10. Ceza Dairesi 2023/13314 E. , 2024/18620 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/211 E., 2022/509 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
İnegöl 5. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, itiraz edilmeksizin 08.09.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/27599 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/61303 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/61303 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"5271 sayılı Kanun’un "Davaya yeniden bakacak mahkemenin işlemleri" başlıklı 307 nci maddesinin beşinci fıkrasının, "Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 262 nci maddede gösterilen kimselerce temyiz edilmişse, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz." şeklinde olduğu,
Dosya kapsamına göre, Kahramanmaraş 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 09.10.2013 tarihli yalnızca sanık tarafından temyiz edildiği gözetilmeksizin bahse konu kararın sanık aleyhine bozulduğu anlaşılmakla, aleyhe bozma yasağı düzenlemesi gözetilmeksizin yazılı şekilde fazla ceza tayininde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 28.11.2013 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İnegöl Cumhuriyet Başsavcılığının 06.01.2014 tarihli ve 2013/9435 Soruşturma, 2014/38 Esas, 2014/22 sayılı iddianamesi ile İnegöl 2. Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
B. İnegöl 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 03.04.2014 tarihli ve 2014/22 Esas, 2014/187 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun'un 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın temyiz kanun yoluna başvurduğu,
C. Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 03.05.2017 tarihli ve 2015/7909 Esas, 2017/2841 Karar sayılı kararı ile hükmün sanık lehine bozulmasına karar verildiği,
D. Bozmadan sonra İnegöl 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.01.2018 tarihli ve 2017/277 Esas, 2018/15 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın, 15.02.2018 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
E. Sanığın denetim süresi içerisinde 12.10.2020 ve 10.03.2021 tarihlerinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine,
İnegöl 5. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 17.06.2022 tarihli ve 2022/211 Esas, 2022/509 Karar sayılı kararı ile basit yargılama usulü uygulanarak, hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
F. Sanığın eylemi nedeniyle, bozma öncesi İnegöl 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 03.04.2014 tarihli ve 2014/22 Esas, 2014/187 Karar sayılı kararı ile 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 03.05.2017 tarihli ve 2015/7909 Esas, 2017/2841 Karar sayılı bozma ilamı ile sanık lehine bozulduğunun anlaşılması karşısında; 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 326 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında; "Hüküm, yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 291 inci maddesinde gösterilen kimseler tarafından temyiz edilmişse, yeniden verilen hüküm, evvelki hükümle tayin edilmiş olan cezadan daha ağır olamaz" şeklindeki düzenleme gereğince 03.04.2014 tarihli hükümle tayin edilen 6.000,00 TL adli para cezasının sonuç ceza açısından sanık bakımından kazanılmış hak olduğu gözetilmeden bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda 7 ay 15 gün hapis cezasına hükmedilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
Kabule göre de;
5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi nedeniyle yeniden ele alınıp açıklanmasına karar verildiğinde, aynı Kanun'un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası hükmü uyarınca önceki hükümde değişiklik yapılmadan aynen açıklanması, ancak kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumu
değerlendirerek, cezanın yarısına kadar belirlenecek bir kısmının infaz edilmemesi ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair cezanın bireyselleştirilmesi hükümlerinin tatbik edilebileceği, bunun dışındaki hususlarda hükmün değiştirilemeyeceği gözetilmeden, denetim süresi içerisinde suç işlediği anlaşılan sanık hakkında hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, bu hususa riayet edilmeyerek 5237 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde düzenlenen basit yargılama usulünün uygulanması suretiyle yargılama yapılarak karar verilmesi de Kanun'a aykırıdır.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. İnegöl 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.06.2022 tarihli ve 2022/211 Esas, 2022/509 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,13.05.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!