WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 10. CEZA DAİRESİ

A- A A+

10. Ceza Dairesi         2023/4736 E.  ,  2023/5238 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/465 E., 2021/602 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317

nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. ... Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.01.2010 tarihli ve 2009/36459 Esas, 2010/343 Soruşturma sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi, 54 üncü maddesi 58 inci maddesi ve 63 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.03.2010 tarihli ve 2010/34 Esas, 2010/71 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunu oluşturduğu gerekçesiyle karar tarihinde yürürlükte bulunan 5560 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. Kararın 19.03.2010 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmiştir.
C. ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.07.2010 tarihli ve 2010/260 Esas, 2010/292 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, lehine olan 5560 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca hükmedilen 10 ay hapis cezası ile hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
D. ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.07.2010 tarihli ve 2010/260 Esas, 2010/292 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyiz üzerine Dairemizin 11.12.2018 tarihli ve 2017/4304 Esas, 2018/9185 Karar sayılı kararı ile; "16.10.2009 tarihli olay tutanağı, suç konusu uyuşturucu maddenin miktarı, satışa hazır 7 paket halinde ele geçirilmesi, sanığın yakalandığı yer ve dosya kapsamına göre; uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan cezalandırılması yerine suçun niteliği yanlış değerlendirilerek olaya uygun düşmeyen gerekçe ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hüküm kurulması," nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
E. ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.04.2019 tarihli ve 2019/15 Esas, 2019/176 Karar sayılı kararı ile bozmaya uyularak, sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188'inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak

yoksunluğuna karar verilerek, 5237 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış haklı saklı tutularak sonuç ceza yönünden 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
F. ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.04.2019 tarihli ve 2019/15 Esas, 2019/176 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyiz üzerine Dairemizin 11.12.2018 tarihli ve 2017/4304 Esas, 2018/9185 Karar sayılı kararı ile; "Bozma ilamı üzerine yapılan yargılama sonrası kurulan hükmün incelenmesinde:
1. 28.06.2014 tarih ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 18.06.2014 tarih ve 6545 sayılı Kanun'un 66. maddesi ile TCK'nın 188. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "beş yıldan on beş yıla kadar" ibaresinin "on yıldan az olmamak üzere" şeklinde değiştirildiği ve CMK'nın 150. maddesinin 3. fıkrası uyarınca sanığa atılı uyuşturucu madde ticareti suçu nedeniyle zorunlu müdafi görevlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
2. CMK'nın 226. maddesi gereğince bozma sonrası hükmün sanığın aleyhine olması karşısında ek savunma hakkı gözetilmeyerek savunma hakkının kısıtlanması,
3. Sanıktan ele geçirilen uyuşturucu maddenin yapılan analizinde eroin olduğunun anlaşılması karşısında sanığın cezasında arttırım yapılırken uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 188/4. maddesinin gösterilmesi sırasında (a) bendinin gösterilmemiş olması,
4. Sanık hakkında hükmedilen cezanın miktarı yönünden CMUK'un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulması sırasında'' CMUK'un 326/ son maddesi'' yerine ''TCK 326/ son'' yazılması,
5. Hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'la TCK’nın 53/3. fıkrasında yapılan değişiklik nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi," nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
G. ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.12.2021 tarihli ve 2021/465 Esas, 2021/602 Karar sayılı kararı ile bozmaya uyularak, sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188'inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasın, hak yoksunluğuna karar verilerek, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış haklı saklı tutularak sonuç ceza yönünden 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

H. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanığın temyiz sebepleri; verilen hükmü Yargıtay'a temyiz etmek istediğine ilişkindir.
B. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,

2. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,

3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde kolluk görevlilerinin...Parkında kapkaç olaylarının artması nedeniyle rutin olarak görevlerini ifa ettikleri esnada sanığın tedirgin ve şüpheli hareketler sergilediği, kolluk görevlilerinin sanığın şüpheli hareketlerde bulunması nedeniyle sanığın yanına gittikleri esnada sanığın cebinde bulunan paketi yere atarak kaçmaya çalıştığı, kolluk görevlilerinin yere atılan paketleri incelediğinde, beyaz kağıda sarılı ve siyah bantla kapatılmış olan 6 ayrı paketin her biri daralı 0,5 gram 1 ayrı paket halinde daralı 1 gram olmak üzere 7 ayrı paket halinde toplam daralı 4 gram gelen satışa hazır hale getirilmiş eroin maddesi ele geçirildiği olayda, uyuşturucu maddenin niteliği, uyuşturucu madde miktarı, fiziki takip tutanağı, tutanak tanıklarının beyanları ve dosya kapsamındaki diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde, mahkememizce sanığın üzerine atılı uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçunu işlediği kanaatine varılarak sanığın cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve

bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık ve sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.12.2021 tarihli ve 2021/465 Esas, 2021/602 Karar sayılı kararında sanık ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle, hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.06.2023 tarihinde karar verildi.