10. Ceza Dairesi 2023/402 E. , 2024/15879 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/177 E., 2020/260 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Bergama 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 06.11.2020 tarihli ve 2020/177 Esas, 2020/260 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 14.11.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 01.11.2022 tarihli ve 2022/6877 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.12.2022 tarihli ve KYB-2022/139751 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.12.2022 tarihli ve KYB-2022/139751 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
" Şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, somut olayda, şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın kesin olarak verilerek şüpheliye tebliğ edilmediğinin anlaşılması karşısında, şüpheli hakkında verilen karar kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı ve dolayısı ile Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğü tarafından yapılan infaza ilişkin işlemlerin hukukî sonuç doğurmayacağı ayrıca şüpheliye anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığından kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, kamu davasının durmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine hükmedilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 31.07.2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Bergama Cumhuriyet Başsavcılığının 19.11.2019 tarihli ve 2019/4282 soruşturma, 2019/72 sayılı kararı ile; 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik ve tedavi tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına, dava açılmasının ertelenmesi kararı yönünden itiraz yolu kapalı ve kesin olmak üzere, yüklenen tedavi ve denetimli serbestlik kararı yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde Bergama Sulh Ceza Hakimliği nezdinde itirazı kabil olmak üzere karar verildiği, kararın şüpheliye 28.11.2019 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, tedbirin infazı için 20.11.2019 tarihinde Bergama Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
B. Bergama Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 22.11.2019 tarihli ve 2019/362 DS sayılı çağrı yazısının tebliği üzerine şüphelinin 10 günlük süreden sonra 10.12.2019 tarihinde müdürlüğe başvurduğu, uyarılmasına karar verildiği, 10.12.2019 tarihinde hastaneye sevkedildiği, Hastanenin 03.06.2020 tarihli raporunda, tedavinin gereklerine uygun davranmaması, uyuşturucu madde kullanımına devam etmesi nedeniyle tedavi programına uyumsuz olduğunun bildirilmesi üzerine, İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonunun 10.06.2020 tarihli kararıyla, erteleme süresi zarfında uyuşturucu madde kullandığı gerekçesiyle dosyanın kapatılmasına karar verilerek 11.06.2020 tarihinde Bergama Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği,
C. Erteleme kararının kaldırılarak Bergama Cumhuriyet Başsavcılığının 17.06.2020 tarihli ve 2019/4282 Soruşturma, 2020/674 Esas, 2020/518 sayılı iddianamesi ile Bergama 1.Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
D. Şüpheli hakkında, 24.03.2020 ve 14.05.2020 tarihli suçlar nedeniyle Bergama Cumhuriyet Başsavcılığının 21.10.2020 tarihli ve 2020/1235 Soruşturma, 2020/1159 Esas, 2020/857 sayılı iddianamesi ile Bergama 1.Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan açılan kamu davasının Bergama 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 04.11.2020 tarihli ve 2020/312 Esas, 2020/254 Karar sayılı birleştirme kararı ile davanın 2020/177 Esas sayılı dava ile birleştirilmesine karar verildiği,
E. Bergama 1.Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 06.11.2020 tarihli ve 2020/177 Esas, 2020/260 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 14.11.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
F. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararla birlikte verilebilecek olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik herhangi bir kanun
yolu öngörülmemiş ise de; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik 191 inci maddenin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda sanığa, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, ayrıca 17.10.2019 tarihli 7188 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 171 inci maddesinin ikinci fıkrasında "Suçtan zarar gören veya şüpheli, bu karara 173 üncü madde hükümlerine göre itiraz edebilir." şeklindeki değişiklik de dikkate alındığında, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, sanık hakkında Bergama Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 19.11.2019 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine, bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar her ne kadar şüpheliye tebliğ edilmiş ise de, kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği, sanığa anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, bu nedenle kararın kesinleşmediği anlaşıldığından; mahkemesince kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak infazın sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Bergama 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 06.11.2020 tarihli ve 2020/177 Esas, 2020/260 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin
yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!