10. Ceza Dairesi 2023/16425 E. , 2024/17836 K.
"İçtihat Metni" ...
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/267 E., 2023/276 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR: Kamu davasının durması
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
İzmir 37. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca kamu davasının durmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 10.04.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 27.07.2023 tarihli ve 2023/11780 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.09.2023 tarihli ve KYB-2023/90080 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.09.2023 tarihli ve KYB-2023/90080 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
" Dosya kapsamına göre, sanık hakkında inceleme konusu 07.11.2019 tarihinde işlemiş olduğu kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak suçuna ilişkin olarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 25.02.2020 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmesini müteakip, denetim süresi içerisinde sanığın denetimli serbestlik yükümlülüklerine uymamakta ısrar ettiğinden bahisle hakkında açılan kamu davası üzerine, yapılan yargılama sonucunda İzmir 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.11.2021 tarihli kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini takiben, denetim süresi içerisinde sanığın 26.09.2022 tarihinde kasten işlemiş olduğu suçtan mahkum edildiğinin ihbar edilmesi sonrası, yeniden yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar, İzmir 37.Asliye Ceza Mahkemesinin 13.03.2023 tarihli kararı ile sanığın denetim süresi içerisinde denetimli serbestlik yükümlülüklerini ihlal etmediğinden bahisle kamu davasının durmasına karar verilmiş ise de;
5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki, "Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında ... beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir." ve 191 inci maddesinin dördüncü fıkrasında, "Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması hâlinde, hakkında kamu davası açılır." şeklindeki ve,
Suç tarihi itibariyle yürürlükte olup, 05.03.2013 tarihli ve 28578 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin 44 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan, "Denetimli serbestlik kararlarının infazında, yükümlülüğün bir yıl içerisinde iki defa ihlal edilmesi yükümlülüğe uymamada ısrar etme sayılır. Yükümlünün uyarılmasının ardından bir yıl içerisinde ikinci ihlalin tespit edilmesi halinde infaza son verilerek kayıt kapatılır." şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında,
Sanık hakkında verilen erteleme kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 11.07.2020 tarihinde kendisine tebliğ edilen çağrı yazısına istinaden 10 günlük süre içerisinde ilgili Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne başvuruda bulunmasını takiben, sanığın denetimli serbestlik altında bulunacağı süre içerisinde uyması gereken kural ve yükümlülükler 17.07.2020 tarihinde kendisine tebliğ edildiği halde 20.08.2020, 27.08.2020 ve 03.09.2020 tarihli yükümlülüklerini ihlal ettiği, bunun üzerine sanığa 30.09.2020 tarihinde uyarı yazısının tebliğ edildiği, ancak yapılan uyarıya rağmen 10 günlük süre içerisinde de ilgili Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne başvuruda bulunmadığı, bu şekilde sanığın bir yıl içerisinde iki kez ihlalde bulunmak suretiyle denetimli serbestlik yükümlülüklerine uymamakta ısrar ettiği anlaşılmakla, sanığın 26.09.2022 tarihinde kasten işlemiş olduğu suçtan mahkum edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin onbirinci maddesi gereğince Mahkemesince hükmün aynen açıklanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde durma kararı verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 07.11.2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 25.02.2020 tarihli ve 2020/26037 soruşturma, 2020/1734 sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın, şüpheliye 14.03.2020 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek 01.07.2020 tarihinde tedbirin infazı için Karşıyaka Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
B. Karşıyaka Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 08.07.2020 tarihli ve 2020/702 DS sayılı çağrı yazısının tebliği üzerine şüphelinin 17.07.2020 tarihinde Müdürlüğe başvurduğu, 17.07.2020 tarihinde Yükümlü Ön Bilgilendirme Formu imzalatılarak aynı tarihte hastaneye sevkedildiği, altı oturumluk bağımlılık programına alındığı, Menemen Devlet Hastanesinin 03.09.2020 tarihli raporunda 20.08.2020-27.08.2020-03.09.2020 tarihindeki eğitimlere katılmadığının bildirilmesi üzerine uyarılmasına karar verildiği, 10.09.2020 tarihli uyarı yazısının 30.09.2020 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, Müdürlüğe başvurmaması üzerine dosyanın kapatılmasına karar verilerek 20.11.2020 tarihinde İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği,
C. Erteleme kararının kaldırılarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 21.02.2021 tarihli ve 2020/26037 Soruşturma, 2021/7460 Esas, 2021/5394 sayılı iddianamesi ile İzmir 37. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
D. İzmir 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.11.2021 tarihli ve 2021/211 Esas, 2021/1127 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 08.12.2021 tarihinde kesinleştiği,
E. Sanığın denetim süresi içerisinde 26.09.2022 tarihinde işlediği yaralama suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, İzmir 37.Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 13.03.2023 tarihli ve 2023/267 Esas, 2023/276 Karar sayılı kararı ile, denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında sanığın yükümlülük ihlalinin bulunmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca kamu davasının durmasına, 30.11.2021 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ortadan kaldırılmasına, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazının kaldığı yerden devamına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 10.04.2023 tarihinde kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
F. Dosya kapsamına göre, sanık hakkında 07.11.2019 tarihinde işlemiş olduğu kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 25.02.2020 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmesini takiben, denetim süresi içerisinde sanığın denetimli serbestlik yükümlülüklerine uymamakta ısrar ettiği iddiasıyla açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda İzmir 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.11.2021 tarihli kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinden sonra, sanığın denetim süresi içerisinde 26.09.2022 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, yeniden yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar, İzmir 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.03.2023 tarihli kararı ile sanığın denetim süresi içerisinde denetimli serbestlik yükümlülüklerini ihlal etmediği gerekçesiyle kamu davasının durmasına karar verilmiş ise de;
5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan, "Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması,
kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması hâlinde, hakkında kamu davası açılır." şeklindeki düzenleme dikkate alındığında,
Dairemizin istikrar kazanmış içtihatlarına göre;
6545 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra, fakat 10.11.2021 tarihli ve 31655 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin yürürlüğe girmesinden önce kapatılmış infaz dosyalarında;
Kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın kesinleşmesinden sonra denetimli serbestlik tedbirinin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmesi gerektiği,
Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce çıkarılan çağrı yazısının usulüne uygun tebliğinden sonra şüphelinin müdürlüğe başvurmaması halinde, uyarılı ikinci çağrı yazısının tebliğe çıkarılacağı, ikinci tebligatın usulüne uygun yapılması ve şüphelinin müdürlüğe başvurmaması üzerine infaz dosyasının kapatılacağı, bu durumda ısrar şartının gerçekleşmiş olacağı,
Şüphelinin çağrı yazısı tebliğinden sonra müdürlüğe başvurarak infaza başlandıktan sonra yükümlülük ihlalinde bulunması üzerine uyarılmasına karar verileceği, uyarı yazısının tebliğinden sonra müdürlüğe başvurmaması halinde yine ısrar şartı gerçekleşmiş olacağından infaz dosyasının kapatılacağı,
Şüphelinin çağrı yazısı tebliğinden sonra müdürlüğe başvurarak infaza başlanmasından sonra, yükümlülük ihlalinde bulunması üzerine uyarılmasına karar verileceği, uyarı yazısının tebliğinden sonra şüphelinin müdürlüğe gelerek program takvimi uyarınca belirlenen yükümlülüklerini bir veya birden fazla kez yerine getirmesinden sonra yeniden yükümlülük ihlalinde bulunması halinde; ısrar uyarısını içeren bir tebligat daha yapılması gerekeceği, ikinci uyarıdan sonra müdürlüğe gelmemesi veya gelip de yeniden yükümlülük ihlalinde bulunması halinde artık ısrar şartının gerçekleşeceği ve infaz dosyasının kapatılması gerekeceği,
Somut olayda; sanığın denetim süresi içerisinde 11.07.2020 tarihinde kendisine tebliğ edilen çağrı yazısına istinaden 10 günlük süre içerisinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne başvuruda bulunmasını takiben, uyması gereken kural ve yükümlülükler 17.07.2020 tarihinde kendisine tebliğ edildiği halde 20.08.2020, 27.08.2020 ve 03.09.2020 tarihli yükümlülüklerini ihlal ettiği, bunun üzerine sanığa 30.09.2020 tarihinde uyarı yazısının tebliğ edildiği, ancak yapılan uyarıya rağmen 10 günlük süre içerisinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne başvuruda bulunmadığı, bu şekilde sanığın bir yıl içerisinde
iki kez ihlalde bulunmak suretiyle denetimli serbestlik yükümlülüklerine uymamakta ısrar ettiği anlaşıldığından kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. İzmir 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.03.2023 tarihli ve 2023/267 Esas, 2023/276 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!