10. Ceza Dairesi 2023/1119 E. , 2024/16333 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2009/479 E., 2010/62 K.
SUÇ: Kenevir ekme
İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.02.2010 tarihli ve 2009/479 Esas, 2010/62 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kenevir ekme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, hükmün temyiz edilmeksizin 25.03.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 01.11.2022 tarihli ve 2021/14266 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.01.2023 tarihli ve KYB-2022/142650 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.01.2023 tarihli ve KYB-2022/142650 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre,
1- 21.06.2005 tarihinde güvenlik güçlerince sanığın tarlasında, buğday bitkisi arasında boyları 10-15 cm ile 90-100 cm arasında değişen 1398 kök kenevir bitkisinin ele geçirildiği olayda 08/07/2005 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5377 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesi ile 01.06.2005 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Kendisi tarafından kullanılmak üzere uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran bitkileri yetiştiren kişi bu fıkra hükmüne göre cezalandırılır" hükmünün fıkradan çıkarıldığı, yine maddenin ikinci fıkrası "Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmolunur" biçiminde iken 5377 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesi ile ikinci fıkrada yapılan değişiklik ile "Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi hakkında, tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine; kullanmamakla birlikte, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında, denetimli serbestlik tedbirine hükmolunur" düzenlemesinin getirildiği dikkate alınarak,
Suç tarihinde yürürlükte bulunan (01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde kendisi tarafından kullanılmak üzere uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran bitkileri yetiştiren kişinin cezalandırılacağının düzenlendiği, sanığın ekmiş olduğu kenevir bitkisinin 1398 kök olduğu, kök sayısı itibariyle ekilen kenevirlerin kendi ihtiyacını aşan nitelikte ve sayıda olduğu anlaşıldığından; sanık hakkında, kazanılmış hakkının saklı tutulması suretiyle 2313 sayılı Kanun’un 23 üncü maddesinin son fıkrasının uygulanması gerektiği gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 191 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince cezalandırılmasına karar verilmesinde,
2- Kabule göre de; kendisi tarafından kullanılmak üzere uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran bitkileri yetiştirdiği kabul edilen sanık hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi gereğince, birinci cümlede öngörülen cezaya hükmedilmesi ile yetinilmesi gerekirken, sadece uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan veya kullanmak için bu maddeleri satın alan, kabul eden veya bulunduran kişiler hakkında uygulanma olanağı bulunan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci ila beşinci fıkralarında öngörülen denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına da karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 21.06.2005 tarihli kenevir ekme suçundan yapılan soruşturma sonunda, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 05.12.2005 tarihli ve 2005/27904 Soruşturma, 2005/7304 Esas, 2005/471 sayılı iddianamesi ile, 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanun' un (2313 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin son fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci ve 54 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
B. Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.05.2006 tarihli ve 2005/481 Esas, 2006/252 Karar sayılı kararı ile; sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, sanığın kararı temyiz ettiği,
C. Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 01.10.2009 tarihli ve 2008/6668 Esas, 2009/9960 Karar sayılı ilâmı ile; 5728 sayılı Kanun’un 562 nci maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulaması olanaklı hale geldiğinden, yasal koşulların oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu nedeniyle hükmün diğer yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verildiği,
D. Bozmadan sonra, Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 04.02.2010 tarihli ve 2009/479 Esas, 2010/62 Karar sayılı kararı ile; sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, ayrıca aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği,
kararın 25.03.2010 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleştiği,
E. Diyarbakır Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce yükümlülüklerine uymadığının bildirilmesi üzerine, Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.10.2010 tarihli ve 2009/479 Esas, 2010/62 Karar sayılı ek kararı ile; tedbire uymadığından 1 yıl 6 ay hapis cezasının aynen infazına karar verildiği, sanığın ek kararı temyiz ettiği,
F. Dairemizin 28.03.2014 tarihli ve 2013/1340 Esas, 2014/2136 Karar sayılı ilamı ile; kararın itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle dosyanın incelenmeksizin iadesine karar verilmesi üzerine; itirazı inceleyen mercii Diyarbakır 4.Ağır Ceza Mahkemesinin 11.06.2014 tarihli ve 2014/217 Değişik iş sayılı kararı ile, ancak uyuşturucu madde kullanmak suçundan tedavi ve denetimli serbestlik kararı verilebileceği, kenevir ekme suçundan tedavi ve denetimli serbestlik kararı verilemeyeceği gerekçesiyle aynen infaza ilişkin ek karara yapılan itirazın kabulüne, ek kararın kaldırılmasına karar verildiği,
G. Mercii kararı üzerine, Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.01.2015 tarihli ve 2014/364 Esas, 2015/33 Karar sayılı kararı ile; 2313 sayılı Kanun’un 23 üncü maddesinin son fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek sonuç olarak 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanık müdafiinin kararı temyiz ettiği,
H. Dairemizin 14.11.2019 tarihli ve 2019/3941 Esas, 2019/7272 Karar sayılı ilamı ile, temyizin süresinden sonra olduğu gerekçesiyle temyiz isteğinin reddine karar verildiği,
Anlaşılmıştır.
I. Kesinleşen bir hüküm, ancak yargılamanın yenilenmesi veya sonradan yürürlüğe giren ve sanık lehine olan kanun gereğince uyarlama yapılması veya Yargıtay tarafından kanun yararına bozulması ya da kanunun açık bir hükmü gereğince değiştirilebilir. Böyle bir durum olmadan, mahkemenin daha önce verdiği hükmü değiştirmesi ya da ortadan kaldırıp yeni bir hüküm kurması halinde, bu hüküm hukuki değerden yoksundur. Açıklanan nedenlerle, sanığın denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmadığının ihbar edilmesi üzerine 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenen 1 yıl 6 ay hapis cezasının aynen infazına ilişkin Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.10.2010 tarihli ve 2009/479 Esas, 2010/62 Karar sayılı ek kararına yapılan itirazın sanık hakkında kenevir ekme suçundan dolayı tedavi ve denetim serbestlik tedbiri uygulanamayacağından bahisle kabulüne, anılan kararın kaldırılmasına dair Diyarbakır 4. Ağır Ceza
Mahkemesinin 11.06.2014 tarihli ve 2014/217 Değişik iş kararı üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda, sanığın 2313 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin beşinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.01.2015 tarihli ve 2014/364 Esas, 2015/33 Karar sayılı kararının hukuki değerden yoksun olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
1. 21.06.2005 tarihinde, güvenlik güçlerince sanığın tarlasında, buğday bitkisi arasında boyları 10-15 cm ile 90-100 cm arasında değişen 1398 kök kenevir bitkisinin ele geçirildiği olayda;
08.07.2005 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5377 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesi ile; 01.06.2005 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Kendisi tarafından kullanılmak üzere uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran bitkileri yetiştiren kişi bu fıkra hükmüne göre cezalandırılır" hükmünün fıkradan çıkarıldığı, yine maddenin ikinci fıkrası "Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmolunur" biçiminde iken 5377 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesi ile ikinci fıkrada yapılan değişiklik ile, "Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi hakkında, tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine; kullanmamakla birlikte, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında, denetimli serbestlik tedbirine hükmolunur." düzenlemesinin getirildiği dikkate alınarak,
Suç tarihinde yürürlükte bulunan (01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren) 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde kendisi tarafından kullanılmak üzere uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran bitkileri yetiştiren kişinin cezalandırılacağının düzenlendiği, sanığın ekmiş olduğu kenevir bitkisinin 1398 kök olduğu, kök sayısı itibariyle ekilen kenevirlerin kendi ihtiyacını aşan nitelikte ve sayıda olduğu anlaşıldığından; sanık hakkında, kazanılmış hakkının saklı tutulması suretiyle 2313 sayılı Kanun’un 23 üncü maddesinin beşinci fıkrasının uygulanması gerektiği gözetilmeden 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi kanuna aykırıdır.
2. Kabule göre de;
Dosya kapsamına göre, kendisi tarafından kullanılmak üzere uyuşturucu etkisi doğuran bitkileri yetiştirdiği kabul edilen sanık hakkında, suç tarihinden sonra 08.07.2005 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 5377 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca, sözü edilen birinci fıkranın birinci cümlesinde öngörülen cezaya
hükmedilmesi ile yetinilmesi gerekirken, sadece uyuşturucu kullanan veya kullanmak için bu maddeleri satın alan, kabul eden veya bulunduran kişiler hakkında uygulanma olanağı bulunan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin iki ilâ beşinci fıkralarında öngörülen denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına da karar verilmesi kanuna aykırıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, karar Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.02.2010 tarihli ve 2009/479 Esas, 2010/62 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!