WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

YARGITAY 10. CEZA DAİRESİ

A- A A+

10. Ceza Dairesi         2023/22178 E.  ,  2024/562 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/343 E., 2021/190 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi

Dairemizin, 20.09.2023 tarihli ve 2021/17701 Esas, 2023/7898 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.12.2023 tarihli ve KD - 2023/119605 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, "sanık hakkında kurulan hükümde Yargıtay 10. Ceza Dairesinin benzer şekilde gerçekleşen ve dairenin 21.03.2023 tarih ve 2021/15803 Esas 2023/2480 Karar sayılı kararına konu olayda "... Sanığın aşamalardaki savunmalarında uyuşturucu madde satmadığını beyan etmesi karşısında; gizli soruşturmacıların sanıktan uyuşturucu alımı yaptıklarına dair dosyada ayrı bir olay tutanağının ve sanık ile gizli soruşturmacı arasında geçen konuşmalara ilişkin tutanağın bulunmadığı anlaşılmakla; olay tutanağı varsa getirtilmesi, ayrıca gizli soruşturmacı ile sanık arasında geçen konuşmaların tutanak haline getirilerek duruşmada okunması, gizli soruşturmacıların suça azmettirmeden veya teşvik etmeden elde ettikleri delillerin hukuka uygun olacağı gözetilerek tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tespit edilmesi gerektiği nedeniyle hukuka aykırı görülmüştür...." gerekçesi ile yerel mahkemenin hükmünün bozulmasına karar verilmiştir. Benzer şekilde bu hükmün de bozulmasına karar vermek gerekirken onanması usul ve yasalara aykırıdır gerekçesiyle onama ilamının kaldırılmasına ve sanığın temyiz isteminin kabulü ile verilen mahkûmiyet hükmünün bozulması, itiraz yerinde görülmediği takdirde, 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca bir karar verilmek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi" talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Sanığın, olay günü alıcı görüntüsüyle yanına giden görevlilere uyuşturucu maddeyi para karşılığında sattığı gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
Her ne kadar Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından dosya içerisinde olay tutanağı bulunmadığı gerekçesiyle itiraz edilmiş ise de 20.10.2020 tarihli gizli soruşturmacı alım tutanağı içeriğinin aynı zamanda olay tutanağı şeklinde düzenlendiği, ancak tutanak içeriğinde de gizle soruşturmacıların sanıkla irtibata geçerek sanığa uyuşturucu madde olup olmadığını sordukları görülmekle;
Gizli soruşturmacı, adli kolluk görevlisi de olsa, delil toplama faaliyetlerini 5271 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinin (e) bendi ve 161 inci maddesinin ikinci fıkrasına uygun bir biçimde gerçekleştirmesi halinde ele geçirilen deliller hükme esas alınabilecek olup, görevlilerin kışkırtıcı ajan sayılabilecek şekilde faili suç işlemeye teşvik ettiği hallerde ele geçirilen deliller hükme esas alınamayacaktır.

Somut olayda, olay günü gizli soruşturmacıların sanığın yanına giderek uyuşturucu madde almak istediklerini söylemeleri üzerine sanığın kendisinde metamfetamin olduğunu söylediği, akabinde
uyuşturucu ticareti suçunun gerçekleştiğinin 20.10.2020 tarihli gizli soruşturmacı alım tutanağı, görüntü kayıtları ve tutanak mümzii gizli soruşturmacıların beyanlarından da sabit olması karşısında, soruşturma yapan gizli soruşturmacıların suç teşkil eden fiili yalnız pasif davranışlarla izleyip tespit etmek yerine, delil üretmek ve soruşturma başlatmak için kişiyi başka türlü işlemeyeceği bir suçu işlemeye sevk etme yönünde davranışlar sergilemiş oldukları, bunun da gizli soruşturmacı sınırlarını aştığı, kışkırtıcı ajan gibi hareket ederek faili suça teşvik etmiş olduklarının anlaşılması karşısında, sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür. Bu farklı gerekçeyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.

III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemizin, 20.09.2023 tarihli ve 2021/17701 Esas, 2023/7898 Karar sayılı esastan ret ile onama ilâmının KALDIRILMASINA,
3. Sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 12.07.2021 tarihli ve 2021/1477 Esas, 2021/1338 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Bozma nedenine göre sanığın SALIVERİLMESİNE, başka bir suçtan hükümlü ya da tutuklu bulunmadığı takdirde salıverilmesinin sağlanması için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.01.2024 tarihinde karar verildi.