10. Ceza Dairesi 2022/14619 E. , 2023/11078 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Yalova Ağır Ceza Mahkemesinin 19.02.2015 tarihli ve 2014/167 Esas, 2015/28 Karar sayılı kararı ile, hükümlüler hakkında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 43 üncü
maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına ve aynı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verildiği, hükümlerin, temyiz edilmeksizin 20.02.2015 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 11.08.2022 tarihli ve 2021/27727 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.11.2022 tarihli ve KYB - 2022/113698 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.11.2022 tarihli ve KYB - 2022/113698 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
" Yalova Ağır Ceza Mahkemesinin 19.02.2015 tarihli kararının adı geçen sanıklar ile aynı durumda olan diğer sanıklar Abturahman Sırık, Süleyman Uç, Reyhan Demir, Sercan İren, Remziye Kurarer, Melek Kaşıkçı, Güney Kaşıkçı, Çiler Köse ve ... Gülgün tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 11.09.2017 tarihli ve 2016/3028 Esas, 2017/4386 Karar sayılı ilâmında belirtildiği üzere, sanıkların gizli soruşturmacı olarak atanan kişiye uyuşturucu madde satmak suretiyle üzerlerine yüklenen suçu işledikleri sabit görülerek 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre tayin edilen cezanın aynı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince artırılması cihetine gidilmiş ise de, sonraki uyuşturucu madde satılması eyleminin ayrıca suç oluşturmayacağı ve gerçek bir alım satımın söz konusu olmadığı gerekçesiyle anılan karar hakkında bozma kararı verildiği, inceleme konusu sanıkların da gizli soruşturmacıya ilk uyuşturucu madde satımından sonraki satışlarının da ayrıca suç oluşturmadığı ve gerçek bir alım satımdan söz edilemeyeceği cihetle, Mahkemesince zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Sanıklar hakkında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Yalova Cumhuriyet Başsavcılığının 30.05.2014 tarihli ve 2014/395 Soruşturma, 2014/1741 Esas, 2014/102 sayılı iddianamesi ile Yalova Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
B. Yapılan yargılama sonucunda, Yalova Ağır Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu, 19.02.2015 tarihli ve 2014/167 Esas, 2015/28 Karar sayılı kararı ile, sanıkların, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına ve aynı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verildiği, hükümlerin, temyiz edilmeksizin 20.02.2015 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
C. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 28.04.2015 tarihli ve 2014/462 Esas, 2015/135 Karar, 28.04.2015 tarihli ve 2014/848 Esas, 2015/136 Karar, 30.06.2015 tarihli ve 2015/230 Esas, 2015/262 Karar sayılı kararları ile 04.10.2016 tarihli ve 2016/9-994 Esas, 2016/340 Karar sayılı kararlarında; kolluk görevlilerinin gerçek iradesinin uyuşturucu madde satın alma değil, suçu ve failini belirleyecek suç delilini elde etme olduğu, sanıktan ikinci kez uyuşturucu madde alınmasının ayrıca suç oluşturmayacağı ve gerçek anlamda bir "alım - satım" söz konusu olmadığı belirtilmiştir.
Somut olayda; Adli kolluk görevlilerinin 21.01.2014 tarihinde sanıklardan uyuşturucu madde satın alması üzerine sanıkların "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçu belirlenmiş ve bu suçun delili elde edilmiştir. Buna rağmen adli kolluk görevlilerinin açık kimlik bilgilerini bildiği sanıklardan tekrar uyuşturucu madde satın alması gereksiz olduğu gibi görevleri kapsamında da değildir. Öte yandan, gizli soruşturmacıların asıl amacı "uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak" değil, "suçu ve failini belirlemek, suçla ilgili delilleri elde etmekten ibarettir." Adli kolluk görevlilerinin sonraki tarihlerde aldıkları uyuşturucu maddeleri, sanıkların ilk satıştan sonra temin ettiklerine ilişkin bir delil de bulunmamaktadır. Bu nedenlerle gizli soruşturmacılar tarafından sanıklardan 22.01.2014 tarihinde iki kez, sanık ...'tan 24.01.2014 tarihinde iki kez uyuşturucu madde alınmasının, ayrıca suç oluşturmayacağı ve gerçek anlamda bir "alım-satım" söz konusu olmadığı gözetilmeden atılı suçun zincirleme olarak işlendiği kabul edilerek, sanıkların cezasının 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca artırılması suretiyle fazla cezaya hükmedilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
E. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi;
"Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.”
Şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Yalova Ağır Ceza Mahkemesinin 19.02.2015 tarihli ve 2014/167 Esas, 2015/28 Karar sayılı kararının sanıklar ... ve Servet Koyuncu yönünden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden;
Hüküm fıkrasının 2 nci bendinin ikinci paragrafında yer alan;
"Sanıkların aynı suç işleme kararının icrası kapsamında aynı suçu değişik zamanlarda birden fazla işledikleri anlaşılmakla, sanıklara verilen cezada TCK'nun 43/1 maddesi gereğince takdiren 1/4 oranında artırım yapılarak ayrı ayrı 7 'şer yıl 6 'şar ay hapis ve 50 'şer gün adli para cezası ile cezalandırılmalarına" ibaresinin çıkarılmasına, yerine "sanıklar ... ve Servet Koyuncu hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanmasına yer olmadığına" ibaresinin yazılmasına,
Hüküm fıkrasının 2 nci bendinin beşinci paragrafında yer alan "...sanıkların 1000'er TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına" ibaresinin çıkarılarak yerine "....sanıkların 800,00' er tl adli para cezası ile cezalandırılmalarına" ibaresinin ve "Sonuç olarak sanıklar ... ve Servet Koyuncu'nun ayrı ayrı 6' şar yıl hapis ve 800,00' er TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına" ibaresinin yazılmasına, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, kararın diğer kısımların aynen bırakılmasına"
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.12.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!