10. Ceza Dairesi 2022/3052 E. , 2023/11117 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/369 E., 2019/514 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Esastan ret
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.11.2017 tarihli ve 2016/379 Esas, 2017/363 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 60,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 12.03.2019 tarihli ve 2018/369 Esas, 2019/514 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca karar usul ve yasaya uygun olduğundan temyiz isteminin esastan reddi yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Eylemin sabit olmadığına, 2. Eylemin "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu oluşturduğuna, 3. Aramanın hukuka aykırı olduğuna, bu yolla ele geçen delillerin hükme esas alınamayacağına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Dosya kapsamında yer alan istihbari raporun, olay tutanağının, uzmanlık raporunun içerikleri ile sanığın aşamalardaki savunmaları ve tutanak düzenleyen kolluk görevlilerinin yeminli beyanları birlikte değerlendirildiğinde, ikamette uyuşturucu madde satıldığına ilişkin istihbari bilgi üzerine adli arama kararı alınarak söz konusu adrese gidildiğinde, ikametin önünde bulunan sanık ...'ın kolluk görevlilerini görünce kemerinin arasına sıkıştırdığı bebek bezini çıkarıp yere atarak kaçmaya çalıştığı görülerek yakalandığı, yere attığı bebek bezi kontrol edildiğinde içinde 5 fişek halinde daralı 1,3 gram sentetik kannabinoid, 14 adet MDMA içeren tablet, daralı 24,95 gram esrar ve 35,00 TL paranın ele geçtiği olayda, uyuşturucu maddelerin çeşitliliği, miktarı, satışa hazır halde bulundurulması hususları göz önüne alındığında, sanık ...'ın "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçunu işlediğinin sabit
olduğu, temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesindeki ölçütlere göre alt sınırdan belirlendiği, suç konusunun sentetik kannabinoid olması nedeni ile 1/2 oranında artırım yapıldığı, sanığın 15-18 yaş grubunda olması nedeni ile aynı Kanun'un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 1/3 oranında indirim ve ardından 1/6 oranında takdiri indirim uygulandığı gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile hukuki nitelendirme ve uygulama konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı araştırılmadan hüküm kurulduğuna ilişkin eleştiri dışında, hükümde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun sübutuna, vasfına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanık ...'ın soruşturma aşamasında müdafii huzurunda alınan savunmaları ve tutanak düzenleyen kolluk görevlilerinin mahkeme huzurundaki yeminli beyanları olay tutanağının içeriği ile uyumlu olup, buna göre sanığın kolluk görevlilerini görünce üzerindeki uyuşturucu maddeleri yere atarak kaçtığı, dolayısıyla uyuşturucu maddelerin arama yapılmaksızın usulüne uygun şekilde ele geçirildiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
A. Suç tarihinde 18 yaşından küçük olan sanık hakkında 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106 ncı maddesinin dördüncü ve onbirinci fıkralarına göre, hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrilemeyeceği ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'a göre tahsil edilmesi gerektiği gözetilmeyerek ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmesi,
B. İzmir Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından ele geçen uyuşturucu maddelerden alınan tanık numunelerin de müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı olarak değerlendirilmiş, bu hususların Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 12.03.2019 tarihli ve 2018/369 Esas, 2019/514 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün,
A. Sanık hakkındaki hüküm fıkrasının beşinci paragrafında yer alan "ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği hususunda sanığın uyarılmasına, (UYARILAMADI)." ibaresinin çıkarılmasına ve yerine, ''5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un(5275 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin dördüncü ve onbirinci fıkraları uyarınca ödenmeyen adli para cezasının 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'a göre tahsil edileceğinin bildirilmesine,'' ibaresinin yazılması,
B. Müsadere ile ilgili bölümünde yer alan "Adli Emanetin 2016/8015 sırasında kayıtlı uyuşturucuların” ibaresinden sonra gelmek üzere “ İzmir Kriminal Polis Laboratuvarınca alınan şahit numunelerin” ibaresinin eklenmesi,
Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.12.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!