10. Ceza Dairesi 2022/14600 E. , 2023/11073 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
İNCELEME KONUSU KARAR: Değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde
bulundurma suçundan mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Bakırköy 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 03.06.2021 tarihli ve 2021/11 Esas, 2021/189 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, değişen suç vasfı itibariyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası
uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 11.06.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 09.08.2022 tarihli ve 2021/16088 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.11.2022 tarihli ve KYB-2022/113708 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.11.2022 tarihli ve KYB-2022/113708 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
" 1. Anayasa'nın 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 5271 sayılı Kanun'un 34 ve 230 uncu maddeleri gereğince hakim ve mahkemelerin her türlü kararının gerekçeli olarak yazılması, hükmün gerekçe bölümünde, sanığın lehindeki ve aleyhindeki delillerin belirtilmesi, tüm delillerin ayrı ayrı tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilenlerin belirlenmesi, hangi delile hangi nedenlerle üstünlük tanındığının belirtilmesi, delillerle ulaşılan kanıya göre sanığın sabit kabul edilen fiilleri açıklanarak bunun nitelendirilmesi ve tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, hakkındaki İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 18.07.2018 tarihli ve 2018/1105 Esas, 2018/1612 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına atıfta bulunmak suretiyle gerekçesiz hüküm kurulmasında,
2.Bakırköy 8.Asliye Ceza Mahkemesinin 25.11.2020 tarihli ve 2020/731 Esas, 2020/756 Karar sayılı kararının incelenmesinde, sanığın 04.12.2018 tarihli eylemi nedeniyle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca 16.05.2019 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, ihlal nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açıldığı, kanun yararına bozma incelemesine konu 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrasına göre kanuni zorunluluk üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, anılan Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre Cumhuriyet savcılığınca verilen erteleme kararı ile aynı hukuki sonuçları doğuracağı, anılan Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasındaki, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, Bakırköy 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/731 Esas sayılı dosyasına konu suçun, 10.09.2018 tarihinde kesinleşen zorunlu
hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali niteliğinde olması halinde, ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunması nedeniyle, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına karar verilerek, Bakırköy 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulması gerekeceğinden; Mahkemece, Bakırköy 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/731 Esas ve 2020/756 Karar sayılı dava dosyasının getirtilerek yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda incelenmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde,
3.Dosya kapsamına göre suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan ve kayden 05.08.2000 doğumlu olup, suçun işlendiği 27.10.2017 tarihinde 18 yaşından küçük olduğu anlaşılan sanık hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan, "Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir." şeklindeki hüküm gereğince, anılan maddenin birinci fıkrasındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
İsabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 27.10.2017 tarihinde işlediği iddia olunan uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 11.12.2017 tarihli ve 2017/106315 Soruşturma, 2017/32727 Esas, 2017/510 sayılı iddianamesi ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları ile 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle Bakırköy 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
B. Bakırköy 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 18.01.2018 tarihli ve 2017/410 Esas, 2018/ 12 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis ve 660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanık müdafiinin kararı istinaf ettiği,
C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 11.07.2018 tarihli ve 2018/1105 Esas, 2018/1612 Karar sayılı kararı ile, Bakırköy 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına,
sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 3 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 10.09.2018 tarihinde kesinleştiği,
D. Sanığın denetim süresi içerisinde 04.12.2018 - 24.12.2018 - 28.03.2020 tarihlerinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, Bakırköy 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.11.2020 tarihli ve 2020/731 Esas, 2020/756 Karar sayılı kararı ile cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın 22.12.2020 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiğinin ihbar edilmesi üzerine;
Bakırköy 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 03.06.2021 tarihli ve 2021/11 Esas, 2021/189 Karar sayılı kararı ile; hükmün açıklanmasına ve sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği,
Anlaşılmıştır.
E. Dosya kapsamına göre;
1. Anayasa'nın 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 5271 sayılı Kanun'un 34 ve 230 uncu maddeleri gereğince hakim ve mahkemelerin her türlü kararının gerekçeli olarak yazılması, hükmün gerekçe bölümünde, sanığın lehindeki ve aleyhindeki delillerin belirtilmesi, tüm delillerin ayrı ayrı tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilenlerin belirlenmesi, hangi delile hangi nedenlerle üstünlük tanındığının belirtilmesi, delillerle ulaşılan kanıya göre sanığın sabit kabul edilen fiilleri açıklanarak bunun nitelendirilmesi ve tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, hakkındaki İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5.Ceza Dairesinin 18.07.2018 tarihli ve 2018/1105 Esas, 2018/1612 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına atıfta bulunmak suretiyle gerekçesiz hüküm kurulması,
2. Bakırköy 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.11.2020 tarihli ve 2020/731 Esas, 2020/756 Karar sayılı kararının incelenmesinde, sanığın 04.12.2018 tarihli eylemi nedeniyle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca 16.05.2019 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, ihlal nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açıldığı, kanun yararına bozma incelemesine konu 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrasına göre kanuni zorunluluk üzerine verilen
hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre Cumhuriyet Savcılığınca verilen erteleme kararı ile aynı hukuki sonuçları doğuracağı, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasındaki, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, Bakırköy 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/731 Esas sayılı dosyasına konu suçun, 10.09.2018 tarihinde kesinleşen zorunlu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali niteliğinde olması halinde, ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunması nedeniyle, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına karar verilerek, Bakırköy 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulması gerekeceğinden;
Mahkemece, Bakırköy 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/731 Esas ve 2020/756 Karar sayılı dava dosyasının getirtilerek yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda incelenmesi ve sonucuna göre gerektiğinde Bakırköy 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/731 Esas ve 2020/756 Karar sayılı kararına karşı kanun yararına bozma ihbarında bulunulması ve sanığın hukuki durumunun buna göre değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3. Dosya kapsamına göre suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan ve kayden 05.08.2000 doğumlu olup, suçun işlendiği 27.10.2017 tarihinde 18 yaşından küçük olduğu anlaşılan sanık hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan, "Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir." şeklindeki hüküm gereğince, suç tarihinden önce hapis cezasına mahkûm edilmediği anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca aynı maddenin birinci fıkrasındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Bakırköy 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 03.06.2021 tarihli ve 2021/11 Esas, 2021/189 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.12.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!