WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

YARGITAY 10. CEZA DAİRESİ

A- A A+

10. Ceza Dairesi         2022/14595 E.  ,  2023/11068 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Denizli 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 03.03.2022 tarihli ve 2021/1577 Esas, 2022/310 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 30.03.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 14.09.2022 tarihli ve 2022/13271 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.11.2022 tarihli ve KYB - 2022/120773 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.11.2022 tarihli ve KYB - 2022/120773 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
" Suç tarihi olan 28.02.2014 tarihi itibari ile yürürlükte olan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrasında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna ilişkin ceza miktarının "bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası" olduğu, daha sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile yapılan değişiklikle ceza miktarının artırılarak "iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası" olarak düzenlendiği, anılan Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca suç tarihi itibari ile sonuç ceza yönünden sanığın lehine olan kanun maddesinin uygulanmasının yasal bir zorunluluk olduğu, bu nedenle ceza miktarının suç tarihinde yürürlükte olan ve sanık lehine olan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve ceza miktarı itibari ile sanık aleyhine olan 6545 sayılı Kanun ile değişik anılan Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan ceza miktarına göre temel cezanın "2 yıl hapis" olarak belirlenmesi suretiyle fazla cezaya hükmedilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 28.02.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının tarihsiz ve 2014/16178 soruşturma, 2014/9 sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davası açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik ve tedavi tedbirinin uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar

verildiği, kararın şüpheliye 29.09.2014 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek tedbirin infazı için Denizli Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
B. Denizli Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 17.10.2014 tarihli ve 2014/2011 DS sayılı çağrı yazısının tebliğine rağmen şüphelinin Müdürlüğe başvurmaması nedeniyle dosyanın kapatılması üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 09.01.2015 tarihli ve 2014/16178 Soruşturma, 2015/209 Esas, 2015/167 sayılı iddianamesi ile Denizli 6. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
C. Denizli 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.07.2015 tarihli ve 2015/59 Esas, 2015/360 Karar sayılı kararı ile, ısrar şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, kararın temyiz edilmeksizin 08.09.2015 tarihinde kesinleştiği,
D. Adalet Bakanlığının 31.03.2016 tarihli ve 2016/275 sayılı evrakı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.04.2016 tarihli ve 2016/135897 sayılı tebliğnamesi ile, kanun yararına bozma isteminde bulunulması üzerine; Dairemizin 06.07.2017 tarihli ve 2016/1979 Esas, 2017/3302 Karar sayılı kararı ile; mahkemece ısrar şartının gerçekleşmediğinin anlaşılması halinde durma kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle, Denizli 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.07.2015 tarihli ve 2015/59 Esas, 2015/360 Karar sayılı kararının kanun yararına bozulmasına karar verildiği,
E. Kanun yararına bozmadan sonra, Denizli 6.Asliye Ceza Mahkemesinin 25.10.2017 tarihli ve 2017/681 Esas, 2017/580 Karar sayılı kararı ile, ısrar şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca davanın durmasına, tedbirin infazının devamına karar verildiği, kararın 28.11.2017 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
F. Durma kararından sonra, Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 15.12.2017 tarihli ve 2017/39032 soruşturma, 2017/732 sayılı kararı ile yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği,
G. Denizli Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce yükümlünün, uyarılmasına rağmen yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar ettiğinin bildirilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 02.04.2018 tarihli ve 2017/39032 Soruşturma, 2018/4228 Esas, 2018/3050 sayılı iddianamesi ile Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
H. Denizli 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 22.05.2018 tarihli ve 2018/308 Esas, 2018/455 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1
yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 12.06.2018 tarihinde kesinleştiği,
I. Sanığın denetim süresi içerisinde 20.01.2021 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan cezalandırıldığının ihbar edilmesi üzerine;
Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 03.03.2022 tarihli ve 2021/1577 Esas, 2022/310 Karar sayılı kararıyla, hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 30.03.2022 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
İ. Suç tarihi olan 28.02.2014 tarihi itibariyle yürürlükte olan 5560 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrasında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna ilişkin ceza miktarının "bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası" olduğu, suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikle ceza miktarının artırılarak "iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası" olarak düzenlendiği, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca suç tarihi itibariyle sonuç ceza yönünden sanığın lehine olan kanun maddesinin uygulanmasının yasal bir zorunluluk olduğu, Mahkemesince ceza tayin edilirken alt sınırdan hüküm kurulduğu ibaresine yer verildiği de dikkate alındığında, ceza miktarının suç tarihinde yürürlükte olan ve sanık lehine olan 5560 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve ceza miktarı itibariyle sanık aleyhine olan 6545 sayılı Kanun'la değişik anılan Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan ceza miktarına göre temel cezanın "2 yıl hapis" olarak belirlenmesi suretiyle fazla cezaya hükmedilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.03.2022 tarihli ve 2021/1577 Esas, 2022/310 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.12.2023 tarihinde karar verildi.