WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 10. CEZA DAİRESİ

A- A A+

10. Ceza Dairesi         2023/23316 E.  ,  2024/17986 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/145 E., 2023/75 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma ilâmı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığınca 28.10.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir.
B. Sanığın, kendisine yüklenen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine, Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.12.2014 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
C. Sakarya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.06.2015 tarihli ve 2014/1220 Esas, 2015/755 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
D. Kararın sanık tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 04.02.2020 tarihli 2019/4337 Esas, 2020/641 Karar sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
E. Bozmaya uyularak, Sakarya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.07.2020 tarihli ve 2020/221 Esas, 2020/375 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, yargılamanın durması ile karar kesinleştiğinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının infazının devamı için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulmasına karar verilmiştir. Karar 08.09.2020 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir.
F. Sanık hakkında, durma kararı üzerine, 5237 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığınca yeniden 20.10.2020 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir. Erteleme karar içeriğinde 28.10.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında belirtilen denetimli serbestlik tedbirinin ve erteleme süresinin kaldığı yerden devamına karar verildiği belirtilmiştir.
G. Sanığın, kendisine yüklenen denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar ettiğinin bildirilmesi üzerine, Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.02.2022

tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi ile 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle mükerrer kamu davası açılmıştır.
H. Sakarya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık kararı temyiz ettiğini belirtmiştir.
III. GEREKÇE
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;
Dairemizin yukarıda anılan bozma ilamına uyularak, Sakarya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.07.2020 tarihli ve 2020/221 Esas, 2020/375 Karar sayılı kararı ile verilen durma kararının gereği olarak yeni bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeksizin sadece sanığa kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı 15 gün içinde Sulh Ceza Hâkimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte kararın yeniden tebliğ edilmesine ilişkin tebligat eksikliği giderilerek, 28.10.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun kesinleştirilmesini müteakip erteleme kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazının devamına karar verilip, ihlali halinde Sakarya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/221 Esas sayılı dosyasına bildirimde bulunulması ile yetinilmesi gerekirken; sanık hakkında ikinci kez 20.10.2020 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği ve tebliğe çıkarıldığı, sanığın, kendisine yüklenen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar ettiğinin bildirilmesi üzerine ikinci kez 10.02.2022 tarihinde düzenlenen iddianame ile Sakarya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/145 Esas sayılı dosyası üzerinden mükerrer kamu davası açıldığı, aynı eylemin daha önce Yargıtay incelemesinden geçmiş olması nedeniyle Dairemizin görevli olduğu anlaşılmakla,
Somut olayda, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği şeklindeki amir hükme aykırı olarak, 28.10.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararındaki 15 gün içinde Sulh Ceza Hâkimliğine itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin tebligat eksikliği giderilmeksizin, durma kararına istinaden aynı eylem nedeniyle ikinci kez 20.10.2020 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise de, bu kararın tebliğinin sanığın doğrudan MERNİS adresine çıkarılarak

7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği muhtara teslim edildiği, tebligatın usulsüz olması nedeniyle bu kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının da kesinleşmediği, durma kararının kesinleştiği 22.10.2020 tarihinden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmaması nedeniyle Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce ihlal nedeniyle dosyanın kapatıldığı 31.01.2022 tarihi arasında duran süre eklendiğinde, Dairemizin inceleme tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin de dolmadığı görülerek yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrasında yer alan, “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” şeklindeki düzenleme gereğince aynı eylemden dolayı sanık hakkında mükerrer kamu davası açılmış olması nedeniyle, durma kararı verilen dosya ile incelenen dosyanın birleştirilip kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun kesinleşip kesinleşmediğinin ve ihlalin gerçekleşip gerçekleşmediğinin birleşen dosya üzerinden tartışılması, sanığın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) sisteminde görülen birden fazla kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan Mahkeme ve Cumhuriyet Başsavcılıkları nezdinde açık ve kapalı dosyalarının bulunduğu gözetilerek, UYAP üzerinden yapılan araştırma kayıtları da denetime olanak verecek şekilde dosya arasına alınıp, gerektiğinde Cumhuriyet Başsavcılığından da başkaca kayıt bulunup bulunmadığı da sorularak, dosya ve soruşturma kayıtlarının akıbeti araştırılıp, aslı veya onaylı örneklerinin getirtilip incelenen dosya arasına konulması ve Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 13.09.2023 tarihli ve 2021/303 Esas, 2023/7673 Karar sayılı kararında da açıklanan ölçütlere göre, tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi, 10.02.2022 tarihli iddianame ile açılan kamu davası yönünden ise mükerrer kamu davası açılmış olması nedeniyle ayrı hüküm kurularak davanın reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında mükerrer açılan kamu davası üzerinden yargılamaya devam ederek mahkûmiyet kararı verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Sakarya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, diğer yönleri incelenmeksizin, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.04.2024 tarihinde karar verildi.