WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

YARGITAY 10. CEZA DAİRESİ

A- A A+

10. Ceza Dairesi         2023/17210 E.  ,  2024/571 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/241 E., 2023/293 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onaması

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin (5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesi ile görevli) 23.12.2009 tarihli ve 2007/595 Esas, 2009/369 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkraları, 62 nci maddesi, 52 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 11 yıl 3 ay hapis ve 2.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesinin kararının, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 16.06.2011 tarihli ve 2011/3274 Esas, 2011/5072 Karar sayılı kararı ile; "1- Anayasa'nın 141. maddesinin 3. fıkrası ile 5271 sayılı CMK’nın 34/1 ve 230. maddeleri gereğince hükmün gerekçe bölümünde, sanıkların lehindeki ve aleyhindeki delillerin belirtilmesi, tüm delillerin ayrı ayrı tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilenlerin belirlenmesi, hangi delile hangi nedenlerle üstünlük tanındığının belirtilmesi, delillerle ulaşılan kanıya göre sanıkların sabit kabul edilen fiilleri açıklanarak bunun nitelendirilmesi, sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının saptanması gerektiği gözetilmeden, yetersiz ve soyut gerekçe ile hüküm kurulması, 2- 08.08.2007 tarihli arama, yakalama, zapt etme ve savcı görüşme tutanağı içeriğinden farklı olarak sanık ... ile temyize gelmeyen sanık ...’ın aşamalardaki savunmalarında, olay tarihinde suç konusu uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği ... sokak 4 numaralı evde yakalanmadıklarını söylemiş olmaları dikkate alınarak, bahse konu tutanak düzenleyicilerinin tanık olarak dinlenilmesi, olayın nasıl meydana geldiği, sanıkların nerede yakalandığı ve suça konu uyuşturucu maddelerin evin hangi katında ne şekilde ele geçirildiği hususlarının ayrıntılı bir şekilde sorularak, sonucuna göre sanık ...’ın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,"
Nedenleriyle sanık ... yönünden bozulmasına ve sanığın salıverilmesine karar verilmiştir.
C. 6526 sayılı Kanunl'a kaldırılan 6352 sayılı Kanun'un geçici 2 nci maddesi uyarınca 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesi gereği görevli mahkemelerde devam eden kamu davalarının devredilmesi üzerine, görevli ve yetkili olan İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.10.2016 tarihli ve 2014/268 Esas, 2016/323 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları, 62 nci maddesi, 52 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis ve 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

D. İlk Derece Mahkemesinin kararının, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 10.05.2023 tarihli ve 2018/2492 Esas, 2023/4173 Karar sayılı kararı ile; "Sanığın üzerine atılı “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçu için hüküm tarihi itibari ile yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanunun 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca öngörülen hapis cezasının alt sınırı 5 yılın üzerinde olup, sanığın 5271 sayılı Kanunun 150 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca müdafii ile temsil zorunluluğu bulunduğu ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan aynı Kanunun 188 inci maddesinin birinci fıkrasında, “hükmün kurulduğu celsede, kanunun zorunlu müdafiliği kabul ettiği hallerde müdafiin hazır bulunması” emredici düzenlemesine yer verildiği dikkate alındığında; hükmün kurulduğu celse, sanığa, müdafiinin istifa ettiği bildirildikten sonra, sanığın "vekil tayin etmek istemediğine" ilişkin beyanı üzerine, 5271 sayılı Kanunun 151 inci maddesinin birinci fıkrasına göre zorunlu müdafii görevlendirilip, duruşmaya katılımı sağlanmadan, 5271 sayılı Kanunun 150 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve 188 inci maddesinin birinci fıkrasına aykırı biçimde hüküm kurularak, sanığın savunma hakkının kısıtlanması,"
Nedenleriyle sanık ... yönünden diğer yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.
E. İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.07.2023 tarihli ve 2023/241 Esas, 2023/293 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları, 62 nci maddesi, 52 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis ve 1.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Bozma sonrasında bozma ilamı ve duruşma gününü bildirir davetiye sanığa tebliğ edilmeden ve sanık hüküm celsesinde hazır edilmeden hüküm kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlandığına, 2. Eylemin sabit olmadığına, "Şüpheden sanık yararlanır." ilkesinin ihlal edildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dosya kapsamında yer alan olay tutanağının ve uzmanlık raporunun içerikleri, sanığın aşamalardaki savunmaları ile tutanak düzenleyen kolluk görevlilerinin tanıklık beyanları birlikte değerlendirildiğinde, olay tarihinde ... Sokak No: 4 sayılı metruk bina içinde yapılan arama sırasında, bodrum katta bir kısmı MDMA ve amfetamin içeren 877 adet tablet, 52 fişek halinde esrar ve 7 fişek halinde kokain ve hassas tartının ele geçtiği ve arama sırasında bina içinde kapı arkasında saklanmış halde, sanık ... ve hakkındaki mahkûmiyet kararı kesinleşen sanık ...'ın yakalandıkları olayda; tutanağın içeriği ve kolluk görevlilerinin tanıklık beyanları karşısında, sanık ...'ın, "Sokakta yakalandıktan sonra,
binaya götürüldüklerine" ilişkin inandırıcı olmayan savunmasına itibar edilmediği, "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçunun sabit olduğu, uyuşturucu maddenin miktarı ve çeşitliliği ile suçun işlenmesindeki özellikler dikkate alınarak, temel cezada alt sınırdan uzaklaşıldığı, ele geçen uyuşturucu maddeler arasında kokain bulunması nedeniyle 1/2 oranında arttırım yapıldığı, eylemin suç örgütü faaliyeti kapsamında işlendiği sabit olmadığından buna ilişkin arttırım nedeninin uygulanmadığı gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenleme gereği MERNİS adresine gönderilen bozma ilamı ekli duruşma gün ve saatini bildirir davetiyenin, "adreste tanınmadığı" gerekçesiyle iade edilmesi nedeniyle duruşmaya katılamayan sanığın, bozmaya karşı diyecekleri saptanamamışsa da, bozma sonucu verilen ceza, aleyhe olmadığından, sanık müdafiinin hazır olduğu celsede, sanığın yokluğunda karar verilmesinin usule ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.07.2023 tarihli, 2023/241 Esas ve 2023/293 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle, hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.01.2024 tarihinde karar verildi.