WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

YARGITAY 10. CEZA DAİRESİ

A- A A+

10. Ceza Dairesi         2023/13297 E.  ,  2024/18301 K.
"İçtihat Metni"...
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
2. Aydın 5. Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 1. 2015/1401 E., 2015/1325 K.
2. 2016/1011 E., 2017/826 K.
HÜKÜMLÜ : ...
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
SUÇ TARİHLERİ : ...
İNCELEME KONUSU
KARARLAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması
Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, temyiz edilmeksizin 16.12.2015 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Aydın 5. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 05.12.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/22549 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57880 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57880 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosyalar kapsamına göre, sanık hakkında inceleme konusu 04.10.2014 tarihli eylemi nedeniyle Aydın Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 06.11.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair karar verilmesini müteakip, sanığın yükümlülüklere uymamakta ısrar etmesi nedeniyle hakkında kamu davası açılması üzerine, Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.12.2015 tarihli kararı ile mahkumiyetine karar verilmesini takiben, sanığın incelemeye konu 08.11.2015 tarihli ikinci eyleminden dolayı Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 19.11.2015 tarihli kararı ile şüpheli hakkında yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair karar verilmesi sonrası, şüphelinin erteleme süresi içerisinde tekrar uyuşturucu madde kullandığından bahisle hakkında kamu davası açılması üzerine, sanığın 04.10.2014 tarihli eyleminden dolayı daha önce Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.12.2015 tarihli kararı ile cezalandırılmasının yanı sıra, 08.11.2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak suçundan da Aydın 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.11.2017 tarihli kararı ile mahkûmiyetine karar verilmiş ise de;
Aydın Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 06.11.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın şüpheliye 19.11.2014 tarihinde tebliğ edilmesini müteakip, itiraz edilmeden 05.12.2014 tarihinde kesinleştiği, şüpheli hakkında daha önce verilmiş bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunması karşısında, erteleme süresi içerisinde 08.11.2015 tarihinde yeniden işlediği aynı nev'iden suç nedeniyle şüpheli hakkında tekrar kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilemeyeceği halde, ihlal niteliğinde olan anılan eylem nedeniyle Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 19.11.2015 tarihli kararı ile şüpheli hakkında yeniden erteleme kararı verildiği,

Öte yandan, somut olayda; şüpheli hakkında 04.10.2014 ve 08.11.2015 tarihlerinde işlediği kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak suçuna ilişkin olarak Aydın Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 06.11.2014 ve 19.11.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve bir yıl süre ile denetimli serbestlik ve tedavi tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların itiraz kanun yolu açık olmak üzere verildiği, ancak kararlarda itiraz süresinin ve itiraz merciinin gösterilmediği, Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40 ıncı maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 171,172 ve 173 üncü maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararları ve bu kararlar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararlarda kanun yolu başvuru şekli, mercii, süresi ve bu sürenin başlangıcının belirtilmediği,
Bunun yanı sıra, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 06.11.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve bir yıl süre ile denetimli serbestlik ve tedavi tedbiri uygulanmasına ilişkin kararının, öncelikle şüphelinin bilinen son adresi yerine, doğrudan mernis adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebliğ edilmek suretiyle yapılan tebligatın usulsüz olduğu, bu nedenlerle anılan kararların usulüne uygun şekilde kesinleştiğinden de söz edilemeyeceği,
Bir an için, anılan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararlarında gösterilen itiraz mercii ve süreleri ile Aydın Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 06.11.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının şüpheliye tebliğ işleminde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı kabul edilse bile; somut olayda, şüpheli hakkında incelemeye konu 04.10.2014 tarihli ilk eylemi nedeniyle Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 06.11.2014 tarihli kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmış, bu kararın yerine getirilmesi için Aydın Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce çıkartılan 25.11.2014 tarihli ve 2014/1588 DS sayılı çağrı yazısı, şüphelinin mernis adresine 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince 31.12.2014 tarihinde tebliğ edilmiş, şüphelinin yasal süresi içinde müdürlüğe başvurmaması nedeniyle evrak kapatılarak Cumhuriyet Başsavcılığına iade edilmiş ise de,
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 22.12.2015 tarihli ve 2015/1717 Esas, 2015/33429 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, şüpheliye 10 gün içinde denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurması gerektiği uyarısını içeren tebligatın yapılması ve şüphelinin başvuruda bulunmaması üzerine, yüklenen yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uygun davranmamakta "ısrar" ettiğinin kabul edilebilmesi için şüpheliye "önceki tebligat gereğince başvuruda bulunmadığı, bu
tebligat üzerine öngörülen süre içinde de başvurmaması halinde yükümlülüklere ve tedavinin gereklerine uymamakta ısrar etmiş sayılacağı" uyarısı ile yeniden tebligat yapılması, bu tebligata rağmen de başvuruda bulunmadığı takdirde şüpheli hakkında kamu davası açılması gerektiği cihetle, bu hâliyle uyarı yazısı gönderilmeyen şüphelinin yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar ettiği kabul edilemeyeceğinden, 04.10.2014 tarihli ilk eylem bakımından zaten ısrar koşulunun da gerçekleşmediği,
Dolayısıyla, sanık hakkında usulü ile açılmış kamu davalarının bulunmadığı ve kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşılmakla; sanığın gerçekleştirmiş olduğu 04.10.2014 ve 08.11.2015 tarihli eylemlere ilişkin ortak bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi ile usulüne uygun tebliğ ve devamı işlemlerin icrası için açılan kamu davalarının durmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararları verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.12.2015 tarihli ve 2015/1401 Esas, 2015/1325 Karar sayılı kararının incelenmesinde;
1. Şüpheli hakkında, 04.10.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 06.11.2014 tarihli ve 2014/14725 Soruşturma, 2014/108 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süre ile kamu davası açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolu ve merciinin gösterildiği, ancak itiraz süresinin gösterilmediği, kararın doğrudan şüphelinin MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak 19.11.2014 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre usulsüz şekilde tebliğ edildiği, tedbirin infazı için 10.11.2014 tarihinde Aydın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
2. Aydın Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 25.11.2014 tarihli ve 2014/1588 DS sayılı çağrı yazısının doğrudan şüphelinin MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak 31.12.2014 tarihinde 7201 sayılı Kanun'un

21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca usulsüz şekilde tebliğ edildiği, Müdürlüğe başvurmaması nedeniyle dosyanın kapatılmasına karar verilerek 20.01.2015 tarihinde Aydın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği,
3. Erteleme kararının kaldırılarak Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 02.10.2015 tarihli ve 2014/14725 Soruşturma, 2015/4854 Esas, 2015/3978 sayılı iddianamesi ile Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
4. Yapılan yargılama sonucunda, Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 08.12.2015 tarihli ve 2015/1401 Esas, 2015/1325 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın, temyiz edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B. Aydın 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.11.2017 tarihli ve 2016/1011 Esas, 2017/826 Karar sayılı kararının incelenmesinde;
1. Şüpheli hakkında, 08.11.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 19.11.2015 tarihli ve 2015/17959 Soruşturma, 2015/404 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süre ile kamu davası açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolu ve merciinin gösterildiği, ancak itiraz süresinin gösterilmediği, kararın doğrudan şüphelinin MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak 05.01.2016 tarihinde aynı konutta oturan yakını imzasına usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, tedbirin infazı için 19.11.2015 tarihinde Aydın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
2. İnfaz işlemleri devam ederken şüphelinin 14.10.2016 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlemesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 02.12.2016 tarihli ve 2015/17959 Soruşturma, 2016/6267 Esas, 2016/5292 sayılı iddianamesi ile Aydın 5. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,

3. Yapılan yargılama sonucunda, Aydın 5. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 16.11.2017 tarihli ve 2016/1011 Esas, 2017/826 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın, istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
C. Dosyalar kapsamına göre;
Sanık hakkında 04.10.2014 tarihli eylemi nedeniyle Aydın Cumhuriyet Başsavcılığınca 06.11.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair karar verilmesini takiben, sanığın yükümlülüklere uymamakta ısrar etmesi nedeniyle hakkında kamu davası açılması üzerine, Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.12.2015 tarihli kararı ile mahkûmiyetine karar verilmiş, sanığın 08.11.2015 tarihli eyleminden dolayı Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 19.11.2015 tarihli kararı ile yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair karar verilmesinden sonra, erteleme süresi içerisinde tekrar aynı nitelikteki suçu işlemesi nedeniyle hakkında kamu davası açılması üzerine, Aydın 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.11.2017 tarihli kararı ile mahkûmiyetine karar verilmiş ise de;
Aydın Cumhuriyet Başsavcılığınca 06.11.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği gözetilerek, 08.11.2015 tarihli aynı nitelikteki suç nedeniyle şüpheli hakkında tekrar kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilemeyeceği halde, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 19.11.2015 tarihli kararı ile şüpheli hakkında yeniden erteleme kararı verildiği,
Şüpheli hakkında 04.10.2014 ve 08.11.2015 tarihlerinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna ilişkin olarak Aydın Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 06.11.2014 ve 19.11.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların itiraz kanun yolu açık olmak üzere verildiği, ancak kararlarda itiraz süresinin gösterilmediği, Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40 ıncı maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 171 inci, 172 nci ve 173 üncü maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararları ve bu kararlar ile birlikte verilen "denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararlarda kanun yolu başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının belirtilmediği,

Bunun yanı sıra, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 06.11.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, öncelikle şüphelinin bilinen son adresi yerine, doğrudan MERNİS adresine 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebliğ edilmek suretiyle yapılan tebligatın usulsüz olduğu, bu nedenle de kararın usulüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği,
Ayrıca, şüpheli hakkında 04.10.2014 tarihli ilk eylemi nedeniyle Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 06.11.2014 tarihli kararı ile verilen denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında, Aydın Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce çıkartılan 25.11.2014 tarihli ve 2014/1588 DS sayılı çağrı yazısının, şüphelinin doğrudan MERNİS adresinde 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince tebliği usulsüz olduğu gibi, şüpheliye 10 gün içinde denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurması gerektiği uyarısını içeren tebligatın yapılması ve şüphelinin başvuruda bulunmaması üzerine, yüklenen yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uygun davranmamakta "ısrar" ettiğinin kabul edilebilmesi için şüpheliye "önceki tebligat gereğince başvuruda bulunmadığı, bu tebligat üzerine öngörülen süre içinde de başvurmaması halinde yükümlülüklere uymamakta ısrar etmiş sayılacağı" uyarısı ile yeniden tebligat yapılması, bu tebligata rağmen de başvuruda bulunmadığı takdirde şüpheli hakkında kamu davası açılması gerektiği, uyarı yazısı gönderilmeyen şüphelinin yüklenen yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar ettiği kabul edilemeyeceğinden, 04.10.2014 tarihli ilk eylem bakımından ısrar koşulunun da gerçekleşmediği,
Anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, sanık hakkında usulüne uygun şekilde verilmiş ve kesinleşmiş bir "kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanması" kararı bulunmadığından, öncelikle Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen dava ile Aydın 5. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen davanın birleştirilmesi, davaların birleştirilmesinden sonra, kovuşturma şartının gerçekleşmemesi nedeniyle, sanığın 04.10.2014, 08.11.2015 ve 14.10.2016 tarihli eylemlerine ilişkin ortak bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi ile usulüne uygun tebliği ve infazın sonucunun beklenilmesi için 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyet kararları verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

B. Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.12.2015 tarihli ve 2015/1401 Esas, 2015/1325 Karar sayılı kararı ile Aydın 5.Asliye Ceza Mahkemesinin 16.11.2017 tarihli ve 2016/1011 Esas, 2017/826 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyalarının, Mahkemelerine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.05.2024 tarihinde karar verildi.

...