WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 10. CEZA DAİRESİ

A- A A+

10. Ceza Dairesi         2023/10037 E.  ,  2024/17222 K.
"İçtihat Metni"
...
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/695 E., 2016/375 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Babaeski Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile, sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 12.05.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 15.02.2022 tarihli ve 2021/23098 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.04.2022 tarihli ve KYB-2022/25798 sayılı Tebliğnamesi ve Yargıtay 12.Ceza Dairesinin 17.04.2023 tarihli ve 2022/2048 Esas, 2023/1265 Karar sayılı görevsizlik kararı ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.04.2022 tarihli ve KYB-2022/25798 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.4.018 tarihli ve 2014/15-487 Eas, 2018/151 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz veya istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddî boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği gözetilerek yapılan incelemede,
Dosya kapsamına göre, Sanık ... hakkında uyuşturucu madde kullanmak eyleminden dolayı dava açılıp yargılama yapıldığı, kısa kararda kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanık hakkında 10 ay hapis cezası verilip hükmün açıklanması geri bırakıldığı ve gerekçeli kararın gerekçesinde de aynı şekilde açıklamalara yer verildiği, kararın başlık kısmında da sanığın isminin doğru olarak yazıldığı hâlde, gerekçeli kararın hüküm kısmında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 25 gün hapis cezası tayin olunup, hükmün açıklanmasının geri bırakılması suretiyle, kısa karardan ve gerekçeden farklı olacak şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli ... hakkında, 18.07.2014 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Babaeski Cumhuriyet Başsavcılığının 25.11.2014 tarihli ve 2014/1168 Soruşturma, 2014/2 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı

maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, kararın şüpheliye usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği,
B. Şüphelinin 14.06.2015 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği iddiasıyla erteleme kararı kaldırılarak Babaeski Cumhuriyet Başsavcılığının 17.09.2015 tarihli ve 2014/1168 Soruşturma, 2015/530 Esas, 2015/527 sayılı iddianamesi ile Babaeski Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
C. Babaeski Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 22.04.2016 tarihli ve 2015/695 Esas, 2016/375 Karar sayılı kararı ile, kısa kararda sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, ancak gerekçeli kararın hüküm kısmında, sanık ismi ... olarak, suçun da "trafik güvenliğini tehlikeye sokma" olarak gösterildiği ve sanık ...'ın 5237 sayılı Kanun'un 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
D. Dosya kapsamına göre, sanık ... hakkında, "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçundan dava açılıp yargılama yapıldığı, kısa kararda kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık hakkında 10 ay hapis cezası verilip hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, gerekçeli kararın gerekçesinde aynı şekilde açıklamalara yer verildiği, gerekçeli kararın başlık kısmında da sanığın ismi doğru olarak yazıldığı hâlde, gerekçeli kararın hüküm kısmında "trafik güvenliğini tehlikeye sokma" suçundan sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 25 gün hapis cezası tayin olunup, hükmün açıklanmasının geri bırakılması suretiyle, kısa karardan ve gerekçeden farklı olacak şekilde hüküm kurulması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
Ayrıca, sanığın kan örneğinde "..." grubundan olan "..." ve "..." bulunduğunun Adli Tıp Kurumu Kimya İhtisas Dairesinin 30.09.2014 tarihli raporuyla tespit edildiği, rapor sonucu belirlenen "..." ve "..." isimli maddelerin 5237 sayılı Kanun'un 188 inci

maddesinin dördüncü fıkrasında, 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakebesi Hakkında Kanun'da, 3298 sayılı Uyuşturucu Maddelerle İlgili Kanun'da, uyuşturucu maddelere dair 1961 sayılı Tek Sözleşmesinin 1 ve 2 numaralı cetvellerinde, 2313 ve 3298 sayılı Kanunların verdiği yetki uyarınca çıkarılan Bakanlar Kurulu kararlarında sayılan uyuşturucu ve uyarıcı maddeler arasında yer almaması nedeniyle uyuşturucu veya uyarıcı madde olarak kabul edilmesine olanak bulunmadığı, tespit edilmiş ise de, gerekçeli kararda, sanık ... hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmaması nedeniyle, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Babaeski Asliye Ceza Mahkemesinin 22.04.2016 tarihli ve 2015/695 Esas, 2016/375 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.04.2024 tarihinde karar verildi.