10. Ceza Dairesi 2022/16961 E. , 2023/10894 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak sanıkların
mahkûmiyetine
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri ile sanık ...
TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdiren reddine karar verilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.03.2021 tarihli ve 2019/416 Esas, 2021/86 Karar sayılı kararı ile Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/483 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/483 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.
B. Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.03.2022 tarihli ve 2019/483 Esas, 2022/112 Karar sayılı kararı ile;
Sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, beşinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesi uyarınca 18 yıl 9 ay hapis ve 37.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
Sanık ...'nin uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, beşinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesi uyarınca 18 yıl 9 ay hapis ve 37.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
Sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, beşinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 18 yıl 20 ay 7 gün hapis ve 41.250,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 21.09.2022 tarihli ve 2022/727 Esas, 2022/1077 Karar kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan
hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularına ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile;
Sanıklar Fadime ve Adem'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, beşinci fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
Sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, beşinci fıkrası, 43 ncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 23 yıl 5 ay gün hapis ve 46.860,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, istinaf talebinin sadece sanık lehine olup, aleyhe istinaf talebi bulunmadığından 5271 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince verilecek ceza daha önceki cezadan daha ağır olamayacağından, kazanılmış hak ilkesi de gözetilerek sanığa verilen cezanın 18 yıl 20 ay 7 gün hapis ve 41.250 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca yerinde görülmeyen temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yaptığını söyleyen alıcı konumunda bir şahıs bulunmadığına,
2. Tutanak tanığının beyanı, araçta bulunan uyuşturucu maddeyle sanık bağlantısı olup olmadığı konusunda bir varsayımdan öteye gitmediğine,
3. 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna,
4. Somut olayda uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun söz konusu olmadığına,
5. Sanık hakkında cezalandırma yoluna gidilmesi halinde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince etkin pişmanlık hükmü uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Sanığın üzerine atılı suçun unsurları olmadığı gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğuna,
2. Sanığın, diğer sanık ...'dan madde almak için aradığı ve buluştuğuna,
3. Sanığı uyuşturucu madde ticareti yapma suçu ile alakalı tek bir fiili hatta teşebbüsü dahi olmadığına,
4. Sanık, diğer sanık ...'ın satış yapacağından habersiz olduğu için onu istediği yere götürmüş olduğunu, eğer ki bu durumdan haberdar olsaydı bu işe aracı olmayacağına,
5. Kuşkudan sanık yararlanır ilkesi uyarınca, sanığın sübuta eren eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu gözetilmeden kesin bir kanaat vermekten uzak kanıtlara dayanılarak, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan cezalandırılmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna,
6. 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna,
7. Kabulü mümkün olmamakla birlikte sanığın bu eylemi ancak uyuşturucu madde ticaretine yardım etme olarak değerlendirilebileceğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık ...'ın, diğer sanık ... ve uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraat hükmü kesinleşen Saliha ile birlikte gezdikleri sırada Adem'in, Onurhan'a uyuşturucu madde getirdiği ve yanlarından ayrıldığı, sonra yeniden irtibata geçtikleri, Adem'in yanında bulunan uyuşturucu ile Onurhan'ın yanına geldiği, Onurhan, Adem'den bu uyuşturucu maddeyi aldığı ve bir miktarını içtikten sonra geri kalanını Fadime'ye verdikleri ve Fadime'nin bu maddeyi koynuna koyup sakladığı, birlikte yakalandıkları araç ile harekete geçtikleri, sonrasında polislerce yakalandıkları, yakalandıkları sırada Onurhan'ın elinde uyuşturucu madde olduğu ve bu uyuşturucu maddeyi aracın içine atarak kaçtığı, sanık ...'nin göğsünün iç kısmına sakladığı uyuşturucu maddeyi çıkarmaya çalışırken poşetin yırtıldığı, bir miktar uyuşturucu maddenin saçıldığı, yapılan aramada Onurhan'ın araca bırakıp kaçtığı uyuşturucu maddenin arka koltukta bulunduğu, dinlenen tutanak tanıklarının beyanında başka bir dosyadan yakalanan Hüseyin Alperen isimli şahsın tokmak lakaplı Onurhan'ın arayacağını ve bu kişinin uyuşturucu madde sattığını bildirdiğini, tutanak tanığının yanında Hüseyin adlı kişinin Onurhan'ı aradığı ve "abi görüşelim" dediğini, telefondaki kişinin de sanıkların yakalandığı Yaşamkent 3036 cadde üzerindeki yere çağırdığı, Hüseyin Alperen'in sanık ...'ı gösterdiği, sanıkların bu şekilde yakalandıkları, yapılan araştırmada Hüseyin Alperen Kılıç'ın Ankara 33. Ağır Ceza Mahkemesinde açılmış davasının olduğu,
Tutanak tanıklarının beyanında da anlaşılacağı üzere sanık ...'ı araç içerisinde bulunan ...'ın koynuna koyduğu, polisleri görünce kaçtığı, Ebru'nun koynundaki uyuşturucu maddeyi aracın arka koltuğuna attığı, araç içerisinde yapılan aramada uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği,
Yapılan yargılamada uzmanlık raporunda belirtilen maddelerin miktarı ve eroin olması, gösterilen HTS ve Baz istasyonlarından alınan sinyalleri gösterir bilirkişi raporu, sanıkların ayrı ayrı beyanları, tutanak tanıklarının beyanları dosya arasına alınan diğer mahkeme dosyaları ve birleşen dosyada bulunan tüm deliller neticesinde sanık ...'ın sanık ...'den uyuşturucu maddeyi temin edip satmak amacı ile bulundurduğunun anlaşıldığı, sanık ...'nin de kullanmak amacı dışında alınan bu uyuşturucu maddeyi de göğüs kısmında saklayarak depoladığı anlaşılmakla, her üç sanığın da aynı iradede birleştiği ve bu kapsamda sanıklar Adem, Onurhan ve Fadime'nin üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesiyle sanıkların mahkûmiyetlerine,
Ele geçirilen maddenin eroin olması sebebi ile 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uygulanmasına, sanıkların aynı irade doğrultusunda suç işledikleri anlaşıldığından haklarında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına, sanık ...'ın birleşen dosya ile mahkememiz dosyasındaki eylemi tek suç olarak kabul edilmekle karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, sanık ...'ın 12.07.2019 günü babası adına kayıtlı aracı kullandığı, aracın ön yolcu koltuğunda Ebru Güzide'nin oturduğunun, sanığın araç dışında bulunan Çağla isimli yaşı küçük kişi ile birlikte aracın yanına doğru ilerlediğinin, aracın sağ tarafından eğilerek araç içinde bulunan kadın şahsa bir şeyler verdiğinin görülmesi üzerine müdahale edildiği, sanık ...'ın kaçması nedeniyle yakalanamadığı, Ebru isimli şahsın oturduğu koltuk üzerinde ve çantasında uyuşturucu maddeler ile haplar ele geçirildiği, ayrıca aracın sol ön kısmında yerde eroin ve metamfetamin içeren uyuşturucu maddelerin, metamfetamin ile bulaşıklı 3 adet cam aparatın ve hapların ele geçirildiği, söz konusu maddelerin sanık tarafından Ebru isimli şahsa verildiğinin görülmesi, ele geçirilen maddelerin miktarı, madde çeşitliliği ve olayın işleniş şekli birlikte gözetildiğinde sanık ...'ın ticari amaçla uyuşturucu madde bulundurduğunun belirlendiği,
16.07.2019 günü ise devriye gezilirken 37 KE 716 plaka sayılı aracın farları açık vaziyette beklediğinin görülmesi üzerine, şahısların kimlik kontrollerinin yapılabilmesi için araçtan inmelerinin istenildiği, şoför koltuğunda sanık ...'in sağ ön yolcu koltuğunda Onurhan'ın arka koltukta ise Fadime ve Saliha'nın olduğunun belirlendiği, aracın sağ arka koltuğunda poşete sarılı vaziyette uyuşturucu olduğu değerlendirilen maddenin görüldüğü, aracın polis merkezine alındığı, sanık ...'nin arama yapılabilmesi için bayan polis beklenildiği sırada iç çamaşırından çıkardığı uyuşturucu maddeleri dökmeye çalıştığı, dökülen maddelerin toplandığı, daralı ağırlığı 67 gram gelen eroin maddesine el konulduğu, Cumhuriyet savcısından alınan arama emri üzerine aracın arka koltuğunda daralı ağırlığı 27,22 gram gelen eroin maddesinin ele geçirildiği, araç içerisinde ve sanık ...'nin üzerinde ele geçirilen maddelerin eroin ve 6-mam maddesi içerdikleri tespit edildiği, ele geçirilen madde miktarı, olayın oluş şekli ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanıklar Onurhan, Adem ve Fadime'nin fikir ve iş birliği içerisinde ticari amaçla uyuşturucu madde bulundurdukları gerekçesiyle sanıkların mahkûmiyetlerine,
Sanık ...'ın 16.07.2019 tarihli eylemi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi ve beşinci fıkrası uyarınca ceza tayin edilmesi, daha sonra teselsül oluşturan 12.07.2019 tarihli eylemi nedeniyle 5237 sayıl Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezada artırım yapılması gerektiği, belirlenecek sonuç ceza bakımından ise istinaf başvurusu olmadığından 5271 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesine göre sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek sonuç cezanın tespit edilmesi gerektiğine,
İlk Derece Mahkemesinin suçun sübutuna yönelik kabulünün isabetli olduğu, ancak Adem'in soruşturma aşamasında alınan beyanı ile Onurhan'ın isteği üzerine aracı olay yerine götürdüğüne ve bu şekilde eyleme katıldığına yönelik beyanları ile kendi suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve katkıda bulunduğu, bu nedenle koşulları oluştuğu halde 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaksızın fazla ceza tayin edildiği,
İlk Derece Mahkemesinin suçun sübutuna yönelik kabulünün isabetli olduğu ancak, Fadime'nin soruşturma aşamasında alınan beyanı ile Adem ve Onurhan'ın suçlarının ortaya çıkmasına hizmet ve katkıda bulunduğu, bu nedenle koşulları oluştuğu halde 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri uygulanmaksızın fazla ceza tayin edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden;
Sanık ve müdafii kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanığın Sincan Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünden gönderdiği 30.10.2023 tarihli dilekçe özetle; "kararın onanmasını" şeklindeki beyanı ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının incelenmeksizin iadesine karar verilmiştir.
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden;
Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına, sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına, delillerin değerlendirilmesi ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesi kapsamında kaldığından, aynı Kanun'un 39 uncu maddesinin yasal koşulları anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısmında "birer ay ara ile 24 eşit taksitte tahsiline" yerine "her ay bir taksit olmak üzere 24 eşit taksitte sanıktan tahsiline" ibaresinin yazılmasının hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden;
Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına, sübutuna, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanmasına delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükmünün uygulanmasına ilişkin yasal koşulların oluşmadığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısmında "birer ay ara ile 24 eşit taksitte tahsiline" yerine "her ay bir taksit olmak üzere 24 eşit taksitte sanıktan tahsiline" ibaresinin yazılmasının hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden;
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle, 5271 sayılı Kanun’un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Sanıklar Adem ve Onurhan Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) ve (C) numaralı bentlerde açıklanan nedenle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 21/09/2022 tarihli ve 2022/727 Esas, 2022/1077 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün,
Adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısmında yer alan "her ay bir taksit olmak üzere 24 eşit taksitte sanıktan tahsiline" ibaresinin çıkartılması ve yerine "birer ay ara ile 24 eşit taksitle tahsiline" ibaresinin eklenmesi,
Suretiyle, Bölge Adliye Mahkemesi hükümlerindeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık ... hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.12.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!