WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 10. CEZA DAİRESİ

A- A A+

10. Ceza Dairesi         2023/15248 E.  ,  2023/10746 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Direnme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.11.2020 tarihli ve 2020/224 Esas, 2020/409 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarının ilk cümlesi ile 63 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 22.04.2021 tarihli ve 2021/566 Esas, 2021/986 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının, sanık ve müdafiinin istinaf başvurularına ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ile 63 üncü maddesi uyarınca 15 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 31.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 13.03.2023 tarihli ve 2021/14159 Esas, 2023/2119 Karar sayılı kararı ile;
"...02.03.2020 tarihli bilgi alma tutanaklarında sanıktan kullanmak için uyuşturucu madde aldıklarını beyan eden Ferdi ve Ramazan hakkında kullanmak için uyuşturucu madde satın alma suçundan soruşturma yapılıp yapılmadığının araştırılıp söz konusu dosyaların getirtilerek aşama beyanlarının tespiti ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi..." için bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
D. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 06.07.2023 tarihli ve 2023/1481 Esas, 2023/1530 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına direnilmesine karar verilerek sanık hakkında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ile 63 üncü maddesi uyarınca

15 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 31.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
E. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; temyiz talebinin yerinde görülmemesi nedeniyle esastan reddi ile hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 4. Arama koşullarının oluşmadığına, arama işleminin hukuka aykırı olduğuna, 5. Sanığın kardeşi Ramazan'ın, soruşturmada alınan beyanında tanıklıktan çekinme hakkının hatırlatılmadığına, duruşmada inkar edilen beyanının da hükme esas alınamayacağına, 6. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 7. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 8. 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanması bakımından gerekli koşulların oluşmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Sanık hakkındaki ihbara istinaden yapılan takip tarassut çalışması sırasında adrese girip çıkan tanık ... S.'de herhangi bir uyuşturucu madde elde edilmemekle birlikte, bilahare adrese girip çıkan tanık Ferdi durdurulduğunda iç çamaşırındaki maddeyi teslim ederek bunu sanıktan temin ettiğine ilişkin şifahi beyanı ve poliste aynı yöndeki ifadesi, bilahare alınan arama kararı uyarınca sanığın ikametinde yapılan arama sırasında kardeşi olan tanık Ramazan'ın cüzdanında aynı cins uyuşturucu maddenin elde edilmesi, Ramazan'ın da polisteki ifadesinde maddeyi ağabeyi sanığın verdiğine ilişkin beyanı, özellikle sanığın müdafisi huzurunda polisteki ifadesinde, üzerinde uyuşturucu madde elde edilmeyen ... S.'ye dahi uyuşturucu madde verdiğine ilişkin beyanı yanında, Ferdi'ye ve Ramazan'a da uyuşturucu madde verdiğine ilişkin ikrarı, cep telefonundaki uyuşturucu madde ticaretine ilişkin olduğu değerlendirilen şüpheli mesajlaşmalar, Ramazan ve Ferdi'de çıkan maddelerin fişeklenmiş olduğu kitap sayfalarının bir kısmı yırtık vaziyette sanığın ikametinde Türkçe 3 yazılı ders kitabı olarak ele geçirilmiş olması birlikte değerlendirildiğinde, sanığın kovuşturma aşamasında suçtan kurtulmaya yönelik inkar içeren beyanlarının ve aynı şekilde Ramazan ve Ferdi'nin yine kovuşturma aşamasında sanığı suçtan kurtarmaya
yönelik beyanlarına itibar edilmediği, ilk derece mahkemesinin sanığın Ramazan'a uyuşturucu madde verdiğine ilişkin hazırlıkta bir beyanı olmadığına yönelik gerekçesinin, sanığın 02.03.2020 tarihli polis ifadesindeki açıklık karşısında dosya kapsamına uygun bir gerekçe olmadığı, bu haliyle, sanığın olay tarihinde Faruk ve Ramazan'a uyuşturucu madde vermek suretiyle atılı suçu zincirleme şekilde işlediği kabul edilerek, sanık hakkında aleyhe istinaf başvurusu da bulunduğundan, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine hükmedilmiş; sanığın ikrara yönelik beyanı olmasaydı dahi atılı suçtan sorumlu tutularak cezalandırılması gerekeceğinden, polisteki ikrara yönelik beyanlarının hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını gerektirmediği kabul edilmiş; bu itibarla Bölge Adliye Mahkemesince, bozma ilamının usul ve yasaya uygun olmadığı değerlendirilip bozma ilamına direnilmesine karar verilerek İlk Derece Mahkemesinin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanma koşullarının oluştuğu kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Mahkemenin direnme kararı, 13.03.2023 tarihli bozma ilamında belirtilen nedenle yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle direnme kararı yerinde görülmediğinden Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 13.03.2023 tarihli ve 2021/14159 Esas, 2023/2119 Karar sayılı bozma kararının, oy birliğiyle DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE,
07.12.2023 tarihinde karar verildi.