10. Ceza Dairesi 2023/16423 E. , 2024/17834 K.
"İçtihat Metni" ...
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/583 değişik iş
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan açılan davada değişen
suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
suçundan mahkûmiyet
İNCELEME KONUSU KARAR: İtirazın reddi
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile, sanık hakkında, değişen suç vasfı itibariyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.05.2022 tarihli ve 2021/487 Esas, 2022/264 Karar sayılı kararı ile verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik itirazın, "reddine" kesin olarak karar verilmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 26.07.2023 tarihli ve 2022/25476 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.09.2023 tarihli ve KYB-2023/90823 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.09.2023 tarihli ve KYB-2023/90823 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Sanık ... ve inceleme dışı sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan açılan kamu davası üzerine yapılan yargılama sonucunda, sanıkların eylemlerinin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabul edilerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası delaletiyle 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan karara inceleme dışı sanık ... müdafii tarafından kendi müvekkili yönünden ve Cumhuriyet savcısı tarafından tüm sanıklar yönünden yapılan itirazı müteakip, merciince 17.06.2022 tarihinde sanık ismi belirtilmeksizin itirazın kabulüne ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına karar verildiği,
Mercii kararının gerekçe kısmında itirazın kabulüne karar verilmesinin dayanağı olarak gösterilen Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 13.02.2022 tarihli ve 2020/15709 soruşturma sayılı kararının sanık ...'a ilişkin olması dolayısıyla itirazın kabulüne dair kararın inceleme dışı sanık ... hakkında verildiği anlaşılmakla, anılan mercii kararının açıklattırılmasının istenilmesi üzerine kararın açıklığa kavuşturularak sanık ... hakkında verildiğinin belirtilmesi ve haklarında karar verilmesi unutulan inceleme konusu sanık ... ve inceleme dışı diğer sanık ... 'e ilişkin itiraz ile ilgili karar verilmesi ile yetinilmesi yerine kesin olarak verilen 17.06.2022 tarihli mercii kararının ortadan kaldırılmasına karar verilmesinin hukuki geçerliliği bulunmadığından, anılan merciin 29.06.2022 tarihli ve 2022/583 değişik iş sayılı kararının ilk fıkrasının yok hükmünde olduğu gibi inceleme dışı sanık ... yönünden evvelce 17.06.2022 tarihli mercii kararı ile itirazın kabulüne kesin olarak karar verildiğinden bu defa aynı sanık yönünden itirazın reddine dair verilen kararın da hukuki değerden yoksun olduğu değerlendirilerek yapılan inceleme sonucunda;
Her ne kadar sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan açılan kamu davası üzerine yapılan yargılama sonucunda, sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu
oluşturduğu kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrasının a) bendi delaletiyle 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de,
5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrasının a) bendinde "Bu Kanunun; ...188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti.. suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." şeklindeki düzenleme gereğince, "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan açılmış olan kamu davasında, yapılan yargılama sonucunda suçun "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu oluşturduğunun kabul edilmesi halinde, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 15.12.2022 tarihli ve 2020/11284 Esas, 2022/13327 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, suç vasfındaki değişiklik nedeniyle Mahkemece 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca, "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçundan hüküm kurulma aşamasına gelindiğinde; öncelikle, aynı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasının olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti gerektiğinden; sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı, bu suç tarihinden önce açılmış başka bir dava veya soruşturma olup olmadığı, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilmiş olan bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının denetim süresi içinde işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılmasının gerektiği,
Sanık hakkında daha önce, aynı nitelikteki başka bir suç nedeniyle 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş bir "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı varsa ve yargılama konusu olan suç, bu erteleme kararının ihlali niteliğinde görülüyorsa, bu suç anılan Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince soruşturma ve kovuşturma nedeni yapılamayacağından düşme kararı verilip ilgili Cumhuriyet savcılığına ihbarda bulunulmasına karar verilmesinin gerekeceği nazara alındığında,
Somut olayda, sanık hakkında evvelce işlediği 24.04.2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak suçundan yapılan soruşturma evresi sonucunda Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 29.01.2020 tarihli ve 2019/54486 soruşturma, 2020/224 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar verildiği, anılan kararın 04.12.2020 tarihinde tebliğ edilerek itiraz edilmeden 22.12.2020 tarihinde kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, inceleme konusu 13.05.2021 tarihli suçun, 29.01.2020 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının beş yıllık erteleme süresi içerisinde işlendiğinden, erteleme kararının ihlali niteliğinde olduğu, müstakil bir suç oluşturmayıp 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin
dördüncü fıkrasındaki ihlal nedeni sayılacağı, 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali sayılabileceği nazara alındığında, mahkemesince açılan kamu davasında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince düşme kararı verilip ihbarda bulunulması gerektiği halde, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrasının a)bendi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin kanuna aykırı olduğu gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 13.05.2021 tarihinde işlediği iddia olunan uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 09.11.2021 tarihli ve 2021/167930 Soruşturma, 2021/46132 Esas, 2021/10868 sayılı iddianamesi ile İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
B. Yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.05.2022 tarihli ve 2021/487 Esas, 2022/264 Karar sayılı kararı ile, sanığın ve dosyanın inceleme dışı sanıkları olan ... ve ...'in eylemlerinin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabul edilerek, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, aynı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği,
C. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına, inceleme dışı sanık ... müdafii ve tüm sanıklar yönünden Cumhuriyet savcısı tarafından itiraz edilmesi üzerine, itirazı inceleyen mercii İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.06.2022 tarihli ve 2022/533 değişik iş sayılı kararı ile, "inceleme dışı sanık ... hakkında daha önce kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, 13.05.2021 tarihli suçun deneme süresi içinde işlendiği, ihlal olacağı, düşme kararı verilerek ihbarda bulunulması gerektiği gerekçesiyle" itirazın kabulüne, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına kesin olarak karar verildiği,
D. İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesince, "Cumhuriyet savcısı tarafından sanıklar ...,...,... hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıı kararlarına itiraz edildiği, ancak kararda sanık ismi belirtilmediği gibi tekil cümleler kullanılmış olması nedeniyle itirazın kim yönünden kabulüne karar verildiğinin anlaşılamadığı" gerekçesiyle kararın açıklattırılmasının talep edilmesi üzerine,
Mercii İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 29.06.2022 tarihli ve 2022/583 değişik iş sayılı kararı ile, Mahkemenin 2022/533 değişik iş sayılı kararının ortadan kaldırılmasına, itirazların ayrı ayrı reddine kesin olarak karar verildiği,
Anlaşılmıştır.
E. Sanık ... ve inceleme dışı sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, sanıkların eylemlerinin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan karara inceleme dışı sanık ... müdafii tarafından kendi müvekkili yönünden ve Cumhuriyet savcısı tarafından tüm sanıklar yönünden yapılan itiraz üzerine, merciince 17.06.2022 tarihinde sanık ismi belirtilmeksizin itirazın kabulüne ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına karar verildiği,
Mercii kararının gerekçe kısmında itirazın kabulüne karar verilmesinin dayanağı olarak gösterilen Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 13.02.2022 tarihli ve 2020/15709 soruşturma sayılı kararının sanık ...'a ilişkin olması dolayısıyla itirazın kabulüne dair kararın inceleme dışı sanık ... hakkında verildiği anlaşılmakla, anılan mercii kararının açıklattırılmasının istenilmesi üzerine kararın açıklığa kavuşturularak sanık ... hakkında verildiğinin belirtilmesi ve haklarında karar verilmesi unutulan inceleme konusu sanık ... ve inceleme dışı diğer sanık ...'e ilişkin itiraz ile ilgili karar verilmesi ile yetinilmesi yerine kesin olarak verilen 17.06.2022 tarihli mercii kararının ortadan kaldırılmasına karar verilmesinin hukuki geçerliliği bulunmadığından, anılan merciin 29.06.2022 tarihli ve 2022/583 değişik iş sayılı kararının ilk fıkrasının hukuki değerden yoksun olduğu gibi inceleme dışı sanık ... yönünden evvelce 17.06.2022 tarihli mercii kararı ile itirazın kabulüne kesin olarak karar verildiğinden bu defa aynı sanık yönünden itirazın reddine dair verilen kararın da hukuki değerden yoksun olduğu değerlendirilerek yapılan inceleme sonucunda;
Her ne kadar sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan açılan kamu davası üzerine yapılan yargılama sonucunda, sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu
oluşturduğu kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrasının a) bendi delaletiyle 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de,
5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrasının a) bendinde "Bu Kanunun; ...188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti.. suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." şeklindeki düzenleme gereğince, "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan açılmış olan kamu davasında, yapılan yargılama sonucunda suçun "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu oluşturduğunun kabul edilmesi halinde, suç vasfındaki değişiklik nedeniyle Mahkemece 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca, "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçundan hüküm kurulma aşamasına gelindiğinde; öncelikle, aynı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasının olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti gerektiğinden; sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı, bu suç tarihinden önce açılmış başka bir dava veya soruşturma olup olmadığı, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilmiş olan bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının denetim süresi içinde işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılması, gerektiğinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihinde 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı veya 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile birlikte verilmiş ve infazda olan başka bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının bulunup bulunmadığı sorulup belirlendikten sonra; 6545 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi çerçevesinde karar verilen "tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri" ve "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kararlarının kesinleşmesinin 6545 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra "kamu davası açılmasının ertelenmesi" kararı verilmesini engellemeyeceği de gözetilerek;
1. Sanık hakkında daha önce, aynı nitelikteki başka bir suç nedeniyle 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş bir "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı varsa ve yargılama konusu olan suç, bu erteleme kararının ihlali niteliğinde görülüyorsa, bu suç 5237 sayılı Kanunun 191 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince soruşturma ve kovuşturma nedeni yapılamayacağından düşme kararı verilip ilgili Cumhuriyet savcılığına ihbarda bulunulmasına karar verilmesi,
2. Sanık hakkında daha önce kullanmak için uyuşturucu madde satın alınması, bulundurulması ya da kullanılması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı veya 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrasına göre verilen "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kararı yoksa 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası gereğince "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kararı verilmesi,
3. Sanık hakkında daha önce kullanmak için uyuşturucu madde satın alınması, bulundurulması ya da kullanılması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı veya 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası gereğince "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kararı verilmiş ve bu kararların ihlali nedeniyle açılan davalardan mahkûmiyet kararı verilmiş ise bu suçun doğrudan soruşturulması ve kovuşturulması gereken suç olacağından yargılamaya devam olunarak bir hüküm kurulması gerekmektedir.
Somut olayda, sanık ... hakkında evvelce işlediği 24.04.2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 29.01.2020 tarihli ve 2019/54486 soruşturma, 2020/224 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar verildiği, anılan kararın 04.12.2020 tarihinde tebliğ edilerek itiraz edilmeden 22.12.2020 tarihinde kesinleştiği, sanığın 10.11.2020 tarihinde işlediği aynı nev'i suçtan yürütülen soruşturmanın 2019/54486 sayılı soruşturma ile birleştirildiği, erteleme kararının 26.04.2022 tarihinde kaldırılmasına karar verilerek Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 28.04.2022 tarihli ve 2019/54486 Soruşturma, 2022/6492 Esas, 2022/5664 sayılı iddianamesi ile Gaziosmanpaşa 2.Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, Gaziosmanpaşa 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 09.05.2022 tarihli ve 2022/217 iddianame değerlendirme sayılı kararı ile, erteleme kararının 20.12.2020 tarihinde kesinleştiği, iddianame anlatımında ihlal mahiyetinde olduğu değerlendirilen 10.11.2020 tarihli suçun erteleme kararının kesinleşmeden önce işlendiği, denetimin ihlali olmadığı, kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle iddianamenin iadesine karar verilmesinden sonra, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 25.05.2022 tarihli ve 2022/23017 Soruşturma, 2022/7710 Esas, 2022/6747 sayılı iddianamesi ile Gaziosmanpaşa 2. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, davanın Gaziosmanpaşa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/350 Esas sayılı dosyası ile derdest olduğu, anlaşılmıştır.
Bu durumda, inceleme konusu 13.05.2021 tarihli suçun, 29.01.2020 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının beş yıllık erteleme süresi içerisinde işlendiğinden, erteleme kararının ihlali
niteliğinde olduğu, müstakil bir suç oluşturmayıp 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki ihlal nedeni sayılacağı, 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali sayılabileceği dikkate alındığında, İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesince, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince düşme kararı verilip Gaziosmanpaşa 2. Asliye Ceza Mahkemesine ve Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulması gerektiği halde 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrasının a)bendi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin kanuna aykırı olduğu gözetilmeden, itirazın bu yönden "kabulü" yerine "reddine" karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.06.2022 tarihli ve 2022/583 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!