10. Ceza Dairesi 2023/17408 E. , 2025/4546 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2006/911 E., 2006/988 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARARLAR : 1. Mahkûmiyet ve tedavi/denetimli serbestlik tedbiri
2. Kamu davasının düşmesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
İzmir 4. Sulh Ceza Mahkemesinin, 20.12.2006 tarihli ve 2006/911 Esas, 2006/988 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi ve 62/1. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, ayrıca aynı Kanun’un 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, hükmün, temyiz edilmeksizin 28.12.2006 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Karşıyaka Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazının tamamlandığının bildirilmesi üzerine, İzmir (Kapatılan) 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 14.10.2020 tarihli ve 2006/911 Esas, 2006/988 Karar sayılı ek kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesi gereğince kamu davasının düşmesine karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 23.10.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 18.08.2023 tarihli ve 2021/25625 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.09.2023 tarihli ve KYB-2023/94342 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.09.2023 tarihli ve KYB-2023/94342 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"1-İzmir 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 20.12.2006 tarihli ve 2006/911 esas, 2006/988 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, İzmir Kriminal Polis Laboratuvarının 11.08.2006 tarihli ve 2006/3674 sayılı ekspertiz raporunda, suç tarihinde sanığın üzerinde ele geçirilen iki adet tabletin kasılmayı önleyici (antikonvülsan) ve antiepileptik etkiye sahip, kötüye kullanımı halinde alışkanlık ve bağımlılığa yol açabilen "clonazepam" aktif maddesini ihtiva eden ve eczanelerde yeşil reçete ile satılan "Rivotril" adlı ilaç olduğu, aktif maddesi itibariyle 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanun’un kapsamı dışında kaldığının belirtildiği, "clonazepam" aktif maddesinin 5237 sayılı Kanun'un 188/6. maddesinde öngörülen suç saklı kalmak üzere "kullanmak amacı ile bulundurulmasının" suç oluşturmayacağı ve sanığın uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle de saptanamadığı gözetilmeden, sanığın yasal unsurları oluşmayan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde,
2-İzmir 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 14.10.2020 tarihli ve 2006/911 esas, 2006/988 sayılı ek kararı yönünden yapılan incelemede;
Her ne kadar İzmir 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 14.10.2020 tarihli ek kararıyla, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik kararına uyduğu programı tamamladığı ve 1 yıllık denetim süresini de 21.03.2008 tarihinde tamamladığından bahisle, kamu davasının düşürülmesine karar verilmiş ise de, 5237 sayılı
Kanun’un 191/2. maddesi gereğince cezaya hükmedildikten sonra denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesine karar verilen sanık hakkında 191/7. maddesi uyarınca, sanığın denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde mahkûm olduğu cezanın infaz edilmiş sayılacağı ve Cumhuriyet savcılığınca sadece yerine getirme fişi tanzim edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
İsabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 27.07.2006 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 02.11.2006 tarihli ve 2006/57475 Soruşturma, 2006/24003 Esas, 2006/5855 sayılı iddianamesi ile İzmir 4. Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
B. Yapılan yargılama sonucunda, İzmir 4. Sulh Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 20.12.2006 tarihli ve 2006/911 Esas, 2006/988 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK’nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın kesinleşmesinin ardından tedbirin infazı için Karşıyaka Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
C. Karşıyaka Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce tedbirin infazının tamamlandığının bildirilmesi üzerine, İzmir (Kapatılan) 4. Sulh Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 14.10.2020 tarihli ve 2006/911 Esas, 2006/988 Karar sayılı ek kararı ile, denetimli serbestlik tedbirinin gereklerini yerine getirdiği gerekçesiyle 5237 sayılı TCK'nın 191/5.maddesi gereğince kamu davasının düşürülmesine karar verildiği,
Anlaşılmıştır.
D. Dosya kapsamına göre;
1.İzmir 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 20.12.2006 tarihli ve 2006/911 Esas, 2006/988 Karar sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;
İzmir Kriminal Polis Laboratuvarının 11.08.2006 tarihli ve 2006/3674 sayılı ekspertiz raporunda, suç tarihinde sanığın üzerinde ele geçirilen iki adet tabletin kasılmayı önleyici (antikonvülsan) ve antiepileptik etkiye sahip, kötüye kullanımı halinde alışkanlık ve bağımlılığa yol açabilen "clonazepam" aktif maddesini ihtiva eden ve eczanelerde yeşil reçete ile satılan "Rivotril" adlı ilaç olduğu, aktif maddesi itibariyle 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanun’un kapsamı dışında kaldığının belirtildiği, "clonazepam" aktif maddesinin 5237 sayılı TCK'nın 188/6. maddesinde öngörülen suç saklı kalmak üzere "kullanmak amacı ile bulundurulmasının" suç oluşturmayacağı ve sanığın uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle de saptanamadığı gözetilmeden, sanığın yasal unsurları oluşmayan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi kanuna aykırı olup, bu hususun mahkemenin takdiri ve delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmesi durumunu aşan mutlak hukuka aykırılık niteliğinde olduğu anlaşıldığından, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi;
"Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay Ceza Dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
2. İzmir 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 14.10.2020 tarihli ve 2006/911 Esas, 2006/988 Karar sayılı ek kararı yönünden yapılan incelemede;
Her ne kadar İzmir 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 14.10.2020 tarihli ek kararıyla, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik kararına uyduğu, programı tamamladığı ve 1 yıllık denetim süresini de 21.03.2008 tarihinde tamamladığından bahisle, kamu davasının düşmesine karar verilmiş ise de, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi gereğince, cezaya hükmedildikten sonra denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesine karar verilen sanık hakkında 191/7. maddesi uyarınca, sanığın denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde mahkûm olduğu cezanın infaz edilmiş sayılacağı ve Cumhuriyet Savcılığınca sadece yerine getirme fişi tanzim edilmesi gerektiği gözetilmeden, düşme kararı verilmesi Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde ise de; asıl kararın kanun yararına bozularak Dairemiz
tarafından beraat kararı verilmiş olması nedeniyle Mahkemesince "karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi gerekmektedir.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. İzmir 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 20.12.2006 tarihli ve 2006/911 Esas, 2006/988 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden;
Hüküm fıkrasının; "Sanığın üzerine atılı kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2. maddesinin (a) bendi uyarınca yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle BERAATİNE" şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine,
C. İzmir 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 14.10.2020 tarihli ve 2006/911 Esas, 2006/988 Karar sayılı ek kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.04.2025 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!