10. Ceza Dairesi 2023/15948 E. , 2024/16915 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMELERİ : 1. Bakırköy 40. Asliye Ceza Mahkemesi, 2. Bakırköy 55. Asliye Ceza Mahkemesi
SAYILARI : 1. 2021/277 E., 2021/735 K., 2. 2014/557 E., 2014/367 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARARLAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararların kanun yararına bozulması
Bakırköy 40. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.10.2021 tarihli ve 2021/277 Esas, 2021/735 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 03.12.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Bakırköy 55. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.10.2014 tarihli ve 2014/557 Esas, 2014/367 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, temyiz edilmeksizin 17.12.2014 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 18.07.2023 tarihli ve 2022/3770 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve KYB-2023/87783 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve KYB-2023/87783 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosyalar kapsamına göre; Bakırköy 40. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.10.2021 tarihli ve 2021/277 Esas, 2021/735 Karar sayılı dosyasındaki suç tarihinin 08.12.2012 iddianame düzenleme tarihinin ise 18.03.2013 olduğu, Bakırköy 55. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.10.2014 tarihli ve 2014/557 Esas, 2014/367 Karar sayılı dosyasındaki suç tarihinin 30.11.2012, iddianame düzenleme tarihinin 16.01.2013 olduğu, her iki suçun da ilk iddianamenin düzenlenme tarihinden önce işlendiği ve hukuki kesinti olmadığı, anılan iki dosyada da sanığın üzerine atılı eylemlerin aynı mahiyette olduğu dikkate alınarak, bu eylemlerin bir suç işleme kararı icrası kapsamında işlendiği anlaşıldığından, dosyaların birleştirilmesi ve 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, her bir eylem için ayrı ayrı ceza verilmek suretiyle yazılı şekilde kararlar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Bakırköy 40. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/277 Esas ve 2021/735 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde;
1. Şüpheli hakkında, 08.12.2012 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 18.03.2013 tarihli ve
2013/29674 Soruşturma, 2013/12718 Esas, 2013/5203 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,
2. Bakırköy (Kapatılan) 17. Sulh Ceza Mahkemesinin 05.11.2013 tarihli ve 2013/603 Esas, 2013/332 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 07.01.2014 tarihinde kesinleştiği,
3. Yükümlülüklerine uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine, Bakırköy 50. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.10.2014 tarihli ve 2014/452 Esas, 2014/261 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 10.11.2014 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
4. Sanığın denetim süresi içerisinde 16.09.2016 tarihinde işlediği basit yaralama suçundan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, dosyanın devredildiği Bakırköy 40. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.03.2021 tarihli ve 2020/388 Esas, 2021/237 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın karara itiraz etmesi üzerine, genel hükümlere göre yapılan yargılama sonucunda, Bakırköy 40. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 19.10.2021 tarihli ve 2021/277 Esas, 2021/735 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın, istinaf edilmeksizin 03.12.2021 tarihinde kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B. Bakırköy 55. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/557 Esas ve 2014/367 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde;
1. Şüpheli hakkında, 30.11.2012 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 16.01.2013 tarihli ve 2013/3654 Soruşturma, 2013/2366 Esas, 2013/976 sayılı iddianamesi ile Bakırköy 9. Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
2. Bakırköy (Kapatılan) 9. Sulh Ceza Mahkemesinin 04.02.2013 tarihli ve 2013/222 Esas, 2013/164
Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 01.03.2013 tarihinde kesinleştiği,
3. Yükümlülüklerine uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine, dosyanın devredildiği Bakırköy 55. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 24.10.2014 tarihli ve 2014/557 Esas, 2014/367 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın temyiz edilmeksizin 17.12.2014 tarihinde kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
C. Dosyalar kapsamına göre; Bakırköy 40. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.10.2021 tarihli ve 2021/277 Esas, 2021/735 Karar sayılı dosyasındaki suç tarihinin 08.12.2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 18.03.2013 olduğu, Bakırköy 55. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.10.2014 tarihli ve 2014/557 Esas, 2014/367 Karar sayılı dosyasındaki suç tarihinin 30.11.2012, iddianame düzenleme tarihinin 16.01.2013 olduğu, her iki suçun da ilk iddianamenin düzenlenme tarihinden önce işlendiği ve eylemler arasında hukuki kesinti olmadığı, her iki dosyada da sanığın üzerine atılı eylemlerin aynı mahiyette olduğu dikkate alınarak, bu eylemlerin bir suç işleme kararı icrası kapsamında işlendiği anlaşıldığından, dosyaların birleştirilmesi ve 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, her bir eylem için ayrı ayrı ceza verilmek suretiyle mahkûmiyet kararları verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerindedir.
Ancak;
UYAP sistemi üzerinden MERNİS’ten alınarak dosyasına konulan nüfus kaydında sanığın 06.08.2022 tarihinde öldüğü belirtildiğinden, bu hususun araştırılarak ölmüş olduğunun tespiti halinde hakkındaki kamu davasının, 5237 sayılı Kanun'un 64 ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle kanun yararına bozma istemi değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Bakırköy 40. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.10.2021 tarihli ve 2021/277 Esas, 2021/735 Karar sayılı
kararı ile Bakırköy 55. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.10.2014 tarihli ve 2014/557 Esas, 2014/367 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!