WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

YARGITAY 10. CEZA DAİRESİ

A- A A+

10. Ceza Dairesi         2023/13342 E.  ,  2024/19524 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/157 E., 2019/213 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
İNCELEME KONUSU KARAR : Değişen suç vasfı itibariyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan kamu davasının düşmesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile, hükümlü hakkında, değişen suç vasfı itibariyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca "kamu davasının

düşmesine" karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 10.05.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/22630 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/58686 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/58686 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

" Dosya kapsamına göre;

Sanığın evvelce 31.08.2015 tarihinde işlediği "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak" suçundan verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra, aynı türden 22.05.2017 tarihinde tekrar suç işlemesi nedeniyle 09.02.2018 tarihli iddianame ile kamu davası açılması üzerine, Ankara 22.Asliye Ceza Mahkemesinin 29.05.2018 tarihli 2018/237 Esas, 2018/502 Karar sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verilerek, söz konusu kararın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3.Ceza Dairesinin 30.12.2019 tarihli ve 2018/1172 Esas, 2019/1621 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleştiği;

Sanığın 23.11.2018 tarihinde üzerinde ele geçirilen uyuşturucu maddeye ilişkin olarak diğer delillerle birlikte yapılan değerlendirme sonucu uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan açılan kamu davası sonunda ise, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde suçu kapsamında kaldığı ve bu suçun da daha önceden verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın ihlali mahiyetinde olduğundan bahisle Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.05.2019 tarihli ve 2019/157 Esas, 2019/213 Karar sayılı kararı ile kamu davasının düşmesine karar verilerek anılan kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmış ise de;

Düşme kararına konu 23.11.2018 tarihli suçun, daha önceden sanık hakkında aynı tür suçtan dolayı 09.02.2018 tarihli iddianame ile açılan kamu davasından sonra işlenmesi sebebiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan
kamu davasının konusu olabileceği gözetilmeden, sanığın mahkumiyeti yerine, yazılı şekilde kamu davasının düşmesine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

A. Şüpheli hakkında, 23.11.2018 tarihinde işlediği iddia olunan uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 27.03.2019 tarihli ve 2018/211494 Soruşturma, 2019/17774 Esas, 2019/3673 sayılı iddianamesi ile Ankara 8.Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,

B. Yapılan yargılama sonucunda, sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabul edilerek, Ankara 8.Ağır Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 02.05.2019 tarihli ve 2019/157 Esas, 2019/213 Karar sayılı kararı ile, eylemin daha önceden Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 30.11.2015 tarihli ve 2015/126540 soruşturma, 2015/3958 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali olduğu gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davasının düşmesine, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği,

Anlaşılmıştır.

C. 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrasında, 188 inci veya 190 ıncı maddelerde tanımlanan suçlardan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun 191 inci madde kapsamına girdiğinin anlaşılması halinde, sanık hakkında "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" karar verilmesi hükme bağlanmış, 191 inci maddenin dokuzuncu fıkrasında ise "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, 5271 sayılı Kanun'un kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümlerinin uygulanacağı..." belirtilmiştir.

Dolayısıyla sanık hakkında "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan dolayı açılan davada, yapılan kovuşturma sonucunda sanığın sabit olan eyleminin "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma"

suçunu oluşturduğunun anlaşılması durumunda, suç vasfındaki değişiklik nedeniyle Mahkemece 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca, "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçundan hüküm kurulma aşamasına gelindiğinde; öncelikle, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasının olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti gerektiğinden; sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı, bu suç tarihinden önce açılmış başka bir dava veya soruşturma olup olmadığının, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilmiş olan bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının denetim süresi içinde işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılması, gerektiğinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihinde 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı veya 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile birlikte verilmiş ve infazda olan başka bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının bulunup bulunmadığı sorulup belirlendikten sonra; 6545 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi çerçevesinde karar verilen "Tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri" ve "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kararlarının kesinleşmesinin 6545 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra "Kamu davası açılmasının ertelenmesi" kararı verilmesini engellemeyeceği de gözetilerek;

a. Sanık hakkında daha önce, aynı nitelikteki başka bir suç nedeniyle 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş bir "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" veya 5560 sayılı Kanun'la değişik Türk Ceza Kanunu'nun 191 inci maddesi gereğince verilen tedavi ve denetimli serbestlik kararı varsa ve yargılama konusu olan suç, bu erteleme kararının ihlali niteliğinde görülüyorsa, bu suç 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince soruşturma ve kovuşturma nedeni yapılamayacağından düşme kararı verilip ilgili Cumhuriyet Savcılığına ihbarda bulunulmasına karar verilmesi,

b. Sanık hakkında daha önce kullanmak için uyuşturucu madde satın alınması, bulundurulması ya da kullanılması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı veya 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrasına göre verilen "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kararı yoksa 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası gereğince "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kararı verilmesi,

c. Sanık hakkında daha önce kullanmak için uyuşturucu madde satın alınması, bulundurulması ya da kullanılması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı veya 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası gereğince "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kararı verilmiş ve bu kararların ihlali nedeniyle açılan davalardan mahkûmiyet kararı verilmiş ise bu suç doğrudan soruşturulması ve kovuşturulması gereken suç olacağından yargılamaya devam olunarak 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi çerçevesinde bir hüküm kurulması, gerekmektedir.

Tüm bu açıklamalar doğrultusunda inceleme konusu dosyada;

Sanığın daha önceden 31.08.2015 tarihinde işlediği "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçundan verilen Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 30.11.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra, 22.05.2017 tarihinde tekrar aynı nitelikteki suçu işlemesi nedeniyle 09.02.2018 tarihli iddianame ile kamu davası açılması üzerine, Ankara 22.Asliye Ceza Mahkemesinin 29.05.2018 tarihli 2018/237 Esas, 2018/502 Karar sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verilerek, söz konusu kararın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3.Ceza Dairesinin 30.12.2019 tarihli ve 2018/1172 Esas, 2019/1621 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleştiği anlaşılmakla;

Sanığın 23.11.2018 tarihinde üzerinde ele geçirilen uyuşturucu maddeye ilişkin olarak diğer delillerle birlikte yapılan değerlendirme sonucu uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan açılan kamu davası sonunda, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde suçu kapsamında kaldığı ve bu suçun da daha önceden verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın ihlali mahiyetinde olduğu gerekçesiyle, Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.05.2019 tarihli ve 2019/157 Esas, 2019/213 Karar sayılı kararı ile kamu davasının düşmesine karar verilmiş ise de;

Düşme kararına konu 23.11.2018 tarihli suçun, daha önceden sanık hakkında aynı nitelikteki suçtan dolayı 09.02.2018 tarihli iddianame ile açılan kamu davasından sonra işlenmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan kamu davasının konusu olabileceği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyeti yerine, kamu davasının düşmesine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup sanık lehine verilmiş olan ve davanın esasını çözen bu karardan dolayı yeniden yargılama yapılmamak ve aleyhe sonuç doğurmamak üzere, hukuka aykırılığa işaret edilerek, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.

III. KARAR

A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

B. Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.05.2019 tarihli ve 2019/157 Esas, 2019/213 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmamak ve aleyhe sonuç doğurmamak üzere, gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,03.06.2024 tarihinde karar verildi.