10. Ceza Dairesi 2023/1160 E. , 2024/16071 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/1026 E., 2019/217 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Diyarbakır 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.03.2019 tarihli ve 2018/1026 Esas, 2019/217 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 22.03.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 23.11.2022 tarihli ve 2022/10298 sayılı evrakı ile kanun yararına
bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.01.2023 tarihli ve KYB-2022/149115 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.01.2023 tarihli ve KYB-2022/149115 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
" Dosya kapsamına göre, sanık hakkında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 13.12.2018 tarihli iddianamesiyle kamu davası açıldığı gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca; 26.08.2018 tarihinde işlemiş olduğu kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçu nedeniyle kamu davasının açılmasını müteakip, yapılan yargılama sonunda mahkemesince sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de;
Evvelce aynı suçtan Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 28.07.2015 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında açılan kamu davası sonunda, sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair Diyarbakır 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 08.12.2015 tarihli kararının verildiği gözetildiğinde, sanık hakkında evvelce verilmiş geçerli kabul edilebilecek kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının varlığından söz edilemeyeceği gibi, sanığın ilk kez 20.01.2015 ve 10.03.2015 tarihlerinde işlediği iddia olunup ceza verilmesine yer olmadığına karar verilen suçtan sonra, işlemiş olduğu 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi kapsamındaki uyuşturucu suçlarına dair hakkında kamu davasının ertelenmesi kararı verilmeksizin doğrudan kamu davası açılamayacağının anlaşılması karşısında, adı geçen mahkemece kovuşturma şartı bulunmadığından bahisle durma kararı verilmesi yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 26.08.2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 13.12.2018 tarihli ve 2018/61236 Soruşturma, 2018/21270 Esas, 2018/13472 sayılı iddianamesi ile, Diyarbakır 7. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; şüpheli hakkında daha önce 2015/7046 sayılı soruşturmada kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, ihlal nedeniyle Diyarbakır 4. Asliye Ceza Mahkemesine 28.07.2015 tarihli iddianame ile dava açıldığı, yeniden erteleme
kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği, yapılan yargılama sonucunda, Diyarbakır 7. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 14.03.2019 tarihli ve 2018/1026 Esas, 2019/217 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği, anlaşılmıştır.
B. Dosya arasında bulunan Diyarbakır 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.12.2015 tarihli ve 2015/474 Esas, 2015/632 Karar sayılı kararının incelenmesinde;
Sanığın 20.01.2015 tarihli aynı nitelikteki eylemi nedeniyle Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 28.07.2015 tarihli ve 2015/7046 Soruşturma, 2015/7207 Esas, 2015/5045 sayılı iddianamesi ile, 03.03.2015 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, 07.04.2015 tarihinde tebliğ edildiği, erteleme süresi içerisinde 10.03.2015 tarihinde yeniden aynı nitelikteki suçu işlediği gerekçesiyle Diyarbakır 4. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda, Diyarbakır 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.12.2015 tarihli ve 2015/474 Esas, 2015/632 Karar sayılı kararı ile, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının 07.04.2015 tarihinde şüpheliye tebliğ edildiği, kararın 24.04.2015 tarihinde kesinleşeceği, 10.03.2015 tarihli eylemin ihlal sayılamayacağı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca "ceza verilmesine yer olmadığına" karar verildiği, kararın 31.12.2015 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleştiği, anlaşılmıştır.
C. Her ne kadar, sanık hakkında, 26.08.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçundan Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 13.12.2018 tarihli iddianamesiyle 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de;
Daha önceden, 20.01.2015 tarihli aynı nitelikteki suç nedeniyle verilen 03.03.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın ihlâl edilmesi nedeniyle Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 28.07.2015 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında açılan kamu davası sonunda, Diyarbakır 4. Asliye Ceza Mahkemesince 08.12.2015 tarihinde "ceza verilmesine yer olmadığına" kararının verildiği ve kararın kesinleştiği gözetildiğinde, sanık hakkında verilmiş olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuki geçerliliğinin kalmadığı, sanığın ilk kez 20.01.2015 ve 10.03.2015 tarihlerinde işlediği iddia olunup ceza verilmesine yer olmadığına karar verilen suçtan sonra işlemiş olduğu 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi kapsamındaki suçtan, hakkında "kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanması" kararı verilmeksizin doğrudan kamu davası açılamayacağı,
mahkemece, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verilerek, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları gereğince "kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" dair karar verilmek üzere Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Diyarbakır 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.03.2019 tarihli ve 2018/1026 Esas, 2019/217 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!