10. Ceza Dairesi 2023/4495 E. , 2023/6386 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/784 E., 2022/1027 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
SUÇ TARİHLERİ : 22.02.2018 ve 31.03.2018
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.09.2018 tarihli ve 2018/332 Esas, 2018/391 Karar sayılı kararı ile Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/270 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/270 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.
B. Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.04.2019 tarihli ve 2018/270 Esas, 2019/209 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; 22.02.2018 tarihli değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına, hak yoksunluğu uygulanmasına karar verilmiştir.
C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 24.09.2019 tarihli ve 2019/2985 Esas, 2019/2489 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusuna ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 7 yıl 9 ay 22 gün hapis ve 15.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
D. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 30.12.2021 tarihli ve 2020/13910 Esas, 2021/14555 Karar sayılı kararı ile;
"5271 sayılı CMK'nın 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak, sanık müdafiinin dilekçesinde belirttiği temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek, anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,
1-Cumhuriyet Savcısınca sanık aleyhine istinaf talebi olmamasına rağmen ve CMK 280-g maddesi uyarınca duruşma açılması gerekirken sanık hakkında cezanın artırılması, dolayısıyla savunma hakkının kısıtlanması sonucu doğuracak şekilde duruşma açmaksızın istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi,
2- TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanıkların durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması"
Nedenleriyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
E. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 13.04.2022 tarihli ve 2022/784 Esas, 2022/1027 Karar sayılı kararı ile sanığın, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası, dördüncü fıkrası ve 58 inci maddesi uyarınca 15 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 31.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, ancak bozma öncesi kararının sanık lehine sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi nedeniyle ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkı saklı tutularak sanığın neticeten 7 yıl 9 ay 22 gün hapis ve 15.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
3. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
4. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesince, 28.02.2018 tarihinde eşgali belirlenen bir şahsın uyuşturucu madde sattığı bilgisine ulaşıldığı, kolluk kuvvetlerinin görevlerini ifa ederken eşkale uyan bir kişiyi gördükleri, şahsın görevlileri görünce yön değiştirmesi ve tedirgin tavırlar sergilemesi nedeniyle durdurulduğu, ... olduğunu beyan edip, kimlik fotokopisini gösterdiği, önleme arama kararına dayanarak yapılan kaba üst aramasında pantolon çakmaklık cebinden 1 adet mont cebinde 6 adet toplam daralı 18,58 gr sentetik kannabinoid maddenin ele geçirildiği; 31.03.2018 günü de devriye görevini yapan polisin daha önce hakkında uyuşturucu madde ticaretinden işlem yaptığı ...’ı gördüğü, tedirgin davranışlar gösterdiğinin devamlı telefonla konuştuğunun ve etrafı kolladığının görülmesi üzerine şahsın göz takibine alındığı, ...’in yanına 3 kişinin yaklaştığı, ...’in ...’e para uzattığının görülmesi üzerine müdahale edildiği, şahısların kaçmaya çalıştığı, ... ve ...ın yakalandıkları, ...ın kaçarken yere attığı 2 adet 20,00 TL'nin zapt edildiği, ...'in üzerindeki telefonun devamlı çalması nedeniyle, arayan kişi ile görüştürüldüğü ve madde alıcısı olarak değerlendirilen kişinin verilen adrese gelmesinin istendiği, adreste ...’ın yakalandığı, ...’in kaba üst aramasında mont cebinde altısı şeffaf poşette, birisi kağıda sarılı daralı 19,33 gr sentetik kannabinoid maddesinin ele geçirildiği, ...’in uyuşturucu madde almaya geldiğini beyan ettiği; kullanıcı tanıkların ve tutanak tanıklarının beyanları, raporlar ve tüm dosya kapsamına göre bozma öncesi 24.10.2019 tarihli karar ile, sanığın ismini verdiği diğer sanık ...açısından, sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak veya kullanmak suçu olduğu değerlendirilmiş ve işbu suç da kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali mahiyetinde olduğundan kamu davasının düşmesine karar verildiğinden etkin pişmanlık hükmü uygulanmayarak sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Bölge Adliye Mahkemesinin, suçların vasfına, suçların sübutuna, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanmasına, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin sanık hakkında uygulanmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına, ilişkin takdirinde arama kararında hukuka aykırılık bulunmadığına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına, bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 13.04.2022 tarihli ve 2022/784 Esas, 2022/1027 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.07.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!