WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Temmuz 2026

YARGITAY 10. CEZA DAİRESİ

A- A A+

10. Ceza Dairesi         2023/13312 E.  ,  2024/18618 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/24 E., 2019/8 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

İzmir 2. Çocuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 4.000,00 TL adli

para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 20.02.2019 tarihinde kesinleştirildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2023/1255 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.07.2023 tarihli ve KYB-2023/61331 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.07.2023 tarihli ve KYB-2023/61331 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
" Somut olayda, suça sürüklenen çocuk hakkında 08.05.2013 tarihli kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan yapılan soruşturma sonucunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 03.02.2014 tarihli iddianamesi ile kamu davası açıldığı, yargılama sonunda İzmir 5. Çocuk Mahkemesinin 24.09.2014 tarihli ve 2014/152 Esas, 2014/1082 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 saylı Kanun’un 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 10.10.2014 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde 10.02.2017 tarihinde işlediği uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, yeniden yapılan yargılama sonucunda, kanun yararına bozma istemine konu İzmir 2. Çocuk Mahkemesinin 12.02.2019 tarihli 2019/24 Esas, 2019/8 Karar sayılı kararı hükmün açıklanmasına, suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 4.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği,
İzmir (Kapatılan) 5. Çocuk Mahkemesinin 10.10.2014 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca verildiği, kanuni zorunluluk üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, kamu davasının açılmasının

ertelenmesi kararı ile aynı hukuki sonuçları doğuracağı, bu durumda suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde 10.02.2017 tarihinde işlediği uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi nedeniyle hükmün açıklanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir.
B. Anayasa’nın 40 ıncı maddesi, 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası, aynı Kanun'un; 231 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 232 nci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekmektedir.
C. Somut olayda; Ceza ve İnfaz Kurumunda bir başka suçtan hükümlü bulunan sanığın 12.02.2019 tarihli karar celsesinde hazır edilerek savunmasının alındığı ve hükmün tefhim edildiği, ancak sanığa, bulunduğu Ceza ve İnfaz Kurumu aracılığıyla istinaf kanun yoluna başvurabileceği ve başvurmadığı takdirde hükmün kesinleşeceği yönünde bildirim yapılmadığı, kanun yolu bildiriminin usulsüz olduğu, bu nedenle inceleme konusu hükmün kesinleşmediği anlaşılmıştır.
D. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 272 vd. maddeleri uyarınca istinaf yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,13.05.2024 tarihinde karar verildi.