WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

YARGITAY 10. CEZA DAIRESI

A- A A+

10. Ceza Dairesi         2023/17455 E.  ,  2025/4357 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/298 E., 2016/719 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Adana 11. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezasına karar verildiği ve hükmün, temyiz edilmeksizin 26.05.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 20.09.2023 tarihli ve 2023/9886 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.10.2023 tarihli ve KYB-2023/103355 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.10.2023 tarihli ve KYB-2023/103355 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23/12/2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı ve aynı Dairenin 05/10/2020 tarihli ve 2020/3684 esas, 2020/4900 karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı nazara alındığında;
Şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 07/12/2015 tarihli karar her ne kadar sanığa 14/12/2015 tarihinde tebliğ edilmiş ise de, söz konusu kararda itiraz yoluna başvuru süresinin gösterilmemesi ve usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi de yapılmaması nedeniyle söz konusu karar kesinleşmediğinden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı ve bu sebeple kovuşturma şartının gerçekleşmediği gözetilmeden, kamu davasının durması yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 22.07.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 07.11.2014 tarihli ve 2014/54958 Soruşturma, 2014/830 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da
uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, erteleme karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yolu süre ve merciinin gösterilmediği tedbirin infazı için kararın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
B. Şüphelinin, kendisine yüklenen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere çağrıya uymayarak uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 02.04.2015 tarihli ve 2015/20516 (28) Soruşturma, 2015/8546 Esas, 2015/6838 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,
C. Adana 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.11.2015 tarihli ve 2015/300 Esas, 2015/659 Karar sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğ edilmemesi nedeniyle "karar verilmesine yer olmadığına" karar verildiği ve aynı kararda erteleme kararının gereği için Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verildiği, kararın 11.11.2015 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştirildiği,
D. Durma kararı yerine karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmiş ise de; şüpheli hakkında, 22.07.2014 tarihli aynı eylem için, Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 07.12.2015 tarihli ve 2015/72602 (28) Soruşturma, 2015/2334 sayılı kararı ile; ikinci kez 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda aynı eylem nedeniyle verilen önceki erteleme kararına ve Adana 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.11.2015 tarihli karar verilmesine yer olmadığına dair kararına atıf yapıldığı ancak, erteleme karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yolu süre ve merciinin gösterilmediği ve tedbirin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
E. Şüphelinin, kendisine yüklenen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar ettiğinin bildirilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 23.02.2016 tarihli ve 2015/72602(28) Soruşturma, 2016/4664 Esas, 2016/3789 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,
F. Adana 11. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 12.05.2016 tarihli ve 2016/298 Esas, 2016/719 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 53. maddeleri uyarınca 2
yıl hapis cezasına karar verildiği ve hükmün, temyiz edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
G. Dosya kapsamına göre;
Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik TCK'nın 191.maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda sanığa, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı,
Sanık hakkında Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 07.12.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar şüpheliye usûlüne uygun tebliğ edilmediği gibi, erteleme karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yolu başvuru süre ve merciinin gösterilmediği, Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2. ve 5271 sayılı CMK'nın 171., 172. ve 173. maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararda kanun yolu başvuru süre ve merciinin gösterilmemesi nedeniyle erteleme kararının usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usûlsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, kararın kesinleşmemesi nedeniyle beş yıllık erteleme süresi işlemeye başlamadığından yükümlülük ihlâlinden söz edilemeyeceği anlaşıldığından;
Mahkemesince; açılan kamu davası hakkında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin
kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı ise de;
Adana 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.11.2015 tarihli ve 2015/300 Esas, 2015/659 Karar sayılı kararı ile verilen karar verilmesine yer olmadığı kararının gereği olarak yeni bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeksizin sadece tebligat eksikliği giderilerek 07.11.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun kesinleştirilmesini müteakip erteleme kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazının devamına karar verilip, ihlali halinde Adana 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.11.2015 tarihli ve 2015/300 Esas, 2015/659 Karar sayılı dosyasına bildirimde bulunulması ile yetinilmesi gerektiği, “karar verilmesine yer olmadığı kararı” nın, davayı sonlandıran nihai bir hüküm olmadığı ve yargılamanın bu dosya üzerinden yürütülmesi gerektiği, bu kapsamda 23.02.2016 tarihli mükerrer iddianame ile Adana 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/298 Esas sayılı dosyası üzerinden açılan kamu davasının, Adana 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.11.2015 tarihli ve 2015/300 Esas, 2015/659 Karar sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine, yargılamaya söz konusu birleştirme önerisi "ihbar" kabul edilerek, 03.11.2015 tarihli karar verilmesine yer olmadığı kararına esas dava dosyası yeni esasa kaydedilerek devam edilmesine ve kovuşturma şartının ve ihlalin gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilmesine karar verilmesi gerekmekte olup, bu kapsamda;
5271 sayılı CMK'nın 223/7. maddesinde yer alan, “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” şeklindeki düzenleme gereğince aynı eylemden dolayı sanık hakkında mükerrer dava açılmış olması nedeniyle, incelenen dosya ile Adana 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.11.2015 tarihli ve 2015/300 Esas, 2015/659 Karar sayılı dosyasının birleştirilip, usulüne uygun olarak verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunup bulunmadığı ve ihlalin gerçekleşip gerçekleşmediğinin birleşen dosya üzerinden tartışılması, sanığın UYAP sisteminde görülen birden fazla kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan Mahkeme ve Cumhuriyet Başsavcılıkları nezdinde açık ve kapalı dosyalarının bulunduğu gözetilerek, UYAP üzerinden yapılan araştırma kayıtları da denetime olanak verecek şekilde dosya arasına alınıp, gerektiğinde Cumhuriyet Başsavcılığından da başkaca kayıt bulunup bulunmadığı da sorularak, dosya ve soruşturma kayıtlarının akıbeti araştırılıp, aslı veya onaylı örneklerinin getirtilip dosya arasına konulması ve tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi, mükerrer dava olup olmadığı belirlenerek eylemlerin tek suç, ihlâl, zincirleme suç veya bağımsız suç olup olmadığının ve sanığın
hukuki durumunun buna göre belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. Adana 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.05.2016 tarihli ve 2016/298 Esas, 2016/719 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.04.2025 tarihinde karar verildi.