10. Ceza Dairesi 2023/16124 E. , 2023/10306 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.07.2018 tarihli ve 2017/504 Esas, 2018/340 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 62 nci, 52 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 25.10.2018 tarih ve 2018/1773 Esas, 2018/1025 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümdeki hukuk aykırılıklar düzeltilerek, hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının, sanık ve müdafii taraflarından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 06.07.2020 tarihli ve 2019/154 Esas, 2020/3793 Karar sayılı kararı ile; "1.Sanığın inkara yönelik savunması karşısında, tutanak düzenleyici kolluk görevlilerinin tanık sıfatıyla dinlenmesi gerektiğinin gözetilmediği; 2.Tutanak düzenleyici kolluk görevlilerinin katılımı ve yer göstermesi ile yapılacak keşif sonucu, uyuşturucu madde satışı yapılan yer açıkça tespit edilerek, düzenlenecek bilirkişi raporuna göre, 5237 sayılı Kanunun 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanma koşulunun bulunup bulunmadığının tartışılması gerektiğinin gözetilmediği, 3. Kabule göre de; hükümden sonra yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunla 5237 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belinlenmesine zorunluluk bulunduğu belirtilerek, hükmün bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine" karar verilmiştir.
D. Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.10.2021 tarihli ve 2020/222 Esas, 2021/282 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 13 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 27.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
E. Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.10.2021 tarihli ve 2020/222 Esas, 2021/282 Karar sayılı kararının, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 08.03.2023 tarihli ve 2022/15745 Esas, 2023/1924 Karar sayılı kararı ile; "...eleştiri ve aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka
aykırılık tespit edilmemiştir. 1. 694 sayılı KHK'nın (7078 sayılı Kanun ile yasallaşan) 137 nci maddesi ile 5237 sayılı Kanunun 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yapılan ve 25.08.2017 tarihinde yürürlüğe giren değişikliğe göre adli para cezasının alt sınırının 1000 gün karşılığı olarak belirlendiği, yasa değişikliğinden önce ise adli para cezasının alt sınırının 5 gün karşılığı olduğu, sanığın 18.08.2017 tarihli eylemini anılan yasa değişikliğinden önce işlediği gözetilmeden, temel ceza belirlenirken adli para cezasının 1100 gün karşılığı olarak belirlenip, arttırım ve indirimlerin buna göre yapılması suretiyle sanık hakkında fazla cezaya hükmedildiği, 2. Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanunun 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirilmesine karar verildikten sonra kararda, “ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği ihtarı” yerine, “ödenmeyen adli para cezasının ödenmeyen kısmının 5275 sayılı Kanunun 106 ncı maddesi uyarınca tahsil edileceğinin ihtarına,” ibaresi yazılmak suretiyle, 5237 sayılı Kanunun 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesine aykırı davranıldığı anlaşılmakla, bu hususlar hukuka aykırı görülmüştür." denilerek bozulmasına karar verilmiştir.
F. Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.07.2023 tarihli ve 2023/249 Esas ve 2023/261 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’nun 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 13 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 2.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, eylemin sabit olmadığına, "Şüpheden sanık yararlanır." ilkesinin ihlal edildiğine, 2. Kovuşturma aşamasında tanıkların beyanlarına başvurulmadan eksik araştırma ile karar verildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Bozma üzerine ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;
15.08.2017 tarihinde "Küçük Ali lakaplı birinin uyuşturucu madde sattığı" ihbarı alınması üzerine yapılan çalışmalarda, sanığın kimlik bilgileri tespit edilerek, olay günü yapılan fiziki takipte, hakkında "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçundan ayrıca soruşturma yapılan Merve'nin, olay yerine geldiği araçtan inerek, sanığa para verdiği ve sanığın da bunun karşılığında Merve'ye bir şeyler verdiğinin görülmesi üzerine, devam eden takipte, yanında bilgi sahibi sıfatı ile beyanı alınan Suat olduğu halde, Merve'nin bindiği aracın içinde 0,06 gram eroini kullanmak üzereyken yakalandığı, bozma
sonrası yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporuna göre alışverişin gerçekleştiği yerin ilkokula 88 metre yürüme mesafesinde olduğunun tespit edildiği, satış yapılan yerde keşif tarihi itibari ile inşaat çalışması bulunmakla birlikte, tutanakta belirtilen ağacın yerinde olduğu ve buna göre mesafe tespiti yapıldığı anlaşılmakla, ihbarın ve fiziki takip tutanağının içeriği, tutanak düzenleyici kolluk görevlilerinin tanıklık beyanları, Merve'nin kollukta müdafi huzurunda alınan beyan, teşhisi ile kollukta bilgi sahibi sıfatıyla beyan alınan Suat'ın müdafi huzurundaki teşhisi birlikte değerlendirildiğinde, eylemin sabit olduğu, bozmaya uyularak suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 6545 sayılı Kanun'la değiştirilen 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hüküm kurulduğu, birden fazla nitelikli halin gerçekleşmesi ve aynı Kanun'un 61 inci maddesindeki ölçütler dikkate alınarak temel ceza belirlenirken aşağı hadden uzaklaşıldığı, suça konu maddenin eroin olması ve satış yapılan yerin okula 200 metreden yakın mesafede olması nedeniyle, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri uyarınca artırım yapıldığı, koşulları bulunmadığından zincirleme suç ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığı gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin, suçun sübutuna ve vasfına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, tüm aramalara rağmen adresleri tespit edilemediğinden tanık sıfatıyla beyanları alınamayan Merve ve Suat'ın, kollukta müdafi huzurunda alınan ve duruşmada okunan beyan ve teşhislerinin hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla sanık ve müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.07.2023 tarihli ve 2023/249 Esas, 2023/261 Karar sayılı kararında sanık ve müdafileri taraflarından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.11.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!