10. Ceza Dairesi 2023/17404 E. , 2025/4274 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/581 E., 2019/442 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Samsun 11. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1.maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca cezasının ertelenmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 27.06.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 18.08.2023 tarihli ve 2022/21130 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığının, 27.09.2023 tarihli ve KYB - 2023/93893 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.09.2023 tarihli ve KYB - 2023/93893 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Sanık hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda; sanığın 25.09.2014 tarihinde işlediği uyuşturucu madde kullanmak suçu sebebiyle Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 07.11.2014 tarihli 2014/36130 esas, 2014/296 sayılı kararıyla kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmesini müteakip aynı neviden suçu tekrar işlediğinden bahisle Büyükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığından bahisle 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca iş bu incelemeye konu 14.05.2018 tarihli suç nedeni ile doğrudan kamu davası açılarak sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de;
Dosya kapsamına göre, sanık hakkında 15.01.2020 tarihinde işlemiş olduğu aynı suç nedeniyle Büyükçekmece 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.10.2020 tarihli ve 2020/212 esas, 2020/438 sayılı kararı ile mahkumiyetine karar verildiği, anılan kararın istinaf edilmesi üzerine ise, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin 01/02/2022 tarihli ve 2020/4043 esas, 2022/254 sayılı kararında "...Sanığın 14/05/2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçunun, 25/09/2014 tarihli suç nedeni ile Büyükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/12/2016 tarih 2015/494 Esas 2016/1034 Karar sayılı ve 21/02/2017 kesinleşme tarihli ilamı ile verilen 6545 sayılı Kanun ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un 7/2. maddesi gereğince verilen zorunlu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali mahiyetinde olduğu, soruşturma ve kovuşturma konusu edilemeyeceği, düşme kararı verilmesi gerektiği halde mahkumiyet kararı verildiği belirlenmekle,..." şeklinde açıklamalara yer verildiği nazara alındığında, incelemeye konu 14/05/2018 tarihli eylemin daha önceden Büyükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.12.2016 tarihinde 6545 sayılı Kanunla değişik 5320 sayılı Kanun’un geçici 7/2. maddesi gereğince zorunlu olarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali niteliğinde olduğu, ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı cihetle, bu eylemlerden dolayı açılan kamu davasında düşme kararı verilip ihbarda bulunulması gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Samsun 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.05.2019 tarihli ve 2018/581 Esas, 2019/442 Karar sayılı kararının incelenmesinde:
1. Şüpheli hakkında, 14.05.2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Samsun Cumhuriyet Başsavcılığının 28.09.2018 tarihli ve 2018/30143 Soruşturma, 2018/8244 Esas, 2018/6332 sayılı iddianamesi ile Samsun 11. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı TCK'nın 191/6.maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı,
2. Yapılan yargılama sonucunda, Samsun 11. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 23.05.2019 tarihli ve 2018/581 Esas, 2019/442 Karar sayılı kararı ile, sanığın TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51/1.maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B. Dayanak Büyükçekmece 11.Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/494 Esas ve 2016/1034 Karar sayılı kararının incelenmesinde:
1. Şüpheli hakkında, 25.09.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle yapılan soruşturma sonunda, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 07.11.2014 tarihli ve 2014/36130 Soruşturma, 2014/296 Karar sayılı kararı ile; 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın, şüpheliye 14.11.2014 tarihinde tebliğ edilerek tedbirin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
2. Şüphelinin denetimli serbestlik tedbirine uymaması nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 12.05.2015 tarihli ve 2015/4888 Esas sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,
3. Büyükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.12.2016 tarihli ve 2015/494 Esas, 2016/1034 Karar sayılı kararı ile sanığın TCK'nın 191/1 ve 62/1.maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesi ve 5320
sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesi ve 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 21.02.2017 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
C. Dosyalar kapsamına göre;
28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesinde yer alan; "Bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 191.maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191.madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." amir hükmü ve 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki ve dokuzuncu fıkrasında yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, 5271 sayılı Kanun'un kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171. maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231. maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında ve herne kadar, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlâli nedeniyle açılan kamu davasında, 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2.maddesinin uygulanma imkanı bulunmasa da, Anayasanın belirlilik ve hukuki güvenlik ilkeleri çerçevesinde sanık lehine kanuna aykırı şekilde verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının hukuki değer taşıyacağı kabul edilerek;
Somut olayda, sanık hakkında daha önceden Büyükükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.12.2016 tarihli kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi ve 62. maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 21.02.2017 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmakla, kanuni zorunluluk üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının, Cumhuriyet savcılıkları tarafından verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararları ile benzer hukuki sonuçları doğuracağı, bu durumda, incelemeye konu suç tarihinin 14.05.2018 olması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlenmesi nedeniyle Cumhuriyet savcısı tarafından yeni bir soruşturmaya konu
edilmeyip hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını veren mahkemeye ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında ayrı bir soruşturma konusu yapılarak kamu davası açılması ve yargılama sonucunda mahkûmiyetine karar verilmesi kanuna aykırı olduğundan;
Sanığın 14.05.2018 tarihli eylemini, Büyükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesince verilen ve 21.02.2017 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali sayılabileceği, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle açılan kamu davasında mahkemesince, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca "düşme" kararı verilip açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması için ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
D. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi;
“Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.”
Şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
Mahkemesince "düşme" kararı verilip ihbarda bulunulması gerekmekte ise de; zaten ihbarda bulunulduğu ve hükmün açıklanmasına karar verildiği, kararın kesinleştiği gözetilerek yeniden ihbarda bulunulmayıp yalnızca düşme kararı verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. Samsun 11.Asliye Ceza Mahkemesinin 23.05.2019 tarihli ve 2018/581 Esas, 2019/442 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden;
Hüküm fıkrasının; "sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE" şeklinde değiştirilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.04.2025 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!