10. Ceza Dairesi 2023/18949 E. , 2024/17987 K.
"İçtihat Metni"
...
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/272 E., 2023/365 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kanun yararına bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Alanya Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.10.2013 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ile 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. Alanya (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin, 30.01.2014 tarihli ve 2013/769 Esas, 2014/213 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, karar tarihinde yürülükte olan 5237 sayılı Kanun'un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile birlikte aynı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmolunmuştur. Kararın itiraz edilmeksizin 17.02.2014 tarihinde kesinleşmesi üzerine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmiştir.
C. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranarak infazını tamamladığının bildirilmesi üzerine, cezanın infaz edilmiş sayılması nedeniyle sadece yerine getirme fişi düzenlenmesi yeterli iken, Mahkemece dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Alanya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.06.2015 tarihli ve 2013/148 Esas, 2014/594 Karar sayılı ek kararı ile kamu davasının düşmesine karar verilmiştir. Ek karar itiraz edilmeksizin 17.06.2015 tarihinde kesinleşmiştir.
D. Dairemizin 01.06.2017 tarihli ve 2016/2916 Esas, 2017/2270 Karar sayılı kararı ile 01.06.2015 tarihli ek kararın 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca kanun yararına bozulmasına karar verilmiştir.
E. Bozmaya uyularak, yapılan yargılama sonucunda, Alanya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.03.2018 tarihli ve 2017/620 Esas, 2018/160 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan karar tarihinde yürürlükte olan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca hükmedilen 10 ay hapis cezasının, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası ve sekizinci fıkraları uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanığın beş yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiştir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, 06.04.2018 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir.
F. Sanığın denetim süresi içinde 23.12.2020 tarihinde işlediği nitelikli hırsızlık suçundan Kahramanmaraş 7. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 2021/56 Esas, 2021/113 Karar sayılı mahkûmiyet kararının
23.05.2022 tarihinde kesinleştiğinin ihbar olunması üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Mahkemenin yukarıda belirtilen kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hüküm açıklanarak, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun'un 62 nci maddesi, 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılması ile hak yoksunluğuna hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri özetle; cezanın haksız olduğuna, artık uyuşturucu madde kullanmadığına, somut delil bulunmadığına, ihbar yazısındaki aleyhe hususları kabul etmediğine, kararın bozulmasını talep ettiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Dairemizin 01.06.2017 tarihli ve 2016/2916 Esas, 2017/2270 Karar sayılı kanun yararına bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda sanığın incelemeye konu bu suçu daha önce işlediği başka davaya konu olan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemediğinin anlaşılması karşısında, suç tarihinde yürürlükte olan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi ile hüküm tarihinden önce 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi hükümlerinin ayrı ayrı değerlendirilip karşılaştırma ve somutlaştırma yapılması, sonucuna göre lehe Kanun’un tespit edilerek sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, belirtilen nitelikte karşılaştırma yapılmadan ve 31.07.2013 tarihli bu suç nedeniyle 30.01.2014 tarihli kararla hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmış olan sanığın, kendisine yüklenen yükümlülüklere uyarak tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının infazını tamamlamış olduğu gözetilerek sanık lehine olan 5237 sayılı Kanun'un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin yedinci fıkrasında yer alan "Kişinin mahkûm olduğu ceza, tedavinin ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde, infaz edilmiş sayılır; aksi takdirde, derhal infaz edilir." hükmü gereği cezanın infaz edilmiş sayılmasına karar verilmesi yerine sanık aleyhine olacak şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Alanya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği,
Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!