10. Ceza Dairesi 2022/16202 E. , 2024/15871 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/472 E., 2018/825 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Bakırköy 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.12.2018 tarihli ve 2018/472 Esas, 2018/825 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 21.06.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 24.10.2022 tarihli ve 2022/23145 sayılı evrakı ile kanun yararına
bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.12.2022 tarihli ve KYB-2022/136797 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.12.2022 tarihli ve KYB-2022/136797 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, adı geçen sanığın evvelce 09.05.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak eylemi sebebiyle yapılan soruşturma sonunda, Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığının 25.05.2015 tarihli ve 2015/4422 soruşturma, 2015/342 sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kamu davasının açılmasının 5 yıl süreyle ertelenmesine ve 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, şüphelinin denetim süresi içerisinde yükümlülüklere uymadığı gerekçesiyle açılan kamu davası üzerine yapılan yargılama sonunda, sanık hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının doğrudan 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21 inci maddesine göre mernis adresine tebliğ edildiği, usulüne uygun tebliğ yapılmadığından kesinleşmiş erteleme kararından söz edilemeyeceği ve kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle kamu davasının durmasına dair Manavgat 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.01.2018 tarihli ve 2016/637 Esas, 2018/20 Karar sayılı kararının verildiği, anılan kararın 14.02.2018 tarihinde kesinleştiği, durma kararı üzerine Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığının 02.05.2018 tarihli ve 2018/3819 soruşturma, 2018/229 sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kamu davasının açılmasının 5 yıl süreyle ertelenmesine ve 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, erteleme kararının sanığa 12.05.2018 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmakla,
Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığının 02.05.2018 tarihli ve 2018/3819 soruşturma, 2018/229 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı öncesinde işlendiği anlaşılan inceleme konusu 05.01.2018 tarihli uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak eyleminin ilk kamu davasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın usulüne uygun şekilde tebliğ edilmemesi nedeniyle ihlal niteliğinde olmadığı gibi 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan kamu davası açılamayacağı, Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığının 02.05.2018 tarihli ve 2018/3819 soruşturma, 2018/229 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının verildiği gözetildiğinde, kamu davasının durmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 05.01.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 13.06.2018 tarihli ve 2018/24053 Soruşturma, 2018/21569 Esas, 2018/15424 Karar sayılı iddianamesi ile Bakırköy 31. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, Bakırköy 31. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 27.12.2018 tarihli ve 2018/472 Esas, 2018/825 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 21.06.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, anlaşılmıştır.
B. Şüpheli hakkında, 09.05.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığının 25.05.2015 tarihli ve 2015/4422 Soruşturma, 2015/342 Karar sayılı kararı ile, 5237 saylı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 5 yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca 1 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun doğru şekilde gösterildiği, kararın, doğrudan şüphelinin MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak 17.06.2015 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre usulsüz şekilde tebliğ edildiği, 30.06.2015 ve 23.12.2015 tarihlerinde yeniden aynı nitelikteki suçu işlemesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığının 22.04.2016 tarihli ve 2015/4422 Soruşturma, 2016/1994 Esas, 2016/1760 Karar sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, Manavgat 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.01.2018 tarihli ve 2016/637 Esas, 2018/20 Karar sayılı kararı ile, erteleme kararının tebliğinin usulsüz olması nedeniyle "kamu davasının durmasına" karar verildiği, durma kararının 14.02.2018 tarihinde kesinleşmesinden sonra Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığının 02.05.2018 tarihli ve 2018/3819 Soruşturma, 2018/229 Karar sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına kararının verildiği, erteleme kararının kesin olarak verildiği, 12.05.2018 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığının 09.04.2019 tarihli ve 2018/3819 Soruşturma, 2019/1871 Esas, 2019/1675 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Manavgat 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.05.2019 tarihli ve 2019/660 Esas, 2019/659 Karar sayılı kararı ile sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve
62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın, istinaf edilmeksizin 17.05.2019 tarihinde kesinleştiği, anlaşılmıştır.
C. İstanbul 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/308 Esas ve 2018/354 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde ;
Sanık hakkında, 19.04.2017 tarihli aynı nitelikteki suç nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 08.06.2017 tarihli ve 2017/83216 Soruşturma, 2017/17487 Esas, 2017/12829 Karar sayılı iddianamesi ile doğrudan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.06.2018 tarihli ve 2017/308 Esas, 2018/354 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın, istinaf edilmeksizin 04.03.2021 tarihinde kesinleştiği, anlaşılmıştır.
D. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 01.07.2020 tarihli ve 2019/2930 Esas, 2020/1376 Karar sayılı kararının incelenmesinde;
Sanık hakkında, 17.10.2018 tarihli aynı nitelikteki suç nedeniyle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 25.03.2019 tarihli ve 2019/10653 Esas sayılı iddianamesi ile doğrudan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Bakırköy 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.06.2019 tarihli ve 2019/217 Esas, 2019/284 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın istinaf kanun yoluna başvurduğu,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 01.07.2020 tarihli ve 2019/2930 Esas, 2020/1376 Karar sayılı kararı ile, yargılama konusu 17.10.2018 tarihli eylemin, sanığa 12.05.2018 tarihinde tebliğ edilen erteleme kararının ihlali olduğu gerekçesiyle Bakırköy 19. Asliye Ceza Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca "kamu davasının düşmesine" karar verildiği, kararın 15.09.2020 tarihinde kesinleştiği, anlaşılmıştır.
E. İstanbul 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.06.2018 tarihli ve 2016/567 Esas, 2018327 Karar sayılı kararının incelenmesinde;
Sanık hakkında, 12.10.2016 tarihli aynı nitelikteki suç nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 24.11.2016 tarihli ve 2016/139780 Soruşturma, 2016/40979 Esas, 2016/32290 Karar sayılı iddianamesi ile doğrudan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, İstanbul 32. Asliye Ceza
Mahkemesinin 07.06.2018 tarihli ve 2016/567 Esas, 2018/327 Karar sayılı kararı ile kamu davasının düşmesine karar verildiği, kararın 29.06.2018 tarihinde kesinleştiği, anlaşılmıştır.
F. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye, hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, şüpheli hakkında Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 02.05.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar şüpheliye 12.05.2018 tarihinde usulûne uygun şekilde tebliğ edilmiş ise de, kararın kesin olarak verildiği, şüpheliye anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığından kararın kesinleşmediği, 5 yıllık erteleme süresinin başlamayacağı, erteleme kararının kesinleşmesi beklenilmeden erteleme kararı ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosyanın ilgili Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmesi durumunda, Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından düzenlenen ihtarlı çağrı kağıdının yükümlüye tebliğ edilerek tedbirin infazına başlanmasının hukukî sonuç doğurmayacağı ve kovuşturma şartının gerçekleşmemiş sayılacağı, açıklanan nedenlerle, Manavgat 3. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen kamu davasında kovuşturma şartının gerçekleşmediği, dolayısıyla 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca erteleme kararı verilmeksizin doğrudan açılan kamu davalarında da kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceği, Bakırköy 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.12.2018 tarihli ve 2018/472 Esas, 2018/825 Karar sayılı kararına konu 05.01.2018 tarihli ve İstanbul 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.06.2018 tarihli ve 2017/308 Esas, 2018/354 Karar sayılı kararına konu 19.04.2017 tarihli eylemlerin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden önce işlenmiş hale geleceği, erteleme kararının kesinleşmesi tarihine kadar sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak kabul edilmesi ve 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmesi gerektiği anlaşıldığından;
Bakırköy 31. Asliye Ceza Mahkemesince, öncelikle, Manavgat 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.01.2018 tarihli ve 2016/637 Esas, 2018/20 Karar sayılı kararına ve İstanbul 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.06.2018 tarihli ve 2017/308 Esas, 2018/354 Karar sayılı kararına karşı kanun yararına bozma yoluna gidilmesi için ihbarda bulunulması, hukuki sürecin takip edilmesi, kararın kanun yararına bozulmasından sonra, davanın, Manavgat 3. Asliye Ceza Mahkemesinde görülecek dava ile birleştirilmesine karar verilmesi, sanığın tüm eylemlerinin birlikte değerlendirilmek suretiyle hukuki
durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Bakırköy 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.12.2018 tarihli ve 2018/472 Esas, 2018/825 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!