2017/7234 Esas, 2018/2654 Karar sayılı kararı ile;
"1- Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “03/08/2015 ve 27/08/2015” yerine “2015” olarak gösterilmesi,
2- Sanıkların savunmaları dikkate alınarak; 03/08/2015 ve 27/08/2015 tarihli olay tutanaklarını düzenleyen adlî kolluk görevlilerinin usulüne uygun şekilde sanıklar ile müdafilerine soru sorma olanağı da tanınarak tanık olarak dinlenmeleri, tüm deliller birlikte tartışılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerekirken, sanıklar ile müdafilerine soru sorma hakkı tanınmadan yokluklarında yapılan duruşmada dinlenen tutanak tanıklarının beyanlarına dayanılarak hüküm kurulması," nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2019 tarihli ve 2018/252 Esas, 2019/494 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Ç. Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesi kararının, sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 29.06.2022 tarihli ve 2020/3837 Esas, 2022/8612 Karar sayılı kararı ile;
"Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanık hakkında, incelemeye konu 27/08/2015 tarihli eylemi nedeniyle 21/12/2015 tarihli iddianameyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan dava açıldığı, UYAP üzerinden yapılan incelemeye göre, 03/09/2015 tarihli başka bir eylemi nedeniyle de 09/10/2015 tarihli iddianame ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan başka bir dava açıldığı ve yapılan yargılama neticesinde İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin 29/12/2015 tarihli, 2015/224 esas ve 2015/278 sayılı kararı ile mahkûmiyet kararı verildiği ve kararın Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 03/10/2016 tarihli 2016/1861 esas ve 2016/4966 sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, iki suç arasında suç tarihleri ve iddianame tarihlerine göre hukuki kesintinin bulunmadığı anlaşılmakla; İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin bahsi geçen dosyasının aslı veya onaylı örneğinin getirtilip denetime imkan verecek şekilde incelenen dosya arasına konulması ve tüm deliller değerlendirilerek her iki suçun “bir suç işleme kararının icrası kapsamında” işlenip işlenmediğinin, sanık hakkında TCK’nın 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının belirlenmesi; zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi halinde, ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle TCK'nın 43. maddesi gereğince artırılması ve böylece bulunacak sonuç cezanın, kesinleşen hükümdeki sonuç cezadan “fazla olması halinde” aradaki fark kadar “ek cezaya hükmolunması”, aksi halde “ek ceza verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Hükümden sonra TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak, 15/04/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması," nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
D. Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.09.2022 tarihli ve 2022/327 Esas, 2022/366 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’nun 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca, kesinleşen cezası indirilerek sanığın 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle:
1. Gizli soruşturmacı görevlendirme kararının hukuka aykırı olması, teknik araçlarla izleme kararının bulunmaması ve fotoğraf teşhisinin hukuka aykırı olması sebepleriyle delillerin hukuka aykırı şekilde
toplandığına, 2. Parmak izi incelemesi yapılmaması sebebiyle eksik inceleme yapıldığına, 3. Soru sorma olanağı tanınmadan tutanak düzenleyici kolluk görevlilerinin tanık olarak dinlenilmeleri sebebiyle savunma hakkının kısıtlandığına, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay, fiziki takip ve muhafaza altına alma tutanağı içeriği, gizli soruşturmacı görevlendirme kararı, tutanak düzenleyici tanıkların beyanları ve fotoğraf teşhisi, eksperiz raporu ile tüm dosya kapsamına göre, sanığın 27.08.2015 tarihinde mahkeme kararı ile gizli soruşturmacı olarak görevlendirilen polis memurlarına 50,00 TL karşılığında daralı tartımında 0,3 gram gelen sentetik kannobinoid sattığı; sanığın incelemeye konu bu eylemi nedeniyle 21.12.2015 tarihli iddianameyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan dava açıldığı, 03.09.2015 tarihli başka bir eylemi nedeniyle de 09.10.2015 tarihli iddianame ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan başka bir dava açıldığı ve verilen mahkûmiyet hükmünün onanarak kesinleştiği, iki suç arasında suç tarihleri ve iddianame tarihlerine göre hukuki kesintinin bulunmadığı, her iki suçun “bir suç işleme kararının icrası kapsamında” işlendiği, kesinleşen cezanın indirilmesine karar verildiği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemenin, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, duruşma gününden sanık müdafiinin haberinin bulunması sebebiyle savunma hakkının kısıtlanılmadığı, suçun sübutuna etkili eksik inceleme bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.09.2022 tarihli ve 2022/327 Esas, 2022/366 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle, hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.09.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!