WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

YARGITAY 10. CEZA DAİRESİ

A- A A+

10. Ceza Dairesi         2023/406 E.  ,  2024/16065 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/99 E., 2021/720 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR : Kamu davasının durması
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Bursa 29.Asliye Ceza Mahkemesinin 26.10.2021 tarihli ve 2021/99 Esas, 2021/720 Karar sayılı kararı, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca "kamu davasının durmasına" ilişkin kararın, itiraz edilmeksizin 03.11.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 02.11.2022 tarihli ve 2022/5049 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.12.2022 tarihli ve KYB-2022/140519 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.12.2022 tarihli ve KYB-2022/140519 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191 inci maddesinin ikinci fıkrasında, "Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında ... beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir." ve dördüncü fıkrasında, "Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması hâlinde, hakkında kamu davası açılır." şeklindeki düzenlemelere yer verildiği,
Somut olayda, sanık hakkında Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 17.10.2019 tarihli kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, söz konusu kararın adı geçene usulüne uygun olarak 11.01.2020 tarihinde tebliğ edildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin karar tedavi ve denetimli serbestlik tedbirlerinin infazı için 07.02.2020 tarihinde Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, çıkartılan çağrı tebligatının usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi üzerine sanığın 03.03.2020 tarihinde denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesini takiben tedavi tedbirlerinin uygulanması için Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Amatem Polikliniğine sevkinin yapıldığı, sanığın süresi içerisinde Amateme müracaat etmediğinin bildirilmesi nedeniyle yazılı olarak uyarılmasına karar verildiği, uyarı tebligatının 10.06.2020 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiği, tebligat üzerine 02.11.2020 tarihinde seminer çalışmasına katılmayarak denetim planındaki yükümlülükleri ikinci kez ihlal etmesi sebebiyle programına uyumsuz olduğunun bildirilmesi üzerine kayıtların kapatıldığı ve bu kararında usulüne uygun olarak kendisine tebliğ edildiği anlaşılmakla, adı geçen suç nedeniyle açılan davada "kovuşturma şartı" olan "ısrar koşulu" nun gerçekleştiği cihetle, yargılamaya devamla esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde durma kararı verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 01.09.2019 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 17.10.2019 tarihli ve 2019/74543 Soruşturma, 2019/2655 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davası açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, erteleme kararında itiraz kanun yolu, mercii ve süresinin gösterildiği, kararın şüpheliye 11.01.2020 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek tedbirin infazı için 07.02.2020 tarihinde Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
B. Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce infaz işlemlerine başlanıldığı, 17.02.2020 tarihli ve 2020/736 DS sayılı çağrı yazısının usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesinden sonra şüphelinin müdürlüğe başvurduğu, 03.03.2020 tarihinde Yükümlü Ön Bilgilendirme Formu imzalatılarak aynı tarihte Sağlık Bilimleri Üniversitesi Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesine (Amatem) sevk edildiği, hastanenin 22.04.2020 tarihli raporunda 24.03.2020 ve 07.04.2020 tarihli randevularına gelmemesi nedeniyle tedaviye uyumsuz olduğunun bildirilmesi üzerine uyarılmasına karar verildiği, uyarı yazısının 10.06.2020 tarihinde müdürlükte elden tebliğ edildiği, aynı tarihte yeniden hastaneye sevkedildiği, hastanenin 28.07.2020 tarihli raporunda tedavisine gerek olmadığının bildirilmesi üzerine Rehberlik ve İyileştirme Program Takvimi düzenlendiği, proğrama göre 21.08.2020 tarihli birinci bireysel görüşmesine katıldığı, 11.09.2020 tarihli ikinci bireysel görüşmesine katılmadığı, müdürlükçe mazereti kabul edilerek ihlal işlemi yapılmadığı, 02.11.2020 tarihli dördüncü vaka sorumlusu görüşmesine katılmasına rağmen aynı gün 02.11.2020 tarihli grup/seminer çalışmasına katılmadığı, 02.11.2020 tarihinde mazeret dilekçesi verdiği, İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonunun 04.11.2020 tarihli kararıyla mazeretin reddine, yükümlülüklere uymamakta ısrar ettiğinden dosyanın kapatılmasına karar verilerek 09.11.2020 tarihinde Bursa Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, kapatma kararının da şüpheliye bizzat tebliğ edildiği,
C. Erteleme kararının kaldırılarak Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 21.01.2021 tarihli ve 2019/74543 Soruşturma, 2021/2503 Esas, 2021/1946 sayılı iddianamesi ile Bursa 29. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,

D. Bursa 29. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 26.10.2021 tarihli ve 2021/99 Esas, 2021/720 Karar sayılı kararı ile, kapatma kararının şüpheliye tebliğ edilmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 03.11.2021 tarihinde kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
E. 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrasında, "Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında ... beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir." ve dördüncü fıkrasında "Kişinin, erteleme süresi zarfında; 1. Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi,
2. Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması,
3. Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması hâlinde, hakkında kamu davası açılır." şeklindeki düzenlemelere ve Dairemizin istikrar kazanmış içtihatlarına göre;
6545 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra, fakat 10.11.2021 tarihli ve 31655 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin yürürlüğe girmesinden önce kapatılmış infaz dosyalarında;
Kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın kesinleşmesinden sonra denetimli serbestlik tedbirinin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmesi gerektiği,
Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce çıkarılan çağrı yazısının usulüne uygun tebliğinden sonra şüphelinin müdürlüğe başvurmaması halinde, uyarılı ikinci çağrı yazısının tebliğe çıkarılacağı, ikinci tebligatın usulüne uygun yapılması ve şüphelinin müdürlüğe başvurmaması üzerine infaz dosyasının kapatılacağı, bu durumda ısrar şartının gerçekleşmiş olacağı,
Şüphelinin çağrı yazısı tebliğinden sonra müdürlüğe başvurarak infaza başlanmasından sonra yükümlülük ihlalinde bulunması üzerine uyarılmasına karar verileceği, uyarı yazısının tebliğinden sonra müdürlüğe başvurmaması halinde yine ısrar şartı gerçekleşmiş olacağından infaz dosyasının kapatılacağı,
Şüphelinin çağrı yazısı tebliği üzerine müdürlüğe başvurarak infaza başlanmasından sonra, yükümlülük ihlalinde bulunması üzerine uyarılmasına karar verileceği, uyarı yazısının tebliğinden sonra şüphelinin
müdürlüğe gelerek program takvimi uyarınca belirlenen yükümlülüklerini bir veya birden fazla kez yerine getirmesinden sonra yeniden yükümlülük ihlalinde bulunması halinde; ısrar uyarısını içeren bir tebligat daha yapılması gerekeceği, ikinci uyarıdan sonra müdürlüğe gelmemesi veya gelip de yeniden yükümlülük ihlalinde bulunması halinde artık ısrar şartının gerçekleşeceği ve infaz dosyasının kapatılması gerekeceği,
Somut olayda; 03.03.2020 tarihinde tedavi ve denetimli serbestlik kararının infazında uyulması gereken kuralların şüpheliye tebliğ edilerek infazına başlanıldığı, şüphelinin denetimli serbestlik tedbiri kapsamında Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesine (Amatem) sevk edildiği, 24.03.2020 ve 07.04.2020 tarihlerindeki randevularına gitmemesi nedeniyle tedavi programına uyumsuz olduğunun bildirilmesi üzerine uyarı yazısının 10.06.2020 tarihinde tebliğ edildiği, Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne müracaat eden şüphelinin 10.06.2020 tarihinde yeniden Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesine (Amatem) sevk edildiği, hastanenin 28.07.2020 tarihli raporunda, tedavisine gerek olmadığının bildirilmesi üzerine, Rehberlik ve İyileştirme Program Takvimi düzenlendiği, proğrama göre 21.08.2020 tarihli birinci bireysel görüşmesine katıldığı, 11.09.2020 tarihli ikinci bireysel görüşmesine katılmadığı, müdürlükçe mazereti kabul edilerek ihlal işlemi yapılmadığı, 02.11.2020 tarihli dördüncü vaka sorumlusu görüşmesine katılmasına rağmen aynı gün 02.11.2020 tarihli grup/seminer çalışmasına katılmadığı, 02.11.2020 tarihinde mazeret dilekçesi verdiği, İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonunun 04.11.2020 tarihli kararıyla mazeretin reddine, yükümlülüklere uymamakta ısrar ettiğinden dosyanın kapatılmasına karar verilerek 09.11.2020 tarihinde Bursa Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, kapatma kararının da şüpheliye bizzat tebliğ edildiği, uyarı yazısının tebliğinden sonra şüphelinin müdürlüğe gelerek sevkedilmesi üzerine hastaneye başvurduğu, uyarılmasından sonra belirlenen yükümlülüklerini birden fazla kez yerine getirip daha sonra yeniden yükümlülük ihlalinde bulunduğu, bu durumda ısrar uyarısını içeren bir tebligat daha yapılması gerekeceği, ısrar şartının gerçekleşmediği belirlenmekle, mahkemenin "kapatma kararının sanığa tebliğ edilmediği" şeklindeki gerekçesi yerinde değil ise de "durma kararı" nın sonuç olarak Kanun'a uygun olduğu, ancak, ısrar uyarısını içeren bir tebligat daha yapılması gerekeceği, ısrar şartının gerçekleşmediği ve mahkemenin durma kararının gerekçesi dikkate alındığında, hukuka aykırılığın giderilebilmesi için "kamu davasının durmasına" ilişkin kararın gerekçe yönünden bozulmasına karar vermek gerekmiş, kanun yararına bozma istemi değişik gerekçeyle yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Bursa 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.10.2021 tarihli ve 2021/99 Esas, 2021/720 Karar sayılı kararının, gerekçe yönünden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.03.2024 tarihinde karar verildi.