10. Ceza Dairesi 2022/14584 E. , 2024/779 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/2774 E., 2022/2025 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.06.2022 tarihli ve 2022/2774 Esas, 2022/2025 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 9 yıl hapis ve 18.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 29.09.2022 tarihli ve 2022/2774 Esas, 2022/2025 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin ve Cumhuriyet savcısnının sanık aleyhine istinaf başvurularına ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 15 yıl 9 ay hapis ve 33.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiilerinin temyiz sebepleri özetle;
1. Sanık ... hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün ve sanık ... hakkında kurulan beraat hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Sanık ...'un beyanlarının kendi içinde ve dosyadaki deliller ile çelişkiler içerdiğine, 3. Suça konu eylemin sanık ... tarafından değil, sanık ... tarafından işlendiğine, 4. Cezaevi görüşmelerine ilişkin CD çözüm tutanağındaki anlaşılmayan kısımların Adli Tıp Kurumunca tespiti yaptırılmadan ve MOBESE kayıtları getirtilmeden eksik araştırma ve hatalı değerlendirme ile karar verildiğine, 5. Şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine,
6. Ele geçirilen uyuşturucu miktarının kullanım sınırı içinde kaldığına, 7. Arama işleminin usul ve yasaya aykırı olduğuna ve hükme esas alınamayacağına, 8. Sanık ... hakkında verilen beraat kararının kaldırılması ile sanık ... hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 9. Sanığın cezalandırılmasına ilişkin somut ve yeterli delil bulunmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanıklar ... ve ...'un uyuşturucu ve uyarıcı madde sattıkları yönünde ihbarlar, sanıkların 59 TJ ... plaka sayılı araç ile İstanbul'a gittikleri, buradan yüklü miktarda uyuşturucu madde getirecekleri ve bir kısmını uyuşturucu madde satıcılarına, bir kısmını da kendileri fişekler haline getirerek uyuşturucu madde kullanıcılarına satacağı şeklinde edinilen bilgiler, bu bilgiyle uyumlu şekilde sanıkların İstanbul dönüşünde araç içerisinde birlikte uyuşturucu madde ile yakalanmaları, araçtan ve sanık ...'in evinden ele geçen uyuşturucu maddeler, uyuşturucu maddelerin miktarı, nitelikleri nazara alındığında şahsi kullanım miktarının üzerinde olması, aracın sanık ... adına kayıtlı olması, sanıklar arasında cezaevinde gerçekleşen görüşme içerikleri, sanıkların uyuşturucu maddeyi satın aldığı kişinin kimlik bilgilerini vermeyerek asıl amaçlarının ortaya çıkmasını gizlemeye çalışması birlikte gözetildiğinde, sanığın üzerine atılı uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçunu işlediğinin sabit olduğu vicdani kanaat ve sonucuna varıldığı gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, "uyuşturucu madde satışı yaptığı ihbarı üzerine olay günü yapılan denetim sırasında, ihbarda belirtilen 59 TJ ... plaka sayılı araçta yakalandığında, üzerinden net 51 gr kokain maddesinin ele geçirildiği, her ne kadar bu maddenin diğer sanığa ait olduğunu iddia etmiş ise de, savunmasında maddenin niteliğini bilerek muhafaza ettiği hususunda ikrarının da bulunduğu, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi kapsamındaki uyuşturucu maddeleri, aynı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen seçimlik hareketlerden "kabul etme-bulundurma" eyleminin sübuta erdiği, sanık ... hakkında beraat kararı verilmesi dikkate alındığında, sanığın diğer suç failinin eyleminin ortaya çıkmasına hizmet ve yardım ettiğinden ve buna dayalı olarak hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinden bahsetmenin de mümkün olmadığının değerlendirildiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Sanık hakkında hükmedilen temel cezada 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uygulanmak suretiyle artırım yapılması sırasında, uygulanan Kanun ve maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edildiği,
Değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 29/09/2022 tarihli ve 2022/2774 Esas, 2022/2025 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün,
Hükmün (C) bendinin "2" numaralı fıkrasına hükmünün uygulanmasına ilişkin paragrafta, "...sanığın cezası yarı oranında artırılıp" ibaresinden önce gelmek üzere "5237 sayılı Kanun’un 188 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca" ibaresinin eklenmesi,
Suretiyle, Bölge Adliye Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.01.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!