WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

YARGITAY 10. CEZA DAİRESİ

A- A A+

10. Ceza Dairesi         2023/10050 E.  ,  2023/8014 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/441 E., 2023/103 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : 1. Ret (Sanık ... yönünden)
2. Temyiz istemlerinin esastan reddi (sanıklar ...ve... yönünden )

Sanık ... müdafiinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen kanunî süre içerisinde temyiz isteminde bulunduğu; ancak sirayet üzerine yeniden kurulan hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz talebinin reddinin gerektiği belirlenmiştir.
Sanıklar ...ve ...hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, edilmiştir.
Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Edirne Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.12.2018 tarihli ve 2018/5819 Esas, 2018/14277 soruşturma sayılı iddianamesi ile sanıkların 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 181 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.10.2019 tarihli ve 2018/671 Esas, 2019/510 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanık ... hakkında değişen suç vasfı ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkraları, 35 inci maddesi, 62 nci maddesi ile 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 5 yıl hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Sanıklar ... ve ...hakkında değişen suç vasfı ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkraları, 35 inci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 6 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanıklar hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin 15.12.2020 tarihli ve 2020/3403 Esas, 2020/1109 Karar sayılı kararı ile, sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, hükümlere yönelik sanıklar..., ...ve ......, müdafileri ile maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
D. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesi kararının, sanıklar ...ve ...müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 22.09.2022 tarihli ve 2021/5575 Esas, 2022/9469 Karar sayılı kararı ile;
"TCK'nın 188/5. maddesinin uygulanabilmesi için müşterek faillerin 'aynı yönde' hareket etmeleri gerektiği somut olayda sanıklar ...ve...’in temyiz dışı sanık ... ile aynı yönde hareket ettikleri hususu sübut bulmadığından, sanıklar hakkında TCK'nın 188/3. maddesi uyarınca belirlenen ceza üzerinden TCK'nın 188/5. maddesi uyarınca artırım yapılarak fazla cezaya hükmedilmesi,
Yasaya aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükümlerin BOZULMASINA, sanıklar ...ve ...hakkındaki bozma nedenlerine göre bozmanın inceleme dışı sanık ...'e CMK’nın 306. maddesi gereğince SİRAYETİNE,"
Denilmek suretiyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
E. Bozma ilamına uyulduğu, Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21/02/2023 tarihli ve 2022/441 Esas, 2023/103 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanık ... hakkında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 35 inci maddesi, 62 nci maddesi ile 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Sanıklar ...ve ...hakkında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 4 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanıklar hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
4. 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
C. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Sanık hakkında hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Bozma uyularak yapılan yargılamada, 18.11.2018 tarihinde Türkiye'ye giriş yapmak üzere...Gümrük Sahasına gelen hakkında uyuşturucu madde ithal etme suçundan mahkûmiyet hükmü kesinleşen temyiz dışı sanık Mutlu'nun sürücülüğünü yaptığı ... plakalı kamyonette ve el çantasında daralı 143.915 gr MDMA etken maddesini içeren tabletlerin ele geçirildiği; sanık ....., savunmalarında uyuşturucu maddeleri Hollanda'dan ismini bilmediği şahıslardan aldığını, bu maddeleri ülkemize
soktuktan sonra sanık ...'a teslim edeceğini ve karşılığında 40.000 Euro para alacağını söyleyerek ikrarda bulunması üzerine kolluk görevlilerinin refakatinde buluşma ayarlandığı; 19.11.2018 günü saat 3:00 sıralarında uyuşturucu maddeyi teslim almaya sanıklar..., ...ve ......,'ın birlikte geldiklerinin görüldüğü; sanıkların olay yerine valiz ile gelmeleri, İstanbul ilinde aracı karşılamaları ve polis memurlarını fark edince kaçmaları, çalıntı eşya işi olduğu ve rutin işleri sayıldığını beyan etmelerine rağmen gece saat 3:00 civarında buluşup teslimat yerini değiştirmeleri, sanık ...'ın üzerinden 13.780,00 TL ve 50 Avro ele geçirilmiş olması ve dosya kapsamından sanıkların 19.11.2018 tarihinde İstanbul ilinde temyiz dışı sanık Mutlu'dan teslim alınacak uyuşturucu maddelerin ticaretini yapmak amacıyla bulundukları esnada kolluk görevlilerince yakalandıkları, bu şekilde sanıkların sübut bulan eylemlerinin uyuşturucu madde ticareti yapma suçuna teşebbüs kapsamında kaldığı gerekçesiyle mahkûmiyetlerine; sanıklar ...ve...'in diğer sanık ... ile aynı yönde hareket ettiklerine dair yeterli delil bulunmadığından haklarında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına yer olmadığına; ele geçen maddenin miktarı ve fazlalığı gözönüne alınarak sanıkların teşdiden cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık hakkında Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.10.2019 tarihli ve 2018/671 Esas, 2019/510 Karar sayılı kararı ile verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf isteminin düzeltilerek esastan reddine ilişkin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin 15.12.2020 tarih ve 2020/3403 Esas, 2020/1109 Karar sayılı kararının kesin olmak üzere verilerek kesinleştiği, diğer sanıklar ...ve ...yönünden kurulan hükümlerin temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 22.09.2022 tarihli ve 2021/5575 Esas, 2022/9469 Karar sayılı kararı ile bozulduğu, bozma kararının İlk Derece Mahkemesince sirayet ettirilerek yargılamaya sanık ...'ın da dahil edildiği ve yapılan yargılama neticesinde sanık hakkında mahkûmiyet kararı verildiğinin anlaşılması karşısında; hakkındaki mahkûmiyet kararı kesinleşen sanığın sirayet üzerine yeniden kurulan ve lehine olan yeni hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. Sanıklar ...ve... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanıklar müdafileri ve sanık ...'in temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümlerde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

V. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, Dairemizce de benimsenen 12.07.1948 tarihli ve 163-121 sayılı, 07.12.1987 tarihli ve 322-588, 31.10.2012 tarihli ve 2011/777-2012/1819 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere, hakkındaki mahkûmiyet kararı kesinleşen sanığın sirayet üzerine yeniden kurulan ve lehine olan yeni hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığından, 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesi uyarınca sanık müdafiinin temyiz isteminin Tebliğname’ye uygun olarak, Başkan Vekili ... ile Üye ...'in karşı oyları ve oy çokluğuyla REDDİNE,
B. Sanıklar ...ve... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21/02/2023 tarihli ve 2022/441 Esas, 2023/103 Karar sayılı kararında sanık ... ve sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.09.2023 tarihinde karar verildi.

(K.O)

KARŞI OY GEREKÇESİ
(sanık ... yönünden)
A) TARTIŞMANIN KONUSU:
Tartışmanın konusunu, ilk hükmü temyiz etmeyen ya da süresinde olmadığı için temyiz isteği reddedilen sanığın, aynı olayın diğer sanıkları hakkındaki hükümlerin bozulması üzerine, bozmaya uyularak ve sirayet de kabul edilerek kurulan yeni hükmü temyiz etme hakkının bulunup bulunmadığı oluşturmaktadır.
B) KONUYLA İLGİLİ YASAL DÜZENLEMELER:
1- 1412 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun, 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan hükümleri:
a) “Hükmün bozulmasının diğer maznunlara sirayeti” başlıklı 325 inci madde:
Hüküm, cezanın tatbikatında kanuna muhalefet edilmesinden dolayı maznun lehine olarak bozulmuşsa ve bozulan cihetlerin temyiz talebinde bulunamamış olan diğer maznunlara da tatbiki kabil olursa bu maznunlar dahi temyiz talebinde bulunmuşcasına hükmün bozulmasından istifade ederler.
b) “Temyizi kabil olan ve olmayan hükümler” başlıklı 305 inci madde:
Ceza Mahkemelerinden verilen hükümler temyiz olunabilir. Ancak, on beş sene ve ondan yukarı hürriyeti bağlayıcı cezalara ait hükümler hiç bir harç ve masrafa tabi olmaksızın Yargıtayca re'sen tetkik olunur.
1. İki milyar liraya kadar (İki milyar dahil) para cezalarına dair olan hükümler,
2. Yukarı sınırı on milyar lirayı geçmeyen para cezasını gerektiren suçlardan dolayı verilen beraat hükümleri,
3. Bu Kanun ile sair kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümler,
Temyiz olunamaz.
2- 5271 sayılı Kanun'un ilgili hükümleri:
a) “Hükmün bozulmasının diğer sanıklara etkisi” başlıklı 306 ncı madde:
Hüküm, sanık lehine bozulmuşsa ve bu hususların temyiz isteminde bulunmamış olan diğer sanıklara da uygulanması olanağı varsa, bu sanıklar da temyiz isteminde bulunmuşçasına hükmün bozulmasından yararlanırlar.
b) “Kanun yollarına başvurma hakkı” başlıklı 260 ıncı maddenin birinci fıkrası:
Hâkim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır.
C) KONUNUN İRDELENMESİ:
Sanıklar ...ve Abdullah'ın mahkûmiyetine ilişkin ilk hükümlerin sanıklar müdafileri ve Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28.Ceza Dairesi tarafından istinaf taleplerinin düzeltilerek esastan reddine karar verildiği ve bu kararların sanık müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce sanıklar ...ve ...hakkındaki hükümlerin bozulmasına ve bozmanın hükmü istinafta kesin olmak üzere verilerek kesinleşen temyiz dışı sanık ...'a sirayetine karar verilmiştir.
Yerel Mahkeme bozmaya uymuş ve sirayeti de kabul ederek sanıklar..., ...ve ......, hakkında yeniden hüküm kurmuştur. Sanık ... hakkında hükmolunan ceza 3 yıl 4 ay hapis ve 16.660,00 TL adlî para cezasıdır. Bu hüküm sanık müdafi tarafından yasal süre içinde temyiz edilmiştir.
Sanıklar..., ...ve hakkında sirayet kararı verilen sanık ... hakkında bozmaya uyularak yeniden hüküm kurulduğu için ilk hüküm ortadan kalkmıştır. Ortadan kalkmış olan ilk hükmün kesinleştiğini ileri sürmek mümkün değildir.
Hükümlere karşı, kural olarak temyiz yasa yolu açıktır. Yasa yolunun kapatılması için açık hüküm bulunmalıdır. Haklara ilişkin kurallar, dar yoruma tabi tutulamaz. Sirayet üzerine yeni bir hüküm kurulduğuna ve aksine bir yasal düzenleme bulunmadığına göre, ilk hükmü temyiz etmemiş ya da temyiz isteği süresinde olmadığı için reddedilmiş olsa bile sanık sirayet üzerine kurulan yeni hükmü temyiz edebilir.

D) SONUÇ: Açıkladığımız nedenlerle;
İlk hükme yönelik süresinde temyiz isteği bulunmasa bile, sanık ... hakkında sirayet üzerine kurulan yeni hükmü sanık müdafiinin temyiz etme hakkının bulunduğu ve yasal süre içindeki temyiz isteği üzerine hükmün incelenmesi gerektiği kanısında olduğumuzdan, “temyiz yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle temyiz isteğinin reddine” ilişkin çoğunluk görüşüne katılmıyoruz. 21.09.2023