WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Temmuz 2026

YARGITAY 10. CEZA DAİRESİ

A- A A+

10. Ceza Dairesi         2022/1710 E.  ,  2023/8960 K.
"İçtihat Metni"T U T U K L U

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEMYİZ EDENLER : Sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii, sanık ...
müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması

Sanık ... ve müdafiinin, kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanığın 27.07.2023, 14.08.2023 ve 22.08.2023 tarihli dilekçeler ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği görülmekle sanık ... yönünden inceleme yapılmamıştır.

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği
temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.09.2020 tarihli ve 2020/179 Esas, 2020/204 Karar sayılı kararı ile Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/43 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/43 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.
B. Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.03.2021 tarihli ve 2020/43 Esas, 2021/121 Karar sayılı kararı ile;
Sanık ...'un uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ile üçüncü fıkraları ve 58 inci maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
Sanık ...'un uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ile üçüncü fıkraları uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 03.12.2021 tarihli ve 2021/1332 Esas, 2021/2640 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, hükümlere yönelik sanık ... ve müdafii ile sanık ... müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrası ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, temyiz taleplerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğuna,
2. Sanıkların üzerinde ele geçirilen uyuşturucu maddeyi paketlemeye yarayan ya da satışa hazır hale getirmeye yarayan malzeme ele geçirilmemiş olması, sanıkların satın aldıkları uyuşturucu maddeyi başkalarına satış veya devir edeceklerine ve ettiklerine dair dosya kapsamında bir delil bulunmadığına,
İlişkindir.
B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Hiçbir somut delil olmadan karar verildiğine,
2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğuna,
3. Kesin ve inandırıcı delille ispatlanamayan uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraat kararı verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanıklar Umut ve Mazlum'un beyanları, tape kayıtları, fiziki takip tutanakları, kamera kayıtları ve Gökhan'ın soruşturma aşamasındaki açık ikrarı karşısında temyiz isteminden vazgeçen sanık ...'ın, sanıklar Umut ve Mazlum'a suça konu maddeyi sattığının sabit olduğu,
Sanıklarda ele geçen maddenin miktarı, niteliği dikkate alındığında ele geçen maddenin kullanım sınırlarının üzerinde olduğu ve ticaret amacıyla bulundurdukları noktasında bir şüphe bulunmadığı, her iki sanıkta maddeyi kabul etmeyerek birbirlerini suçladıkları, Mazlum'un beyanlarının aşamalarda çelişkili olduğu, aynı zamanda sanıkların beyanlarının birbirleri ile de çelişkili olduğu, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek ticaret amacıyla uyuşturucu maddeleri sanık ...'dan aldıkları,
Mazlum soruşturma aşamasında avukat eşliğinde alınan beyanlarında açıkça Umut'un kendisine uyuşturucu madde vereceğini belirttiği, sanık ... ile bizzat iletişime geçtiği, Umut ile birlikte maddeyi almak için Kuşadası'na geldiği, uyuşturucu maddeyi Gökhan'dan bizzat kendisinin aldığı, sanığın yardım eden olarak kabul edilemeyeceği, Umut ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettiği, sanık ... ise mahkeme huzurunda sanık ...'dan 200,00 TL'lik uyuşturucu almak istediğini, bu nedenle kendisi ile iletişime geçtiğini ve birlikte Kuşadası'na geldiğini beyan etse de kendi beyanı ve Mazlum'un beyanlarından açıkça anlaşılacağı üzere sanık ...'a verilen paranın büyük bir kısmının sanık ... tarafından verildiği, uyuşturucu temin edilmesinin tüm aşamalarda diğer sanık ... ile birlikte hareket ettiği, birlikte Kuşadası'na geldikleri, birlikte sanık ... ile buluştukları, bu haliyle sanık ...'un savunmasının da kendisini suçtan kurtarmaya yönelik olduğu ve diğer sanık ... tarafından da savunmasının doğrulanmadığı anlaşıldığından her iki sanığın uyuşturucu madde ticareti suçundan ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanıklar hakkındaki hükümlerin UYAP ortamında yapılan sorgulamada sanık ...'un 16.03.2020-05.05.2020 tarihleri arasında işlediği iddia olunan uyuşturucu madde ticareti suçundan 17.05.2021 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı, yargılamanın İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/193 Esasında derdest olduğu, sanık ...'un 25.12.2019-25.08.2020 tarihlerinde işlediği iddia olunan uyuşturucu madde ticareti suçundan 27.10.2020 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı, yargılamanın İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/407 Esas sayılı dosyasında derdest olduğu, eylemlerinin zincirleme suç oluşturabileceği düşünülebilir ise de, suç tarihlerinin arasında geçen zaman gözetildiğinde suç kastının yenilendiği ve eylemlerin zincirleme suç oluşturmayacağı değerlendirilmekle davaların birleştirilmemesi ve sonucunun beklenmemesinde isabetsizlik görülmeyip, sanıklar Mazlum ve Umut yönünden 21.08.2019, sanık ... yönünden 21.08.2019, 15.09.2019, 25.09.2019 olan suç tarihlerinin gerekçeli karar başlığında sanık ayrımı da gözetilmeksizin 2019-23.07.2019 olarak gösterilmiş olması, 5237 Sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanması sırasında 15.04.2020 gün ve 13100 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinde yapılan değişikliğin gözetilmemiş olması, sanık ... hakkında tekerrür hükümleri uygulanırken tekerrüre esas alınan mahkeme esas numarasının 2018/289 yerine 2008/289 olarak yazılmış olması, hükmün özünü oluşturan kısa kararda yargılama gideri miktar ve dökümü gösterilmeyip, gerekçeli kararda gösterilecek miktarın sanıklardan payları oranında tahsiline karar verilmiş olması nedenleriyle hukuka aykırılıklar düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık ... yönünden;
Sanık ... ve müdafiinin, kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanığın 27.07.2023, 14.08.2023 ve 22.08.2023 tarihli dilekçeler ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının temyiz incelemesi yapılmamıştır.
B. Sanıklar Umut ve Mazlum yönünden;
1. Sanık ...'un 16.03.2020-05.05.2020 tarihleri arasında işlediği iddia edilen "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçu nedeniyle İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/193 Esas ve 2023/87 Karar sayılı dosyasından yürütülen kovuşturma neticesinde sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verildiği, dosyanın UYAP kayıtlarından yapılan incelemede derdest olduğu anlaşılmakla;
Temyize konu dosyada ise; sanığın 21.08.2019 tarihli eylemi nedeniyle, 24.06.2020 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı anlaşılmakla; aralarındaki bağlantı nedeniyle her iki dava dosyasının birleştirilmesi, tüm deliller birlikte değerlendirilip, eylemlerinin tek suç, ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışıldıktan sonra sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Sanık ...'un 25.12.2019-25.08.2020 tarihlerinde işlediği iddia edilen "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçu nedeniyle İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/407 Esas ve 2023/260 Karar sayılı dosyasından yürütülen kovuşturma neticesinde sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verildiği, dosyanın UYAP kayıtlarından yapılan incelemede derdest olduğu anlaşılmakla;
Temyize konu dosyada ise; sanığın 21.08.2019 tarihli eylemi nedeniyle, 24.06.2020 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı anlaşılmakla; aralarındaki bağlantı nedeniyle her iki dava dosyasının birleştirilmesi, tüm deliller birlikte değerlendirilip, eylemlerinin tek suç, ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışıldıktan sonra sanıkların hukukî durumlarının belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesinin hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR
A. Sanık ... yönünden;
Sanık ... ve müdafiinin, kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanığın 27.07.2023, 14.08.2023 ve 22.08.2023 tarihli dilekçeler ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Sanıklar Umut ve Mazlum yönünden;
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 03.12.2021 tarihli ve 2021/1332 Esas, 2021/2640 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, diğer yönleri incelenmeksizin oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.10.2023 tarihinde karar verildi.