WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

YARGITAY 10. CEZA DAİRESİ

A- A A+

10. Ceza Dairesi         2023/1166 E.  ,  2024/16581 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/143 E., 2022/217 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMAYOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Alaçam Asliye Ceza Mahkemesinin 22.03.2022 tarihli ve 2021/143 Esas, 2022/217 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin 27.04.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 21.11.2022 tarihli ve 2022/19130 sayılı evrakı ile kanun yararına
bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.01.2023 tarihli ve KYB-2022/151151 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.01.2023 tarihli ve KYB-2022/151151 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"5271 sayılı Kanun'un 193 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, "(Ek fıkra: 25.05.2005-5353 S.K./28 inci mad) Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkûmiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir." şeklindeki ve anılan Kanun'un 195 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan, "Suç, yalnız veya birlikte adlî para cezasını veya müsadereyi gerektirmekte ise; sanık gelmese bile duruşma yapılabilir. Bu gibi hâllerde sanığa gönderilecek davetiyede gelmese de duruşmanın yapılacağı yazılır." şeklindeki düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, atılı suça ilişkin olarak sanığın savunması alınmadan mahkûmiyet hükmü kurulmasının mümkün olmadığı gözetilmeden, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Sanık hakkında, 26.10.2020 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Alaçam Cumhuriyet Başsavcılığının 10.03.2021 tarihli ve 2021/243 Soruşturma, 2021/92 Esas, 2021/75 sayılı iddianamesi ile cezalandırılması istemiyle Alaçam Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan kamu davası açılmıştır.
B. Alaçam Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 22.03.2022 tarihli ve 2021/143 Esas, 2022/217 Karar sayılı kararı ile; sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiş, hüküm istinaf edilmeksizin kesinleşmiştir.
C. 5271 sayılı Kanun'un 193 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, (25.05.2005 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 5353 sayılı Kanun'un 28 inci maddesi ve 05.04.2023 tarihli Resmi Gazete'de
yayımlanarak yürürlüğe giren 28.03.2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile değişik) "Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkûmiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir." ve "Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığı ve güvenlik tedbiri dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir." şeklindeki ve anılan Kanun'un 195 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan, "Suç, yalnız veya birlikte adlî para cezasını veya müsadereyi gerektirmekte ise; sanık gelmese bile duruşma yapılabilir. Bu gibi hâllerde sanığa gönderilecek davetiyede gelmese de duruşmanın yapılacağı yazılır." şeklindeki düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, atılı suçun yaptırımının hapis cezasına ilişkin olduğu, yalnız adli para cezasına veya adli para cezasıyla birlikte müsadereye ilişkin olmadığı anlaşıldığından; atılı suça ilişkin olarak sanığın savunması alınmadan, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Alaçam Asliye Ceza Mahkemesinin 22.03.2022 tarihli ve 2021/143 Esas, 2022/217 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.03.2024 tarihinde karar verildi.