10. Ceza Dairesi 2023/12100 E. , 2023/10523 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/570 E., 2022/668 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Sanık hakkında, 05.06.2015 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Ordu Cumhuriyet Başsavcılığınca 11.06.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir.
B. Sanığın, erteleme süresi zarfında 10.08.2015 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinin anlaşılması üzerine, Kastamonu Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.03.2016 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
C. Ordu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.11.2015 tarihli ve 2015/748 Esas, 2015/866 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılması ile hak yoksunlukluğuna karar verilmiştir.
D. Kararın sanık ve müdafii taraflarından temyizi üzerine, Dairemizin 02.06.2022 tarihli 2019/8927 Esas, 2022/7231 Karar sayılı kararı ile, "1- 05/06/2015 tarihinde sanıktan ele geçirilen uyuşturucu maddeler ile ilgili ekspertiz raporunun dosyada bulunmadığı anlaşıldığından; maddeler ile ilgili ekspertiz raporunun varsa aslı veya onaylı örneğinin getirtilerek duruşmada okunup tartışılmasının sağlanması, ekspertiz raporu yoksa rapor alınması, sanığa okunup, tüm deliller birlikte tartışılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması, Kabul ve uygulamaya göre de; 2- Suç tarihinden önce 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesinin 5. fıkrasının olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti açısından; sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı, bu suç tarihinden önce açılmış başka bir dava veya soruşturma olup olmadığının, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanun yürürlüğe girdikten sonra verilmiş olan bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı uyarınca tabi tutulduğu tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılması, gerektiğinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihinde sanığın infazda olan başka bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının bulunup bulunmadığı sorulup belirlendikten sonra; a) Sanık bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve denetimli serbestlik
tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanun'la değişik TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca verilmiş bir "kamu davasının açılmasının ertelenmesi'' kararının denetim süresi içinde işlemiş ise; 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıca madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz" hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca "davanın düşmesine" ve tedavi ve/veya denetimli serbestlik kararı veren ilgili mahkemeye ya da kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı veren ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulmasına karar verilmesi, b) Sanık bu suçu daha önce işlediği suçtan dolayı verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanun'la değişik TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca verilmiş bir "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararının denetim süresi içinde işlemiş değilse veya daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanun'la değişik TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca verilmiş bir "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararının denetim süresi içinde işlemiş ve önceki suçtan mahkûmiyet dışında bir hüküm verilmiş ise; bu suç nedeniyle 6545 sayılı Yasa ile değişik TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmış olan sanık hakkında 6545 sayılı Yasa ile değişik TCK'nın 191. maddesinin 4. fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde gösterilen dava açma şartlarının gerçekleştiğinin sabit görülmesi halinde yargılamaya devam olunarak, suç tarihi itibarıyla 6545 sayılı Yasa ile değişik TCK'nın 191. maddesi hükümleri çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması, 3- Sanığın suça konu maddeleri aldığını beyan ettiği şahıslarla ilgili soruşturmaların tefrik edildiği anlaşılmakla, bu şahıslar hakkındaki soruşturmaların akıbeti araştırılıp, dava açılmış ve derdest olması halinde dosyanın getirtilip incelenerek gerektiğinde davaların birleştirilmesi, hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise dava dosyasının bu dosya içine konulması ve sonucuna göre sanık hakkında TCK'nın 192/3. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, 4- Hükmün temel cezanın belirlenmesine ilişkin kısmında TCK 191. maddenin 1. fıkrası yerine TCK’nın 191. maddesinin 5. fıkrası gereği sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, 5- Hükümden sonra 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı hükmü ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesinde yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması," gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
E. Bozmaya uyularak, Ordu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.10.2022 tarihli ve 2022/570 Esas, 2022/668 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile hak yoksunluğuna hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmadığına, takdiri indirimin uygulanmasına veya uygulanmamasına ilişkin kararın da gerekçeli olması gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR (İlk Derece Mahkemesinin Kabulüne Göre)
Sanığın 05.06.2015 tarihinde yapılan üst aramasında 2 adet fişek tabir edilen 0,70 gr uyuşturucu madde ele geçirildiği ve el konulduğu, sanıktan ele geçirilen bu maddelerin uyuşturucu madde olduğunun anlaşıldığı, sanık savunmasında; uyuşturucu madde kullandığını beyan ederek atılı suçlamayı kabul ettiği, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, bu erteleme kararının 18.06.2015 tarihinde sanığa tebliğ edildiği ancak sanığın erteleme süresi içerisinde bu kez 10.08.2015 tarihinde Ordu ilinde üzerinde 4 adet uyuşturucu niteliği kriminal rapor ile tespit edilen hap ile tekrar yakalandığı, sanığın suçlamayı ikrar ettiği, bu şekilde sanığın suç tarihlerinde üzerinde uyuşturucu madde bulundurmak suretiyle atılı suçu işlediği kabul edilerek, eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması konusunda tam bir vicdani kanı hasıl olduğu, her ne kadar suç tarihlerinde suça konu uyuşturucu maddeleri aldığı kişileri söylemiş ise de, söylediği kişilerin yargılamalarında tanık olarak dinlendiği ve kolluk beyanlarını kabul etmediği ve maddeleri bu kişilerden almadığını söylediği, ismini zikrettiği kişilerden olan Uğur’un yapılan yargılaması neticesinde, başka gerekçe ile bu kişinin mahkûmiyetine karar verildiği, yine 10.08.2015 tarihli eylemi yönünden maddeyi aldığını beyan ettiği Semih hakkında açılan davada tanık olarak dinlendiği ve bu davada da önceki beyanlarını kabul etmediği, mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, Semih’in başkaca delil bulunmadığından bahisle beraatine karar verildiği anlaşılmakla, sanık hakkında, şartları oluşmadığından etkin pişmanlık hükümlerinin tatbik edilmediği, sanığın, denetim süresi içerisinde tekrar suç işlediği, kendisine verilen tedavi olma şansını bilinçli olarak ihlal ettiği ve bu durumu önemsemediği, bu şekilde tekrar suç işlemeyeceği konusunda bir vicdani kanı hasıl olmadığından ve sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları nazara alınarak hakkında olumlu kanaat oluşmadığından sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmadığı, gerekçesiyle sanığın atılı suçtan mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemenin, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından; sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş ve hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ordu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.10.2022 tarihli ve 2022/570 Esas, 2022/668 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık müdafiinin temyiz isteminin reddiyle, hükmün Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.12.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!