10. Ceza Dairesi 2022/675 E. , 2023/10533 K.
"İçtihat Metni"
TUTUKLU
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I.HUKUKİ SÜREÇ
A. Adana 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.05.2021 tarihli ve 2020/238 Esas, 2021/170 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 15 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 31.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sanık hakkında hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 06.09.2021 tarihli ve 2021/1366 Esas, 2021/1126 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafilerinin temyiz sebepleri özetle;
1. Tanık ifadelerinin hukuka aykırı olarak alındığına,
2. İletişim tespit tutanaklarının yan delillerle desteklenmediğinden delil olamayacağına,
3. Tanıklar hakkında adli arama kararı olmadığından aramanın usule aykırı olduğuna,
4. Somut delil olmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
5. Suçun işlenemez suç olduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına,
6. İletişim tespit kararının hukuka aykırı olduğuna,
7. Zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine,
8. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
9. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın uyuşturucu madde sattığına dair istihbari bilgiler alındığı, istihbari bilgilere istinaden sanık hakkında soruşturmaya başlanıldığı, suç tarihi olan 10.05.2020 tarihinde sanığın motorlu bir şahsa ve Mersin Tarsus ilçesinden 06 US ... plaka sayılı araçla gelebileceği düşünülen şahıslara uyuşturucu madde satacağı yönünde bilgilerin alındığı, bahse konu adreste polis ekiplerince beklenmeye başlandığı, 01 ACG... plaka sayılı siyah renkli motosiklet ile haklarında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen tanıklar Turgay ve Gökhan'ın gelerek sanık ile selamlaştıktan sonra sokağa girdikleri ve sokak içerisinde yan yana gelerek kısa bir süre kendi aralarında sohbet ettikleri ve birbirlerine bir şeyler verip ayrıldıkları ve tanıklar Gökhan ile Turgay'a müdahale edildiği, bu esnada Tarsus ilçesinden gelmesi beklenen 06 US ... plakalı araçtaki şahıslar olan Efkan ve Ergün'ün de sanık ile görüştüklerinin değerlendirildiği ve takibe alınarak yakalandıkları, her iki eylemde de tanıklardan eroin maddesinin ele geçirildiği olaylarda;
Tanıklar Ergün ve Turgay'ın beyan ve teşhisleri, fiziki takibi gerçekleştiren tutanak polislerinin beyanları ile tutanak içeriğini doğrulamaları, yapılan iletişimin tespiti ile olay tarihinde sanığın motosikletli şahıslara ve Tarsus'tan gelen şahıslara uyuşturucu satacağının anlaşıldığı, polis ekipleri tarafından fiziki takibe başlanıldığı; tanıklar Gökhan ve Turgay mahkeme aşamasında beyanları değiştirmişseler de tanıkların olayın sıcağı sıcağına vermiş olduğu beyanlarına itibar edilmesinin daha doğru olacağı, uyuşturucu madde ticareti suçuna konu dosyalarda tanıkların mahkeme aşamasında beyan değiştirerek sanıkları koruma içgüdüsüyle hareket ettikleri, birinci eyleme konu olayda polis ekiplerinin satışı bizzat gördükleri, tanıklar Turgay ve Gökhan'ın ilk beyanlarında sanıktan eroin aldıklarını kabul ettikleri, bu sebeplerle sanığın birinci eylemde tanıklara uyuşturucu maddelerden eroin sattığı;
Sanığın motosikletli alıcı şahıslara uyuşturucu sattıktan sonra Tarsus'tan gelen şahıslarla konuştuğunun görüldüğü, Tarsus'tan gelen şahısların sanığın yanından ayrıldıktan sonra durduruldukları ve tanık Ergün'den de eroin maddesinin ele geçirildiği, polis ekipleri tarafından motosikletli şahıslar ile ilgili takip sebebiyle bu eylemdeki satış anının görülemediği, tanıklar Efkan ve Ergün'ün soruşturma
aşamasında sanıktan eroin aldıklarını beyan ve teşhis ettikleri, tanık Efkan'ın talimat mahkemesindeki beyanında sanıktan uyuşturucu aldıklarını beyan ettiği ve ilk beyanından dönmediği, tanık Ergün'ün ise talimat mahkemesindeki beyanında ilk beyanından farklı bir beyanda bulunduğu, tanık Ergün'ün ilk beyanını olayın sıcağı sıcağına avukat huzurunda verdiği, tanıkların sanığı koruma içgüdüsü de dikkate alındığında tanık Ergün'ün ilk beyanlarının daha doğru olduğuna kanaat getirilerek tanık Ergün'ün ilk beyanlarına itibar edildiği, sanığın ikinci eylemde de tanıklara Ergün ve Efkan'a uyuşturucu maddelerden eroin sattığı;
Kabul edilmiş, satılan uyuşturucu maddenin eroin olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi ve sanığın aynı gün içinde farklı şahıslara uyuşturucu madde satması sebebiyle 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezasından artırım yapılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, sanığın gözaltında kaldığı sürenin gerekçeli kararda belirtilmemesi hususunda yapılan eleştiri dışında isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinin ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanmasına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ve tartışıldığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, olay tutanağına göre tanıklar kendilerinde bulunan uyuşturucu maddeyi rızayla teslim ettiğinden adli arama kararına gerek olmadığı, hakkında istihbari bilgi bulunan sanık hakkında verilen iletişim tespit kararında hukuka aykırılık olmadığı, tanıkların soruşturma beyanları alınırken dosyaya yansıyan bir olumsuzluk tespit edilmediğinden tanık ifadelerinin hukuka aykırı olmadığı, tanıklarda ele geçirilen ve uyuşturucu madde olduğu kriminal raporla tespit olunan madde miktarının az olmasının işlenemez suça vücut veremeyeceği, her iki eylemi sabit olan sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulamasının yerinde olduğu anlaşılmakla sanık müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
B. Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirilmesine karar verildikten sonra kararda “ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceğinin
ihtarı" belirtilmeyerek 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesine aykırı davranılmasının hukuka aykırı olduğu,
Değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 06.09.2021 tarihli ve 2021/1366 Esas, 2021/1126 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün,
Hüküm fıkrasının adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin bölümünde yer alan “taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edilmesine" ibaresinden sonra gelmek üzere “ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına” ibaresinin eklenmesi,
Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Adana 14. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.12.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!