10. Ceza Dairesi 2023/23309 E. , 2024/699 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1410 E., 2020/244 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
İTİRAZA KONU KARAR: Esastan ret
İTİRAZ EDEN: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Dairemizin, 23.11.2022 tarihli ve 2022/11319 Esas, 2022/12251 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.12.2023 tarihli ve KD - 2023/117736 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava
dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.02.2019 tarihli ve 2017/182 Esas, 2019/91 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 10 yıl hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 27.02.2020 tarihli ve 2019/1410 Esas, 2020/244 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık eleştirilerek, hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 08.06.2021 tarihli ve 2019/1410 Esas, 2020/244 Karar sayılı kararı ile "...27.02.2020 tarihli kararın sanık müdafi olarak Av....'ya usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, temyiz talebinde bulunulmadığından kararın 01.07.2020 tarihinde kesinleştirilerek dosyanın ilk derece mahkemesine gönderildiği ve 08.07.2020 tarihinde ilamın infaza gönderildiği tespit edilmekle, sanığın yasal süresi geçtikten sonra temyiz talebinde bulunduğu.." gerekçesiyle temyiz isteğinin reddine karar verilmiştir.
D. Dairemizin 23.11.2022 tarihli ve 2022/11319 Esas, 2022/12251 Karar sayılı kararı ile "16.03.2020 tarihinde sanık müdafiine tebliğ edilen hükmün, 5271 sayılı CMK'nın 291/1. maddesinde öngörülen on beş günlük yasal süresinden sonra 18/05/2021 tarihinde sanık tarafından temyiz edildiği anlaşıldığından, sanığın temyiz isteminin CMK’nın 298. maddesi uyarınca reddine ilişkin 08.06.2021 tarihli ek karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan ek karara yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin CMK'nın 302/1. maddesi gereğince esastan reddine," karar verilmiştir.
II. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, hükümlü hakkında kurulan hükümde;
"1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.02.2022 gün ve 2019/16-573 Esas-2022/119 Karar sayılı Kararında açıklandığı üzere özetle;“...Öte yandan"Müdafi”, “vekilden” farklı olarak şüphelinin/sanığın temsilcisi değil, ondan bağımsız ayrı bir ceza muhakemesi organı/öznesidir. Ceza muhakemesinde müdafi savunduğu kişiyi temsil etmemekte, kamusal bir yargılama makamı olarak kişinin savunmasına destek sağlamaktadır. Buna göre şüpheli/sanık ile müdafi ilişkisinin temsil kavramıyla açıklanması olanaklı değildir. Buradaki ilişki temsil ilişkisi olmayıp, işleyişi kamu hukuku kurallarıyla düzenlenmiş bağımsız bir görev ilişkisidir. Ceza yargılamasında adil yargılanma hakkının bir parçası olarak etkin başvuru yolu, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'nin (İHAS) 13. maddesi ve CMK'nın 34. maddesinin ikinci fıkrası, Tebligat Kanunu'nun 11. maddesinin son cümlesi ile CMK'nın 35. maddesinin 2. fıkrasındaki düzenlemeler ve müdafi ile vekil arasındaki farklılıklar da gözetildiğinde; sanığın ve müdafisinin yokluğunda verilen hükmün müdafiden başka, kamu davasının tarafı, süjesi, cezanın sorumlusu kısacası ilgilisi olan sanığa da ayrıca tebliğ edilmesi gerekmektedir. Burada yapılan tebliğin, kararın içeriği hakkında bilgi sahibi olmayı ve müdafinin kusurlu davranışı ile kanun yolu başvuru süresini geçirmiş olması hâlinde eski hâle getirme imkânının bulunup bulunmadığının incelenerek koşullarının bulunması hâlinde eski hâle getirme talebinde bulunma imkânı amacı taşıdığından kanun yollarına başvuru süresinin müdafiye yapılan tebligat ile başladığının kabul edilmesi gerektiğine, sonuç olarak müdafi ile vekil arasındaki farklılıklar da gözetildiğinde, sanığın ve müdafiin yokluğunda verilen hükmün müdafiden başka, kamu davasının tarafı, süjesi ve cezanın sorumlusu olan sanığa da ayrıca tebliği Tebligat Kanunu'nun 11. maddesine aykırı olmadığı gibi tam tersine hukuken geçerli ve yapılması zorunlu bir işlem olduğuna karar vermiştir.
Buna göre sanığın 18.05.2021 tarihinde cezaevinde bulunduğu sırada tutukluluğun sonlandırılıp anılan kararın infazına başlanması sureti ile öğrendiği karara karşı temyiz talebinde bulunduğu 18/05/2021 tarihli dilekçesinin öğrenme ile süresinde olduğu, bu nedenle istinaf dairesinin 08.06.2021 tarihli ek kararının kaldırılarak temyiz isteminin kabulü ile dosyanın esastan incelenmesi gerektiği değerlendirilmiş ve açıklanan nedenlerle Yüksek Daire kararına karşı sanık ... lehine 5271 sayılı Kanun’un 308. maddesi uyarınca itiraz olağanüstü kanun yoluna başvurulmuştur.
2. Dosyanın esastan yapılan incelemesinde ise, müdafinin yanında ayrıca istinaf isteminde bulunan sanığın istinaf başvurusunun, Bölge Adliye Mahkemesince incelemeye esas alınmadan karar verilmesinin kanun yolu başvuru hakkını ortadan kaldıran bir hukuka aykırılık oluşturduğu ve savunma hakkınıı kısıtladığı, " talebine ilişkindir.
III. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
3. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
IV. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Olay, yakalama, arama ve el koyma tutanağı, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; hakkında uyuşturucu madde ticareti yaptığı yönünde bilgiler bulunan sanığın, ikametinin müştemilat kısmında ve arkadaşları ile kaldığı apart odasında ele geçirilen esrarı ticaret amacıyla bulundurduğu gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. GEREKÇE
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 27.02.2020 tarihli "istinaf başvurusunun esastan reddine" dair kararının sanığa tebliğ edilmediği, sanık müdafiine tebliğ edilen hükmün süresinde temyiz edilmediği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.02.2022 gün ve 2019/16-573 Esas 2022/119 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere kararın ayrıca sanığa da tebliğ edilmesinin gerektiği, sanığın 18.05.2021 tarihinde ceza infaz kurmunda bulunduğu sırada tutukluluğun sonlandırılıp anılan kararın infazına başlanması sureti ile kararı öğrendiği, karara karşı temyiz talebinde bulunduğu, sanığın 18.05.2021 tarihli dilekçesinin bu nedenle öğrenme ile süresinde olduğu anlaşılmakla; İstinaf Dairesinin 08.06.2021 tarihli ek kararının kaldırılması ile yapılan incelemede;
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esasını incelediği anlaşıldığından itiraz yazısındaki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
VI. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemizin 23.11.2022 tarihli ve 2022/11319 Esas, 2022/12251 Karar sayılı ret ilâmının KALDIRILMASINA,
3. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 27.02.2020 tarihli ve 2019/1410 Esas, 2020/244 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince belirtilen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.01.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!